22 Ocak 2014 Çarşamba


















içip kahredeceğine
içme kahrolsunlar

iğneyi kendine çok görenden
çuvaldızı esirgeme

sevelim sevilelim de
dünyanı kimseye verme

hergün yeniden doğ ama
hergün ölme
















19 Ocak 2014 Pazar













gül ile adres
aynı cebe girmez

astarına bayram olur

bu nedir
sıra numarası
bazı kızlar soruyoda

herkes birden yalan söylese
ve düzelse dünya
bazı adamlara yazık olur

bir ağaç
hataları dökülen yaptakları
siz bir orman
ateş suya giden yolunuz

ağaçlar sadıktır
yerine getirir
söylenen yerden ayrılmaz

iki ağaç
paylaşır
diğer ağaçlarla

göğsünde elmas olur
kırılır
gül dalından koparılmaz























15 Ocak 2014 Çarşamba













kadehin yarısı dolu
kimi ? düşünüyorum

kadehin yarısı boş
kim sensin










14 Ocak 2014 Salı














paranın
madalyonun
ve kapalı olduğunda
televizyonun
aşka bir adım kaldığında
silahın
öbür yüzü var

içen
ağır geldiği için mi içer
içmeyen
güçlü müdür içmez
vicdanım rüşvet mi yer
bir yalan aradığımda
panayır bakışlarının

bir adım yaklaştığında
iblis bir kadın gönderir
kadehler silme şarap

türkü söyleyen
aklı başındayken mi güzel söyler
aklı başına ay olunca mı güzel söyler

reklam büyüleri
büyü de büyü sesleri
bir tahta gıcırtısı
iki farklı kuş sesi

dünyanın öbür yüzü
daha mı güzel




























kelime kelime
at dört ayaklı bir hayvan
hayvan bir ansiklopedi

harf ses
iblis düşman

kader git gel
















10 Ocak 2014 Cuma








haberler
türküler
ve
hava durumu



yine olursa
bu sefer gerçekten ölürsen

yazmak için
uzandığında kalemlere
kırmızının kötüsü
gelmişti düşüncene

şimdi kurşun bir kalemle
yazıyor olman
seni kurtaracak

kurtuldum
hergün diyebilirsin
hergün batabilirsin
kurtulabilirsen
bir kere

ikinci kalem
yazmadı

7 Ocak 2014 Salı











o bana
yalan demeseydi keşke

o zaman
inanabilirdim sana

gelecek gelir
kum saati burda

o sana
öl demeseydi keşke

o zaman
gülebilirdim sana

gidecek gider
beklemez boşuna














6 Ocak 2014 Pazartesi















şu hayal dünyası
baktığım pencereleri
geçtiğim kapılaı
çizgi film duvarları

önce düşüceler öldürünce insanı
yok oluyor silah gürültüleriyle
ölüm çığlığın şiiri

film koptu
bu sahneden sonrası
çekilmez artık





























kedi öldürdüğüm günler

















31 Aralık 2013 Salı




























ses imkansıza dönüşür
eğer hiç duyamamışsan imkansızın sesini

yanlışların savaşında
yanlış bir tarafta
çatallanır sesin

bencil olmaktan başka çare yok
eğer hiç bencil olamamışsan

































29 Aralık 2013 Pazar
























hep bilmeden yaşadım kalemcanbazı
sen de bir şey söyleme





























28 Aralık 2013 Cumartesi

















herşey para olmadan önce sen buraların ağasıydın
bende eritilip bir kalıba dökülmemiştim


















27 Aralık 2013 Cuma














yüzünün karanlığında
kendini aramak istiyor
ne yaşadığını bulamıyor

ayılacağını bile bile































eski antlaşmanızı çözdüm
hileniz pek zayıfmış

korktuğunuz başınıza gelmeye devam edecek
sonsuza kadar









açılacaksak buyrun deniz








sakalım bıyığım yeni terlemişti
"devletin" gayri meşru kadrolarına alım ilanı belki bin yıllıktı
beni getirdikleri hali en çok onlar beğenmiyor
şimdi ayaklarımın dibine düşmüş bir insanım ben


seninle benzeyecek sonumuz
sen benim gibi zehir içmedin
ama çok acı çektin


korkuları
beni sana benzetiyor











25 Aralık 2013 Çarşamba




aç bir köpek olarak camına gelmedim ey devlet
tanıyacak olursan beni bir insan olarak kabul et

insan ol
adam olamamış insan ol
da
anladin sen oni






24 Aralık 2013 Salı







bir güneş
bir de yaktığın ateş var
eğer güneş doğmadan uyanamazsan
gece bir ateş yakıp
                  karşısında uyuyamazsın
hangi gecenin dost
  hangisinin düşman olduğunu
güneş batmadan anlayamazsın
o gecelerin karanlıklarından korur
O gerçek bir dosttur

düşünürsün






















bak
öleceksin şimdi
eğer kasayı açmazsan
ben öleceğim

ölümüne dövüş yapanlar
ölümü selamlar


öleceksin şimdi
















okumak
ancak bir kitap gördüğünde geliyorsa aklına
gözlerini yorma
kurtulunmuyor


kainat insanlığın emrine verildi deyip sahip çık
aklının bir zerresini almadığı kainat içinde bu kadar insan arada kaynar de
ben okudum yazdım de


okuma gözlüğünü
doktor iblisten mi aldın
zavallı doktordan mı














ben gücü taşıyamıyorum
ağır geliyor bana

gerçek sahibini biliyorum
muhalefeti bu yüzünden seviyorum

aman Allah`tan başka elçi gelme ihtimali yok

senden rahatım
babamın oğlu gelse
muhalefetim












dörtyoldaki halaylı karşılama ile başlayan dostluk
başkentte bilezik ve kolsaati hediyesiyle taçlandı

al gülüm ver gülüm
kardeşten ileri









23 Aralık 2013 Pazartesi















sıra parayla olanına geldi

demek iblis seni gönderdi

yada sen

işini kendi gören
kavi bir duşmansın




bu devirde silah çekemiyorsan
para çekersin




22 Aralık 2013 Pazar

sen ister sık ister gevşet
tek parça halinde iyi kafam

istediğim zaman da gidebiliyorum üstelik
insan gibi



sen kemdini güçlü göstermeye çalış
ben maaş gibi çekiyorum acıları
hangisi güzel  ?

ben düşündürürken güldürmem
ben güldürürken düşündürmem
















sırtı dönük bir fotoğrafa bakarken
fotoğrafı çekenin nefesini ensende hissedebirsin

































insan hayatıyla kumar oynarken hasta sapık olunmuyor da
kafayı bulup biraz gezince mi yoldan çıkılıyor











21 Aralık 2013 Cumartesi















arkasına bakmadan yakılan resimlerin külüdür
sonbahar rüzgarının alnından dökülen

kış temizliği ihmal edilen kalplere duyurulur



























gerçek saklanır
eğer gittiği yerde itibar görmemişse
bişekil gözün girer saklanır

kör olursun









20 Aralık 2013 Cuma










zamanın sürekli değişen sahnesinde
belirli sayıdaki karakterin
birbirleriyle sergilediği düşmanlığa
hayat denecek

oynamıyorum diyebilirsin
kaybedersen yada kazanırsan
neler olacak bilirsin

özgürsün
kölelik asla mümkün olmıştır
olamazda

Tanrı köleye ihtiyaç duymaz

pek çok kölen var sanıp da
beyhude büyüklük taslama

daha hayattasın unutma






















unutamayacağına inanınca
unuttuğun farkedilmiyor

bekliyorsun
ikna edemediğin
sevdiğin oluyor

bekleniyor
ama bu ağaç
her yaz
bir kiraz veriyor
bir elma
bir çilek
bir ayva veriyor

isteniyor ama
hep bir tane oluyor
sevdiğin

sevdiğin hep
bir tanen oluyor

unutuyorsun ama
unuttuğun farkedilmiyor


























ş yaptığimız adamlar cepte
çocuklar da işin içinde
bu iş çatlamaz

"ya çatlarsa"

o çatlaktan da biz çıkacağız salak
sen dediğimi yap
yorum yapma
yorumcular zaten cepte
hepsi bir kafeste

sen yemi götür
heyecanlanmıştır çocuklar
















19 Aralık 2013 Perşembe
















beslenme çantası alın çocuklar
besleneceksiniz

ikinci ders başlayana kadar
birinci dersin sonundan
birlikte yiyeceksiniz

sanayağlı ekmek fişlemesi yapılacak
bilmeyeceksiniz

ayakkabı kutusu alın çocuklar
yakalanacaksınız





















ben de ayakkabı kutusu kullanıyorum
içinde zeytin peynir çay şeker var

bir pazar filesi almam hakkımda hayırlı olabilir










18 Aralık 2013 Çarşamba













birgün benim derse sesim
şarap kokan nefesimle dayanırsam kapına

uyan gitsin sokağından hayalim
bakma sağa sola

doğru çıkmaz ise sözüm
























bu inkarcılara kıldıkları namaza bir karşılıktır
onlar farkında olmadıkları halde
O herşeyi hakkıyla bilendir




















hayat neden yasamaya deger biliyor musun
O herşeyi hakkıyla biliyor

bu bana yeter diyebiliyor musun
O tartıyı tartacak biliyorsun

ölüm nekadar anlamlı mı diyorsun
ölmediğin halde doğruyu nasıl söylersin








17 Aralık 2013 Salı







bir keman sesi olsun ömrüm
sevdanın boynunu kesen

ayılacağını bile bile iç
iç doyulmaz bu















bir suçlu arıyorum suçlarımı üstlenecek
masum olması yetecek biliyorsun
tanrılara rüşvet veriyorum!
yarim ol diyor kanlığın renkli ışıkları
sen de benim gibisin
biliyorsun ve
inkar ediyorsun

elmayı ikiye bölen bıçak gibi masum
bir suçlu gerek bize


tanrılar! ayyaş
hükümdar ne yapsın



11 Aralık 2013 Çarşamba







sürekli nasıl olduğundan
nasıl olması gerektiğinden söz ediyor


Tanrı gibi

gelgelelim ateşin nasıl olup da yakmadığını
bilenlerden değil

bir kendime inanmadığım kalmıştı

gözüm arkada kalacak diye korkarken
korkarım gözüm arkada kalmayacak













9 Aralık 2013 Pazartesi

















elinde bir harita var
sahip olduğundan fazlasını gösteriyor

hayallerime bakıyor
bir gecede okumuş kitaplarını
o gece anlamış hayatı

yalanlarımın ciğerini biliyor
 söylediklerimden fazlasını söylüyor
o gün inanmış kendine

cesur
herkese korkak diyebiliyor
kalbinde bir hiç var
kaybettiklerinden fazlasını hissettriyor

yaşamak istiyor
onu hayallerimin öldüreceğini bile bile
































bir eliyle düşürdüğü ateşi ararken
diğer elinde tutabiliyor insan

senin ışığın taş olsa da altında kalsan
razıyım karanlığın çırası olmaya

ağaçlarla bulutlar bölünürken
dostlarım beni avutsun

mutluyum yalnızlık bahanem olsun

















7 Aralık 2013 Cumartesi
















dostlarının ezildiği taşın üzerine çıkabilmek için
binlerce insanın sırtına basanlardan mısın ?

dostlarının ezilmemesi için
koca koca taşların altına yatanlardan mısın ?


ben şimdilik nankörüm







































maşa varken elini bal kavanozuna daldırıyorsun
bir ayağın çukurda
diğer ayağınla bana çelme atıyorsun

benden "şair" de olmaz
"insan" da olmaz

ne olacağımı
O bilir

sen bana hala hikaye anlatıyorsun

hikayen güzel olsun
benden "iki satır yazı" olmaz ihtiyar

























4 Aralık 2013 Çarşamba


















asıl beni düşündüren
ben kaçarken
arkasına bakanın sen oluşu

ben gözlerinin içinde saklanmaya çalışırken
senin kör olma çaban

bana hikaye anlatma
gerçek ol

beni hatarımdan vazgeçirmeye çalışma
doğrum ol

beni bilginle sarhoş etmeye çalışma
iki kadehten değerli ol




















3 Aralık 2013 Salı





















her ne unutmuşsam iyiliği içindi bu sevdanın
bu yüzden sen
hep su verirdin pencerenin önündeki çiçeklere
evden çıkmadan önce
belki geri gelemem diye
bu yüzden unutamadım neyi unutamadığımı
bir sevdanın iyiliği olmazmış
bir sevdanın sonu olmazmış
bu yüzden ben
unutamadım neyi unutamadığımı

hangi çiçekti pencerenin önünde kuruyan
hangi sendin çöle ölmemek için içtiğim su

iyilik dediğin
sessizce beklemek değil miydi























1 Aralık 2013 Pazar






































küçük yıldızlar engelliyor görmemi seni
sonra yağmur damlası oluyor bakışlarım
zaman seni düşünürken ne de çabuk geçiyor
sesler azalırken şarkılar çoğalıyor