28 Haziran 2014 Cumartesi


















ölmeden öldürdüğüm hayaller
arabaların birden bire eskidiği
ağırlaşan taş döşemeli sokakta
gülüşümü gizleyebilmek için
bir sigara yaktım
ikidir gülerken yakalanıyordum
kendi kendime
karanlıkta ve yürüken yazılmıyordu
üç tek sigarayla
eve giderken zaman bölünmüyordu
yerden düşürmediğin bir şeyi almak
ne kadar da zordu
pazarda çöpe atılan meyvaları
yemek istedi canım
çölde yaşayan ezginlere
selam söyledim


















artık
kimsenin yaşamak istemediği
bir ev yüreğim
köprülerden geçerken görülür
bazen terasların indirmelerinde saklanır
ve en hüzünlü
gözünüzün önünde yıkılmak üzeredir










27 Haziran 2014 Cuma















Size pencerenizi kim açtırıyorsa,
O sizin Tanrı 'nız olabilir.





















eğer evren direkli olsaydı "evrensel dönüşüm yasası" çıkartılarak müteahhitler aracılığıyla iç edilebilirdi












26 Haziran 2014 Perşembe










Bir iş serbest olacağı yerde kalitesini yükseltebiliryorsa suç mudur ? Uyuşturucu, prospektüsü ahmakların elinde olan siyasi ilaçlar sınıfına girer mi ?




















en az iki padişah karşılıklı sofraya oturur
hepsinin de duası
"umarım öldükten sonra hayat yoktur"
sonra yumulurlar






















iki kilo demirin
bir kilo elmasa
saktekar tüccarın terazisinde
söylediği absürt kelime























bir kişinin bile aynı şeyi söylemesi oldukça zor iken
milyarlaca kişinin aynı şeyi kabul etmesi için ölmesi gerekiyor
cennet ve cehennem olmak üzere ayrılan yol
birgün tüm insanlar tek bir şey söyleyecek
mesele sesinin duyulabilir olması
ışık olabilmesi
ateş kalmaması



























içimizden biri
bizi baş başa bırakacak
düşmanız olacak ömür boyu
çok kan akacak
biz çoğalsal bile
hepimizin karşısında olacak
ışığı ete kemiğe dönüşmeyen
bizi sonsuz yalnızlığa çekiyor









25 Haziran 2014 Çarşamba

18
















sigarayı yakabilmek için
mum ile çakmak arıyorsun
muradına varabilmek için
mum alevinde kimi arıyorsun






















göze yaklaşmayan uyukuları beklerim
bir mum ışığında
o yandıkça ben eririm
ben yandıkça o
sabah olunca giderler sahiplerine
hiçbirini köle etmem kendime
onlar sahiplerine döndükçe
bir mum erir
bir ben
ninnimiz yok ama
çökecek bir yer bulunur
herzaman kaldırımlarda
bu kaldırımı
gözünüz tutmadı mı yoksa ?
sizin uykularınız nasıl bilmem
şimdi uykudayım derseniz başka
mum bitse de sabah olacak












16








Devlet bana güzel esrar göndersene ne olur ;P
Yoksa kadıya gideceğim ahbarın olsun.





















canını verir
candan olmaz
korku verir
kalem vermez
canbaz
eli kalemli cambaz









14











"Türkiye Cumhuriyeti Kalem Bakanlığı" kurulmasını istiyorum. Yazı-çizi ne varsa geliştirmek ve öğretmek amacıyla, tüm bilginin mümkün olduğunca seçkin insanlar tarafından analiz edilmesini istiyorum.









13











dikkat edin kaleminizi çalabilirim :) kalemden bir taht yapabilecek çok iyi kalemşörler tanıyorum. Tanrı kalem kullanır mı ? Tanrı kaleminizi çalsam bana kızar mı ?


















Suyu kaynasın diye ocağa koydunuz
Çaydanlığın birinci katından bir İşçi;
"Başımda dikilip durma işim var"! dedi.
Kaynayıp durdumu da direk zarar!









24 Haziran 2014 Salı

12








Ben de size yetmişdört ve bir miktar önemli küsur vereceğim. Rakamlar insanların niyetiyle pek ilgilenmezler malumuz.












11



















Dokuz'uncu köy
söylediklerini dinleyenler arasında
"bir daha ki söyleyişinde
gerçek olacak olan sözler mi işitiyoruz biz" şeklinde olur.
On'nuncu köy aradığın vatanın olacaktır.
Bulutları Aypatya açmış
Ben bu köyün delisiyim










10










Dünyayı bölüşemiyor musunuz ?
Getirin ben size paylaştırıvereyim.






















Çiçek bahçesinde oturmuş kitap okuyorsun
Masandaki üç kadeh de dolu
İkisi can çekişen çiçeklerle
Biri susarsan diye












8









balkonda unuttuğum neydi can
her an hazır olduğumu düşündüğüm
ruhumun dokunuşuna kayıtsız kaldım
savunma refleksimi etkisiz hale getirmem
beni ruhuma yaklaştırmadı
bir film diyorki
bize bunu yapanlara günlerini gösterdik
biz
kimiz neyiz
bazen balkonda bir şey unutursunuz
o sizin hissiniz olur










7












Barışın tek bir yolu olmalı
yalın
avcıyla avın barışı
av mı kaçar
avcı mı kaçırır bilmem
kaçabilecek bir yerin var
barış içindesin
bilgi dolu zaman ne verdi
uğruna ölünebilecek az
uğruna yaşanabilecek çok
daha iyisi yok mu
var tabiki
barış
kaçakların barışı










6

















Milleti uyandıramadınız
artık biz sizi uyandıracağız
akşama kadar yatıyorsunuz
öküzünü kaybetmiş inek gibi











5








çoğunluğun onayladığı bir davranışın
günü geldiğinde
bu çoğunluğu utandırmama yüzdesi
nedir ?







4










iyilik isteyen ve affedici bir dostu aradım
göğün mavisine
birgün buradan gideceğim ama
buradan ayrılmayacağım dedim
rüzgarın sesine
babamın
diktiğim ağaca sert davranma
ormana karışsın dediğini duydum
geçen insanlara
bir şey demeyi unuttum
ama o dosta teşekkür etmek isterdim
gıcırdayan kağnın tekeri
bana yazmayı öğretti abim

3








doğuştan dilsiz biri gibi konuşmayı öğrenmeye çalışıyorum. dili olupta konuşamayanlara öğreteceğim. yazar olmak ne demek ? kendisiyle oyurup konuşabilen kişi ol derlerse denerim. bence peygamberlerin en büyük mucizesi Coş demişti ikna kabiliyeti. söz ise Tanrı 'nın










2







sokaktaki adama ben ne diye kabadayılık yapayım, yolda yürüyen adamı vuruyorlar. şimdi öyle bir şehirde yaşasalar birbirlerini öldürebilsek insanlar sokaklarımızda var hem de çok. trafik meselesi çöp dükme meselesi o meselesi bu meselesi tak vuruyorlar birbirlerini. koşuluk yok. aya çıkmaya gerek yok biraz yukardan bakarsak herşey bir aynı. şu an orada insanlar canice öldürülüyorlar. ne güzel aramızdaki tüm iletişimi kesemiyor haritadaki ince cizgiler. hala yaşadığımız mahallede iyi komşuluk yapan haneler var sanki. ama her insan arasındaki ilişki uzun sürmemek kaydıyla ufak tefek meblalar hariç tamamen şahsi çıkar üzerine. benim ülkemde yargılanmayanlar cezalandırılanlardan daha çok suç işlemekte ve bu işten para kazanan pek çok  kurum var. adliye ve karakol çalışanları hayatlarını bu şekilde kazanır. yakın dönemde komşumuzda bu yetki canilerin eline geçmiştir. bu işte bizim payımız var mı ?




















lafı paylaşmaya getirebilmek bir mesele ise
iblis zayıflarla kuru bir hazineyi paylaşır
kalanlar ekmek tanrısına tapar
karın doyurmak bir zafer ise
zafer Tanrı 'nın
Kur'an Allah diyor ise
Tanrı demem de uygun olur
ey diz çökmüş bir insanlık












23 Haziran 2014 Pazartesi








herkes kendi kitabını ya yaşıyor
ya da yazmaya çalışıyor olmalı
herşeye gücü yeten biri olsaydım
işe kalemi yaratarak başlardım
ses ve ışık olmak üzere
yokluğun karanlığına bir çizik atmak için


















türkü repartuarı geniş çok ses tanımış öz yüz görmüş yüzünün özünü hergelene göstermemiş ketum acısı sevilesi boynu büyük gönlü kalbindeki bayrağı hiç kimseye indirtmedi öldü mü Tanrı bilir. Tanrı Kerim. Tanrı Rahmet eylesin




















ebulhabıldabıldan teğeten bil rivayeten hamulhullemeye ordan bize gelen söz zıvana bir soru el cevap zıvana iki dumanaltıhadisen çok vahim. amin.

















evrim düzenine göre
dünyada daha çok insanın yaşayabilmesi için
alçalması gerekecek
duvar demir sesleri
kuş seslerine dönünce
av başlayınca
bir koyun
bin aileyi besleyecek
gemiler küçülmeyecek
bir hıyar
kırk kase cacığa yetecek
verdiği oy küçülecek
kendini çöplükte bile bulamayan insan


















evet koyunlar ne bulurlarsa onu yiyip ağılın yolunu tutacaklar
çoban aptal olduğu için yüce koyun olmak zorunda
üst katta yatakta yatabilir
hanımları süt sağarak çocuklar sürünerek yaşayabilir
onlar da yüce koyunla aynı odada kalabilir
benim adım memed
burada kışlar sert
yazlar serin geçer
kürkünüze iyi bakın
yakında öğrenirsiniz neden olduğunu
patronun yalakasıyım
kuzularıma kitap okutabiliyorum
















parmağına yüzük takarsan
elini incitmeden çivi çakarsın






















nereden düştük bu düzene
akşam olmadan ömür bitiyor
beni itekaka üzene
ne yazık bolca gülmek geliyor ;I






















hepimiz aynı hızda koşuyoruz ölüme
ileride jandarma mı var
viraj mı var
:)


















:)








evrendeki tüm ateşler sönsün istedim
o tepede unutmalıydım yıldızların kıvılcımlar olduğunu
biz ateşin yandığı magarada ateşten uzaktaydık
en son ciğerlerimde tatlı bir duman olarak
                                        hatırlamak istemezdim sizi
ve en son açık duran gözlerimle
                                     sizi görmek istemezdim





















unutulacak bir resmin olsun ister misin ?
unutulamayacak bir sesin olsun ister misin ?
birgün tek düşünülecek kişi kim olacak
                                           biliyor musun ?
bir resme bakarken
                   sesi kısılacak olan seni
















para tek bir şartla mutluluğu satın alabilir
paylaşacaksın
sırat köprüsü arama daha
























sınırlara paralel sokaklarda kelleyle top oynarlar
kelle koltukta koltuk kapmaca oynasalar









22 Haziran 2014 Pazar

kalemçalan








silah beline takanı gerizekalı yaptı
ot gerizekalıların ele geçirdiği bir ilaçtı
büyücüler en güzel kolayı seçti

babam babamdı
annem ressamdı
beni ben yapanlardan
biri şair

dağ gibi durmayana baba
kendi resmini yapmayana ressam
bunları yazmayana yazar dendi

kalemçalan bir kalem çaldı
silahını belinden attı
sarhoşluğunu gerizekalılardan kurtardı
















21 Haziran 2014 Cumartesi










oyunun bir bölümünü izledim
çoğunluğun alkışlarına göre hazırlanmış
akıllıların avuçları patlayacak zannettim bir an
delilerin alaycı gülüşleri ise bir anlık
oyunu yaşasa yaşasa bu koltuklar yaşayabildi sanırım
perdenin alaca karanlığında
sahip olma sanrısı
boyun eğdirebilmek kalanlara bir şekilde
kardeşini hafifce ısıran aslan yavruları
insanlara bakarak hayvanları anlamaya çalışmak
sanki daha kolay bu aralar

















sizin gibi düşünenler çok olunca
bize deli olmak kaldı



















seni okuyamıyorum
seni yazamıyorum
kayıp düşüyor elimden kalem
kül oluyor dokunduğum her sayfa
soğuyor içkim beklerken seni
yutkunamıyorum söz söylemek neyime
öylece duruyorsun uzakta
ne gel diyor denizin ne git
hüzünsün gözlerimde buğulayan hayatı
bilmem beklermisin beni
seni duyamıyorum
seni parlaklığında günün
bir kör gibi bulamıyorum
bir duman sürüsü aramızda
melodini kulağımdan önce
yüreğim duyuyor


















ayıkken ölmeyi düşünüyor
sarhoşken ölümü yazmak istiyorum
çeşmenin başında pusu kuran
canımı alma dibine vurmadan

















son isteğim
yeni doğmuş bir insanı koklamak olsun isterdim











19 Haziran 2014 Perşembe








Tanrı 'nın bir zamanlar sözlerinin başına gelen
benim sözlerimin başına da gelecek biliyorum
ne güzel söylemiş deyip adımı anana lanet olsun
tüm güzel sözler Tanrı 'nın biliyorum
bilin isterim