28 Aralık 2014 Pazar

http://www.youtube.com/watch?v=D1I6ASLL21U
"Tanrı için kırık bir kalbi onarmak kolaydır. Yalnız insan onu bütün parçalarıyla O'na verirse."

25 Aralık 2014 Perşembe

terden ıslanmış saçları
siyaah şeytansı tırnakları
ne yaşıyorsa zevkli olmalı
ben bir an bakabildim
tanrı aramıza girdi
olan oldu yani
yine de yazdım
sigaramdan bir duman daha aldım
şarkı güzeldi sanırım
bir şey anlamadım
şarabımdan biraz daha içtim
kırmızıydı sanırım çalan şakının notaları
sigaram bitmişti söndürdüm
alkışları duyrum ve sessizlik
ardından gelen dünyanın boyun eğdiği ses
yıkanmak zorundayım
kirlenmek zorunda oluşumu sikeyim

20 Aralık 2014 Cumartesi

29 Kasım 2014 Cumartesi

tüm acılarına bir son
ve istediğin herşeyi sana veren varlık ile
asla tanışamamak

28 Kasım 2014 Cuma

tanrı'nın evinde oturuyorsun
ne penceren var ayışığını görecek
ne gecenin kilidini açacak mumdan bir güneş
kapısını kapatınca kaldığın karanlığa
kara bir kalem ile yazdığın yazıdır yaşamak

19 Kasım 2014 Çarşamba














bir mermerin köşesi gibi kırılır kalbin
bir kenarından kesip düzeltir zaman
küçülerek yaşamaya devam eder
bir daha düşürmemeye çalışırsın elinden

karanlıkta çıktığın her basamak
seni nereye çıkaracacak
sonunda ilk feda ettiğin bir taş parçası kalır
avucunda düzeltilmez kırık bir taş parçası
ağlama
ağlatma gücü en yüksek oluverir
birde söyleyen sensen
soluğunda denizler boğulur
gözlerine çarpan çılgın dalgalar karşısında
bir balon gibi şişer gözyaşın
bir yaya dönüşür doğru görüşün
tam o anda ağlama dersin kendine
bir taşın bir damlaya dönüşütüğü o an
kızarmaması için göğün ne yaparsın ?

ağlama
sanırım hayat
o an hıçkıra hıçkıra ağlamak
kıçınıza şaplağı yediğiniz günü hatırlayınız
birine ağlama diyeceğinize
kimseyi ağlatmamaya çalışsanız
üç para etmez bir tebessüm için












10 Kasım 2014 Pazartesi

tanrı'nın intihar etme gücü















tam aşkın kısır bir çılgınlık olduğuna inanmak üzereyken
sessizliğim sensizliğimi düşürür kanlı bir topak toprak gibi
vururum gerçek dedikleri duvara kafamı kırılmaz
tuzla buz edilmiş yüreğim yaşım çok küçükken
tam küçücük bir yüreğim olduğunu haykıracakken
hep sen gelirsin aklıma
birini sadece sevmiş olmak bile
yeter anlamsız hayatına bekleyerek zulmetmeye
anlamaya çalışamasan iyi edersin aşkı
çünkü sevmez tanrı gücünden ayrı kalmayı
tam yok etmeyi dileyecekken kendini
aşk gelir aklına
kıyamaz birini delice seven kulu için
herşeye kadir canına
kavuşmak
tanrıyı çıldırtan bir seremonidir








9 Kasım 2014 Pazar







gözünü sevdiğim
ellerine bakmadan tutarım
kan da bir çamur da
ölüm de bir
ayrı kalmak da
üç noktasını sevdiğim cümle
beyaz bir sayfa gibi
kalem ile kirlenmek de
yazdığını sevdiğim
yazdığın ele sevdalıyım ,










3 Kasım 2014 Pazartesi








çaldırmak isteseydim kalbimi
başına bekçi dikmezdim hayallerimi
gerçek olduğun için asla
yalan olsaydın belki
,












2 Kasım 2014 Pazar









kafayı bulup iki kelam etmesem
apışık proflarsnız
siz öylesniz
ben böyle
söyleyin hancıya
şarabı getirirken
gülümsesin bayici gibi
:)
















her akşam şarabın doyurduğu bir karın
karınla sevişmeden uyumadığın bir gecen olmasın













-bunca yıldır ne yaptın
--geceleri erken yattım






30 Ekim 2014 Perşembe














senin siyah demirler arasından birini bekleyen gözlerin
benim aldığım onca cana karşılık su ile temizlendiğimi varsaymam
günlük birkaç iş ile unutmaya
hayır kaçmaya çalıştığım boktan bir hayat
ve sonra sevmem insandan aciz bir canlıyı
solan ve tekrar yeşeren bir yaprağı okşamam
su vermem hayatına katkıda bulunabilmek için
yüzündeki yarayı sakladığın saçların
arasından bakmayı sevdiğin saçların
yüzüne giysi yaptığın saçların
açık saçık görünsün isterdin bakışların
gözlerin siyah demirler arasında
benim gözlerim açık uyumama sebep senin çektiğin acın
söndür masa başındaki ışığı
ben sana karanlıkta da aşığım





29 Ekim 2014 Çarşamba















fotoğraflara bakıp yanılmak varken
gözlerimi kapatıp düşünmeyi sevdim
ne yalan ne gerçek geçsin istedim içimden
karanlığa bakıp ışığı hayal etmek
çizginin ve rengin yaratıcılığında
kalem tutan bir el olmak
insan olmak istedim












18 Ekim 2014 Cumartesi










kavuşmayı isteyen ama kavuşamayan bir insansın
sana kavuşmak isteyip kavuşamayan insanlara iyi davran
iyi bakmak istiyorsan kendine
ağlayabildiğin kadar ağla






















tanrı ruhunu benimle paylaştı
yazabiliyorum düşündüklerimi sayesinde
ya siz
siz de bana ders verip imtihan etmeyi istediniz
lakin sırtımdan indirdiğimi paylaşmaktan öteye geçemediniz
adaletinizi :)













16 Ekim 2014 Perşembe






bana bir aptal gibi davranman gerektiği için üzgünüm
senin sınavın en bilgili olduğun yerden olsun istedim













7 Ekim 2014 Salı















sana hayatında hiç iyi bir insan görmemiş birini göstersem
bana inanır mısın ?
sana hiç aynaya bakmamış birini getirsem
aynada tanrıyı yüzleştirebileceğin birini
saflasam sana beni silebilir misin aynalardan
gökkuşağındaki hapisanesinden kurtarabilir misin tutsak rengimi
ne ayaksınız hocam ?
çok sövdüm diye tanrıya
bana tapar mısınız ?
























bir devlet kurdun
iyi bok yedin
bir sürü düşmanım oldu
zaten var mıydı ?
hiçbir şeyi değiştirmeyen bir çizgi çizdin
sırf bu yüzden sana teşekkür etmeliyim!
hassiktir













18 Ağustos 2014 Pazartesi












o kimseyi cezalandırmıyor
kurallara uymadığı için
başını sürekli derde sokan benim
















7 Ağustos 2014 Perşembe














sanırım vicdan insanın gölgesinde yaşayan bir varlık.
bir sesi olduğuna inanmak şaşılacak bir durum değil bence.
doğuştan görmeyen birine sormak isterdim.
senin hayalin ile benim hayalim arasındaki fark ne?
sen gölgene sarılmış yaşayabilirken
biz neden gölgemizden korkuyoruz?
ölüm benden ışığı alırken
senden gölgeni alamayacak.
hiçbir şeyi özgürce göremedin.
ama hepimizden özgür yaşadın
adalet mi bu?










6 Ağustos 2014 Çarşamba



























dünya yuvarlak bir bıçak
insan ile ikiye bölüyor yarattıklarını tanrı
bir ayrılık sana bir ayrılık bana
yalnızlıklar beğeniyorum karanlığın aynasında
hep aynı şeyi söylüyor dilim
sevdiğim yüzlerin gülümseyişleri ne kadar uzak
ne kadar yakın annelerin karnı
akıntıya kürek çekerken hayat
ne su düşman bana ne toprak kurtuluş
bana vurulup düşen atları anlat
sırtındaki yer yüzünden ölen bir onlar mı
bana insanın düşüncesizliğini hatırlat
hep aynı tuzağa düşüyor gönlüm
bir varmış sana bir yokmuş bana
bana haksızlığı öğret
hak adalet şarmış her yanımı
bana kalpleri kırılan atları anlat
yağmurun bakışında çizdiği cizgileri
beni nasıl unutabildiğini anlat























26 Temmuz 2014 Cumartesi











dil gönülle bir olamadı
ismini hep yanlış söyledi
gönül güce doğru baktı
gerçek yoruma yüz oldu















söyleyemedikleri sözleri birgün söyleyebileceklerine inanıyorum
ya da gerçekten söylememeleri gerekiyordu
belki de sözlerinin sonsuzluktan bile silinmesi gerekiyor bilemiyorum
hayatın başlangıcında ışıktan önce sesin var olduğunu düşünüyorum
gözlerinde ışığı sönen tüm sevdiklerimin bana seslenişleri hala burada
bazen onları duyar gibi oluyorum
bazen de sesimin onlara gittiğini hissediyorum
fakat sadece kendi ölmüşlüğümü özleyebiliyorum
tek kişilik rüyalar teselli olur mu bir idam mahkumuna




















usta bir yalancıya en sevdiği yalanı
kör bir çiçekçiye en sevdiği çiçeği
dilsiz bir şaire en sevidiği şiiri sordum
hepsi gül dedi bana
solmak üzere olan bir gül








22 Temmuz 2014 Salı









ayıldım
çok şükür hala yoksulum
bir an için zengin olacağımı sandım
gerçekten çok korkunçtu
ama bu tekrar şarhoş olmak istemediğim anlamına gelmez
öyle değil mi şarlo









kim vurduya gitsin sevdamız
kimse üzülmesin





kim vurduya gitsin sevdamız
kimse üzülmesin














olasılıklar arasında gittiği her köyden kovulma ihtimali bulunan
yine de bilgeliğin izini hiç azalmayan bir enejiyle arayan insanlar için
köylülerin "ömrümüzü yedi" demesi şaşılacak şey değil
aslına bakarsanız kovulduğu ilk köyden uzaklaşırken
gerçeğin peşinde koşan bu insanlar da
"ömrümü yediler, iyi ki beni kovdular da kurtuldum" diyebilir
sanırım bu düşüncesinden kurtulması uzun sürmez ve
"işte yeni bir köy
ya gerçeğe ulaşacağım
ya da yine kovulacağım" diyerek yoluna devam eder
tınlamaz












21 Temmuz 2014 Pazartesi






yokluğundan var ettiğim yalnızlıklarım var
her gece birini azat ederim seni hayal ederken
ateşin sönerken çıkardığı sese benzer ayak sesleri
bir şehrin sokaklarında kaybolur aşk
son kadehi kaldırımlara vurur
cam kırıklarıyla avunurum
uzaklaşan karanlığı gizlerken ışıklar
ayakların karanlık kadar çıplak








20 Temmuz 2014 Pazar








katil bir ırk gezer insanların arasında
her ırktan bir damla vardır soğuk kanında
memleketimde yaşar üçübeşi bir arada
kurtlarla saldırır kuzularla meleşir
bir denk geliversem hiç ummadığı bir anda
yüzlerce yıldır sıktığım yumuk
ağzının ortasına ne kadar güzel yerleşir


















hani araplar bize ihanet etmişti ya
hani yahudiler atatürk'e yardım etmişti
boşver ölen masum çocukları bebekleri
hani hitler bizi gaz odasına gördermişti
hani amerikalılar kızılderileri katletmişti
var mı senin bir sıkıntın onu söyle
belden aşağı aç başlığını ilerle
ölen ölsün bak keyfine





















çaresizce sağa sola koşturan
ne yapacağını bilemeyen
üstü başı kan içinde
çevresinde parçalanmış sivillerin cesetleri
elindeki ağaç parçasına alelacele doladığı beyaz
hayır aslında insanlığın yüz karası bir bez parçasıyla
yardımına koşacağı bir yaralı arayan insanlar görüyorum
hangi ırktan hangi dinden olduğu umurumda değil
durun diyor yapmayın
sizin ordunuz da askerliğiniz de yere batsın
senin özgürlüğün de nefsi müdafan da yere batsın
bir yudum su vereyim şu ölmek üzere olan insanlara diyor
ve onu da vuruyorlar bu nasıl bir savaş
buna savaş diyen de hak veren de yere batsın
gücü yetip de dur demiyen sırtını dönen yere batsın
o beyaz bayrağa saygı duymayanın geleceği yere batsın












19 Temmuz 2014 Cumartesi

gazzede öldürülmeyi bekleyen çocuk









ne yapabilirsin ki
bir iftar yemeğinde süslülerle buluşur
tıka basa yer
hatıra fotoğrafı gönderirsin
benim gibi birkaç satır yazar
üzüntünü geçiştirirsin
nasıl baktıklarını unutmak için
gökyüzüne bakmazsın bir süre
kendi çocuklarını savunuyorlar
istenmeyen şeyler olur bazen dersin
küfür üzerine küfür edersin
gitmeyeceği bile bile
yardım kampanyalarına para verirsin
lanet edersin kaçarken vicdanından
gazzede öldürülmeyi bekleyen çocuk
sen bu dünyanın şerefsizliğisin
bu yüzden ölmelisin



















bir kadın ve bir erkeğin kalpleri arasında güzel/özel bir köprü kuruldu diyelim
bence bir sonraki adım üçüncü bir kalp ikinci bir köprü olmamalıdır










18 Temmuz 2014 Cuma

dünyanın en zavallı insanları yahudilerdir










"siz kutsal insanlarsınız geriye kalanlar hayvandır
bu özelliğiniz yüzünden size düşman olanlar tanrının da düşmanlarıdır
bunlara ne yaparsanız yapın azdır"

gaza bakar mısınız!
bu gazı yiyen zavallılara bakar mısınız!

babam bana böyle bir şey söyleyecek hemen dna testi yaptırırım







yaklaşık onbeş yıl önce
bir alman albay ile yaklaşık bir ay aynı ortamı paylaştık
sanırım yahudi asıllıydı
eşini jet üssünün giriş kapısında gerçekleşen bir trafik kazasında kaybetmiş
küçük oğlu benjamini çok sevdiğini söyler
sürekli annesiz kalan çocuklarından bahsederdi
pilot olduğu için ona şöyle bir soru sordum
dünyanın en iyi pilotları hangi orduda ?
israil dedi
türkiyedeki pilotlar iyi değil mi diye sordum
onlar da en iyi ikinci pilotlar dedi
neden diye sorunca
bana kapalı olan bir kapıyı gösterdi ve dedi ki
türk pilotlar bu kapıyı yok edebilmek için
kamikazeler gibi peşpeşe dalarlar ve güm
kapı imha edilene kadar 3-5 uçak elden gider
ama israil pilotu bir füze gönderir ve işi bitirir dedi
hiç uçağa binmemiş biri olmama rağmen biraz canım sıkıldı
ve ona burada yahudi olduğu kaç kişi biliyor diye sordum :)
bulunduğumuz mekanı da göz önünde bulundurarak
en iyi pilotların türk ordusunda olduğunu söyledi
hem de yollarımız ayrılana kadar
iyi biriydi gerçekten

12 Temmuz 2014 Cumartesi




google +
kafa basmadı
çok karışık
kürek durmadan ters dönüyor
ne yapayım
armut pişsin dursun orda
ağzımızı açsak ne fayda

11 Temmuz 2014 Cuma













tanrı zaten herkesin bir tanrıya tapmamasıdır bence
doğruyu örten herşey haramdır
büyücüler bozulsun büyüleri zaten zararsız
ihtiyacı olmadığı halde isteyen insandır zaten
ihtiyacı olduğu halde veren bilmem
belki aşıktır belki yazardır belki işçi
kimsenin kimseye tapmaması kesin çözüm bence
tanrı kendisine tapılmamasına gücenmez
eğer huzurundaki kimseye tapmamayı becerebilmiş ise :)












8 Temmuz 2014 Salı

yarım kitap









sen
neredesin bilmem
heryerdesin
ama gizlenirsin
bilinirsin
herşey bilir seni
ben de biliyorum
ama neyi bekliyorum
sen
oku diyorsun
nasıl bilmem


















hocam sizi dinlerken şey oldu şeyy
çok erotikime gitti konuşmanız
orucum bozulmaz dimi hocam
lütfen bozulmaz deyin
açıktan bir yüzlük
hadisli ayetli olursa fetvanız
bir yüzlük daha
psikolojim bozulmasın
doktora karşı zebun etmen beni
saatine ikiyüz tl istiyor deyus
sizden iyi olmasın

























bence bu tartışmalar
asıl önemli noktayı bilinçlerimizden kaçırabilmek için
toplumu gereksiz kutuplaştırmalarla yönlendirip
istedikleri sonuca emin adımlarla yürüyebilmek için
ruh hastası tiplerin kullandığı araçlardır.
soruyorum
vekiller arasında kaç tane çoban var
aralarında profösörler
iki-üç üni. bitirmiş insanlar var
neden yirmi vekil bir araya gelip
geleceğimiz için
iyi ve güzel işler yapabileceklerini düşündükleri kişileri aday göstermiyor
koyun gibi hareket ediyor hepsi
aday olan kişilere bakıyorum
kim bunlar
en az vekiller kadar koyunlar
profu da çobanı da
ne salak bir oyun bu
al profun bin oy hakkı var
al kıçına sok
bu düzende ne işe yarar












5 Temmuz 2014 Cumartesi












bir erkeğin üzerini toprak örtene kadar
ancak eşinin sevgisi örtebilir














































çık artık şu suyun içinden :)




























şu an oturduğumuz evin karşısında çok büyük denilemeyecek ama yemyeşil bir park var. yaşlı genç herkesin kendini atıp dinlendiği, eğlendiği, çocuk seslerinin eksik olmadığı cıvıl cıvıl bir yer. ben çocukken böyle bir yerin dünya üzerinde var olmadığını düşünürdüm. evimize yaklaşık 1km uzaklıktaki askeri lojmanların girişinde bulunan salıkcaklarda sallanabilmek, tahterevalliye binebilmek, kaydıraktan kayabilmek için nöbetçiye yaklaşır, lojman sakinlerinden biri gelip bizi görene kadar oynayabilmek için nöbetçi askere yalvarırdık. inşaat kumu serilmiş oyun alanında bizim oynadığımızı gören biri olunca nöbetçi bizi korkuyla hemen dışarı çıkarırdı. nereye gidecektik ? ilkokul çağında. okulun bahcesinde oynatmazlardı. mahalle sokaklarında oynatmazlardı. en başta ailemiz cam parası ödeyecek durumda değildi. diğer yeşil alanların çevresi dikenli tellerle çevriliydi. çimleri sulayan adam bizi yakalayınca döverdi. videoyu izlemedim. şu yorumlara göz gezdirince utanacak çok şeyim olduğunu anladım. en az çocukların yaptığı yanlış kadar yanlış düşünceler yorumlar gördüm. yeter bana. sizi bilemem.

şimdi balkona çıkınca farkettim bu parkın bir maskotu var. gri-beyaz renkli tek kulağı düşük bir köpek. adı ramazan. çocuklar face sayfası bile açmışlar. geçri şehrin heryerinde görebilirsiniz ramazanı. bazen bakkalın önünde çoçukları bekler. çocuklar onu aldıkları bisküvilerle çikolatalarla besler. parkta oyun oynarlar. ramazan bu parkta büyüdü. onu geçen arabalara havlarken görürsünüz. çocuklar ve ramazan sıkı dostlardır.




















sokak hüzünleri bekler kapısında
gözlerinin dalıp gittiği bir an
ona derin bir nefes aldıran
ne zile basabilir yokluğu
ne uyuyabilir sensiz
kuru ekmeği suyla ıslatır
bırakır sessizliğin eşiğine











İslamiyet'i kabul eden ilk Türk









İslamiyet'i kabul eden ilk Türk bence Atatürk'tür. Türk'lerin ana diliyle dinlerini öğrenmelerinin temelini atmış ve Türk dünyasına sonsuz sınırlar çizmiştir. sağ olsun...








2 Temmuz 2014 Çarşamba

1796













karşımda bir duvar olmasa
sesimi üç kere duymazdım
bir
iki
yine üç
köleyim
kurtulmalıyım
bir kalem
herşeyi değiştiriyor
bizi unutmasın