28 Ekim 2013 Pazartesi

















kan neden kırmızıysa
şarap nasıl döndürürse başını
sevmek için zamanı varken insanın
dalıp gittiği oyundur gerçek

duvardır birbirinin içine bakan gözler
kör neden körse
bilgi nasıl örterse oyunu
insan kaybolur seveceği zaman
kanındaki şarapta
şaraptaki mavide

seni unutamayacak kadar sarhoşum



















16 Ekim 2013 Çarşamba



















kuruyan ekmeklerini ıslatırlar
sanırsın ki çok severler köpeklerini

vicdan kalpazanları
para basar günahlarına

öyle yada böyle oldu istediğin
kıymetini bil aldandığın anların


















7 Ekim 2013 Pazartesi

























































benim için değerli olduğuna emin olmasaydın
gözden çıkarılmaya değer bulmazdın






































beni kendinden ayırmamaya
gücün yetmiyor ki senin
sevenim olasın


inançlarını sarsan bir ayna
olamasaydım dönüp bakmazdın yüzüme















29 Eylül 2013 Pazar




















neredeyse,n hepimiz
o uçuruma giden dosdoğru yolu ararız
kimilerimiz bunu asla başaramaz






























cennet yapraklarına benzeyen elleriyle
okşuyor bir yetimin başını

cehennemin dibi
iki dizesi olmayan şairlerle dolu

umut diyorum adımlarına
unut olanları

birbirimizi değil
acılarımızı unutlarım

















20 Eylül 2013 Cuma

30 Ağustos 2013 Cuma


















düşmanlarımın kılığı beni güven içinde tutuyor
çünkü dostum
                böyle istiyor



en yakın bildiğimde yanıldım
çünkü heryerde değildi




hatırlamıyorum nasıl yürüdüm
kimbilir ne güzeldir
                        mutlu olmak
















24 Ağustos 2013 Cumartesi

? = cevabı asla değişmeyen soru için





















cevabı hiç değişmeyen soruya ne denir
pintilik okuluna gidenler söylesin

17 Ağustos 2013 Cumartesi














tam işimi bitirmek üzereydin
ne oldu ?

birden adil mi oluverdin?

senin imtihanın
beni imtihan etmek mi?

ben seni düşlerimden tanıyorum
senin tecrübelerin ne bilir beni

Tanrı'nın beni sana anlatmaması için
dua etmedim henüz
















16 Ağustos 2013 Cuma















gördüğüm her çöpçüye para vermek istedim
o kadar çoktular ki
bir dünya insan yetmedi
















9 Ağustos 2013 Cuma








duvarın ardındakileri düşünmeye gerek olmayan bir kale var







19 Temmuz 2013 Cuma


















çölün ortasında
susuzluktan ölmek üzere olduğumu sanıyordum

oysa boğuyormuş beni
bir gözyaşı

aktı gitti
pişmanım






















21 Haziran 2013 Cuma

















orada nasıl birini arıyorlar
kimi arıyorlar
konuşmaya başlar başlamaz soruyorlar
kim olduğunu bilmeden ölenler
öğretmeler
ve öğrencileri



















18 Haziran 2013 Salı



















aldatılabilecek bir topluluğu yönetiyor olsaydın
düşmanı bekler miydin

























bir elmanın yarısı olmak bölündükten sonra pek kulağa hoş gelmiyor



















"işçilere birkaç sözüm var. sendikacıların adamlarından uzak durun. sözcünüzün işi sadece sizin aldığınız kararları duyurmak olsun ve ne diyorsanız yapın. maaş almadan yapılabilecek tek iş bir kölenin özgür olmaya çalışmasıdır. hükümet binlerce polis gönderebilir. içinizde adam gibi konuşan biri olsun. adamsa size güvenip konuşmaz siz de adamsanız ona güvenmezsiniz. bakalım bu özelleştirme nasıl sonuçlanacak."







 http://sozcu.com.tr/2013/gunun-icinden/afyonda-gocuk-2-isci-oldu.html










































maaş almadan çalışıyorlar
özgürlükleri için çalışıyorlar

















15 Haziran 2013 Cumartesi
























ihtiyaç sahibi olsun veya olmasın
bir insan ile beraber sofrada oturup
karnını doyurmasına vesire olmak

fakir iki lokma için
satın alınmak istenmediğinden emin
zengin davet edildiğinden memnun
tepkisi ne olursa olsun
Allah ile beraber yorumlamak

dünyada sudan ekmekten
insandan başka bir gıda yok





































8 Haziran 2013 Cumartesi






















ölülerle yaşayan bir ip kopar
oku
okuduğumuz kitap ölümsüz olmalı




















30 Mayıs 2013 Perşembe





















çocukken içtiğim su Senindi
anama verdiğin süt
babama verdiğin güç
hepsi Senindi












ne söyledikleri umurumda değil



































karnı tok bir timsahın çenelerinin arasına
kafasını sokan insanları uyarıyorum
kendisine binlerce yıl yetecek kadar altını olan
insana benzeyen yaratıkların yanına
delikli kuruşla bile yaklaşmaya yeltenmesinler
direk selamunaleyküm olurlar
ona göre
benden söylemesi













































bir güzel sözüm yok

















25 Mayıs 2013 Cumartesi

21 Mayıs 2013 Salı

























felaketimize doğru giderken
sıcak bir yuvadan geçmiştik




















13 Mayıs 2013 Pazartesi




















ayran korkuluğu olarak mahsüle zeval gelmesin diye ithalden geldi. biraz takılıp gidecek. japonya bir teknoloji harikası olarak baktığı için kendisine transfer teklifinde bulunmayı düşünüyormuş. atom bombalarının hesabını soracakmış bir dünya lideri olarak. hitlerin soykırımıyla bir tutacakmış iki atomu. tabi japonya aynen "selamunaleyküm"


































































10 Mayıs 2013 Cuma























bir spartaküs öldürmeliydi sezar
bir spartaküs daha
o güne kadar hücresinden çıkmamalıydı
başakta bir tane gibi



















9 Mayıs 2013 Perşembe












burası kurtlar vadisi olmayabilir

sürüdeki tek kurt
sen değilsin


burası Allah'ın evi olmayabilir

camideki tek müslüman
sen değilsin


burası lokmanın eşit düştüğü yer olmayabilir

memleketini tek seven
sen değilsin


burası Adem'in evi olmayabilir

kadeşini tek katleden
sen değilsin



burası vicdanın meclisi olmayabilir

doğrusu tek bilen
sen değilsin
















ekonomi iyi imiş

dükkanın önünü süpürmeyen esnafın ekonomisi

iyi bilinirmiş














3 Mayıs 2013 Cuma














bu adam hangi Milleti temsil ediyor
küfür edenlerin kendilerini temsil etsin diye Meclise
gönderdikleri adam bu mu
bu mu sizin adamlığınız

ileriyi gördüğünüzün delili saydığınız
dindar nesil yetiştirme
anlayışınız bu mu

sabrını zorlayan herhangi birini
aynı sekilde cezalandırmazsan
senin evinde huzur
senin sokağında adalet
senin mahkemende vicdan
senin hayalindeki kavuk
senin ülkende barış yoktur






















"sabretmeyi önerenler çirkinleşiyor
sabretmemesi gerekenler
camiye gittiler
dönecekler

üçbeş çapulcuya özenip
hükümetin haracını yeyip
terziye bakrak diktirip
dikip dikip gezmek isteyip
adına da adalet deyip
insanları keriz edip
imam hatip deyip

biiiiiiiiiiiiiiiiiiiip"
















1 Mayıs 2013 Çarşamba
















                                                  Ey yumruğunu aziz yapan insan
                                                  Biz düz bir yol bulup yürüyemezken
                                                  Sen eğlence için dört tekerinle dağ bayır 
                                                                                                   geziyorsun
                                                  Allah’ın sopası yok dediğini duyuyorum
                                                  Hiç sönmeyen bir ateşten
                                                  Hiç sönmeyen ateş


                                                 Yüreğimizin bastığı yer temiz olsun istiyoruz
                                                 Karaya çıktık diyorsunuz
                                                 Evet, bir karaya vurdunuz
                                                 Tek güven duyduğunuz şey bu
                                                 Aslını nasıl inkâr edebilir bir insan
                                                 Toprağın üzerine basıp
                                                 Sen bizi kandıramazsın

                                                 Kandan değil bizim kardeşliğimiz
                                                 Kandan olsa bile bizim kardeşliğimiz
                                                 Bilirsin ki yoktur
                                                 Bizim de bir inandığımız var

                                                 Labirentteki düz yolu görseydin
                                                 Bizi anlardın
                                                 Anlamanın mümkün olduğunu












12 Nisan 2013 Cuma

2 Nisan 2013 Salı

20 Mart 2013 Çarşamba



















çığlığını çalmalarına üzüldüm
ama en çok
en çok
üzülemediklerime üzüldüm