6 Nisan 2019 Cumartesi
































insan cin iblis melek şeytan kainat dışında acaba daha neler yarattı tanrı
sadece bildiklerimizi tanımlamakla yetiniyoruz aklımıza başka bir şey gelemiyor
müslüman bir coğrafyada doğdum annem babam müslüman
bir sınıflandırma yapmadan sadece oku diyor kitabın başında tanrı
kitabı okurken ne anlama geldiğini çözemediğim yerler çıkıyor sürekli
benden başka okuyan insanların ne düşündüğünü merak ediyorum haliyle
yüzlerce yıldır kitap okunuyor ve pek çok insan tarafından yorumlanıyor
belirli yorumların etrafında toplanan insan öbekleri oluşmuş durumda
kitabı okurken şunu düşünüyorum bunu ben de yapabilirim fakat
kafamdaki çelişkilerini giderecek olan kritik bilgiler sanki benden saklanıyor
ademden bugüne tanrı tarafından onaylanmış diğer bilgiler nerede
hala bu dünyadalar mı öyleyse kimlerin elinde bu bilgi
o zaman sadece kitapla birlikte mantığınız duyularınız vicdanınız yani özünüz kalıyor geriye
ve başlıyorum hayal etmeye gidebildiğim kadar geçmişe gitmeye çalışıyorum
tanrı yaratıyor hem de yok olmamak üzere halden hale geçişlerle aralıksız hiç durmadan
istisnasız yarattığı her varlığa bir görev ve aynı zamanda bir bilinç veriyor
yarattığı her şey seçme hakları olduğu halde tanrının buyruğuna boyun eğiyor
ne zamana kadar tanrı yeryüzünde bir halife yaratacağım diyene kadar
yani insanı yaratacak ve ona da bir görev aynı zamanda seçme hakkı sunacak
tanrının sözünden çıkmayanlar şu soruyu soruyor kendi iradelerini kullanarak
bu yarattığın varlık yeryüzünde fesat çıkarıp kan döküp zulüm yapsalar bile mi
tanrı siz bana nasıl soru sorarsınız demiyor sadece sizin bilmediğinizi bilirim cevabını veriyor
nihayetinde insanı yaratıyor ve tüm kendisine boyun eğmiş varlıklara insanı tanıyın diyor
işte burada bir ilk gerçekleşiyor tanrının iblis dediği varlık seçme hakkını kullanarak karşı geliyor
tanrı bu noktada onu yok etmiyor fakat karşı gelmesi sonucunda katından kovuyor
ve aynı zamanda iblisin istediği zamanı vererek insan ile iblisi birbirine düşman ilan ediyor
işte burada konuyu yeryüzüne indirip hayal etmeye artık bir rüya mı nasıl bir oyun bilmediğim
dünya ile düşüncelerimi birleştirmeye ve varlığımın tasarrufuyla vereceğim karara getiriyorum
dünya üzerinde evrimleşerek bir nokya gelen insan daha hayvanlardan farksız değildi
tanrı insanları hayvanlardan ayırt edecek bir özellik verdi buna ruhumuzdan üfledik diyor
insanı insan yapacak olan o öz kendini bir bedenin içinde ayakta dururken buluyor
tanrı tarafından yaratıldığını biliyor ve eşya ile temas sağlarak kendisine verilen görevi öğreniyor
hayvanlardan ayrılan bu gurup tamamen tanrıya boyun eğerek yeryüzünde çoğalıyor
buraya kadar bir sorun yok ta ki birilerin tanrının mülkünde haddinden fazla hakkı olduğunu
çit çevirip burası benim diyerek kendinin diğer insanlardan üstün olduğunu öne sürene kadar
belki adem ilk insan olmanın verdiği güce güvenerek bir saray köşk felan yaptırmak istedi
bu bana iblisin insan karşısında takındığı tavrı hatırlatıyor ve diyorum ki yasak meyve buydu
şimdi tanrının evim dediği yer geliyor aklıma neden müslümanların bu yapıya yönelmesini istiyor
penceresi dahi olmayan bir yapı ve taşlardan örülmüş bir dört duvardan oluşuyor
fakat simsiyah bir örtüyle gizlenmiş ve üzerinde altınla yazılmış ayetler var
saraylara şaşalı yapılara evim demeyen tanrı bu dünyada ihtiyacınız olan bu mudur diyor
ihtiyaçtan fazlasını isterseniz israf edersiniz insanların bir kısmı mahrum olur sokakta mı kalır diyor
adem tövbe ederek özüyle birlikte tekrar tanrının tüm buyruklarına uyanların safına geçti fakat
aynı zamanda tanrıya karşı gelmenin fitili ateşleyecek bir karara imza atmış oldu
insanın özü iblisi kafir yapan seçimi ve tanrıya boyun eğen her şeyin tahmini bir bedende toplanmış
insanlar arasında tanrının mülkü üzerindeki tartışmada sonunda kan aktı katilin adı kabil
eğer bir insan tanrının mülküne ortak olmaya çalışmasaydı dünya cennetten farksızdı
dünyayı ilk haline çevirmeye tekrar cennete dönüştürmeye çalışırken öldürülen habilin çocukları ile
içindeki iblise uyanlar arasındaki bu savaş dünya yok olana kadar sürecek sonucuna varıyorum
insan yaratılana kadar tanrının emrini kimler isteyerek kimler istemeyerek yerine getiriyordu
insanın yaratılışı varlığından haberimiz olmayan diğer formları nasıl etkiledi bilmiyoruz
belkide insanın yaratılışı tanrının yarattığı tüm varlıklar arasında bir bölünmeyi başlattı
bence özgür irade her şeyde var isteyerek boyun eğenlerin kurduğu düzen cennettir
bile isteye karşı çıkanların oluşturduğu düzen ise cehennemdir
tanrı insan ile yolu ikiye ayırıyor ve yarattığı her şeye diyor ki isteyene istediği kadar gider
mesela içimizden iki kişiyi seçsek birini geçmişe birini geleceğe göndersek
içlerine düşecekleri kültür tarafından yok mu edilirler yoksa yapıcı bir iletişim kurabilirler mi
kitabı okurken ben mümkün olduğunca geçmişe o döneme gitmeye çalışıyorum
başka kitapları okurken hangisi iblisi fısıldıyor hangisi tanrının sesi özüme soruyorum
kitap dışında tanrının önceden gönderdiği metinler tüm çelişki dediğimiz şeyleri ortadan kaldıracak
tanrı o bilgileri tekrar göndermiyor çünkü o bilgiler hala burada ve birileri tarafından saklanıyor
ve tahminimce asla ortaya çıkmayacaklar çünkü tanrı ayrılığa düştüğünüz konularda
hükmümü hepinizi terkrar dirilteceğim gün açıklayacağım diyor yani en başa dönüyoruz
ben içimdeki insana kulak verip boyun eğenlerinden mi oldum
yoksa iblise kulak verip içimdeki özü aşağılayanlardan mı




































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder