12 Eylül 2020 Cumartesi


















tanrı yarattığı her şeye
bana iyiliğin ne olduğunu kim söylemek ister
sorusunu sormuş olsaydı
bu soru
varlıkların kendi kendilerini sınıflandırmasına
ve özgür iradenin meydana gelmesine neden olur muydu
iblis ile insan karşılaşana kadar
tanrının iblis veya insan hakkında
iyi veya kötü bir yargısı bulunmuyordu
aynı şekilde insan ve iblis için de
iyilik ve kötülük adı anılmamış kavramlardı
daha geriye gidecek olursak
maddenin ortaya çıkmasından bu zamana kadar izlenen yol belli
karışmalar tepkimeler etkileşimler bağlar kurarak çoğalma ve azalma
organik canlıların hedefi de hiç değişmedi
ihtiyacı olan maddeye en kolay yoldan
en az enerji harcayarak ulaşmak için
bunları bünyesinde toplamış biriktirmiş
diğer canlılarının bedenlerini yemek
hayvanların bitkilerin diğer canlıların
hatta cisimlerin hayatlarına bakınca
ne bir iyilik görebilirsiniz ne de kötülük
tanım gerektirmeyen bir varoluş
eğer dünyada birbirini görmemiş bilinçli iki insan olsaydı
bu iki insanın şahit oldukları karşısında varacağı her sonuç
tanrı tarafından yorumlanmazdı
ama ne zaman bu iki insan birbiriyle karşılaşır
ikisinin vardığı sonuçlar karşılatırılmak durumunda kalır
işte o zaman tanrının hüküm verme zamanıdır
kimin iyi amel işlediğini belirleme anıdır
bu ademin oğulların hediyeleri arasında bir seçimdir
tanrın vereceği hüküm kabul edeceği hediye
ortaya sadece ama sadece iyiliği çıkararır
iyiliğin tanımını yapar
eğer iblis benim vardığım sonuç daha iyi diyerek diretmeseydi
daha iyi olduğunu kabul ederek insanın vardığı sonuca tabi olsaydı
eğer kabil habili hediye seçimi konusunda
tanrı gibi takdir etmeyi sorun etmeseydi
ortaya kötülük diye bir şey çıkmamış olacaktı
hayvan gibi yaşamaya devam etmek istemeyen insan
iyiliğin tanımı yolunda emin adımlarla ilerler
daha iyi bir sonuç varken
kendi vardığı sonucu put haline getirenler
işte onlar hayvanlardan daha kötü bir hayatı yaşama yoluna sapanlardır
bir akbaba için yediği irinli kurtlu et
ne bir nimettir ne de bir eziyet
yediği mikrobun çoğu canlı için zehirli olmasını
bir avantaja dönüştürdüğünü umursamaz
ha bulursa taze eti de gömer ama insan
insandaki bu geri dönüş niye
bu hayvanlaşma
hatta hayvanlardan daha aşağılara inmek niye
kötülük
insanın iyilik yolundan dönmesiyle sözlüğe girmiştir
bence iblis de bir insandır
insan ile aynı türden
bedeni gibi düşünceleri de soğuk iklimde kavrulmuş
zorlu yaşam koşulları nedeniyle ayrıcalık beklerken
yalnızlığa mahkum edilmiş
lanetlenmiş bir isyankar
yalanlarıyla çöl ikliminden kaderine uygun dostlar edinir
insan da geri adım attığı an iblisleşir
nankörleşir kötüleşir ne bulursa düşünmeden yer
yasak ağaçtaki meyvayı da yer kardeşinin etini de
mesela akbaba için çürümüş eti yemek azap değilken
insanın bu bilinçle aynı çürük eti yemeye mecbur kalması işkencedir
akbabanın hayatında iyilik veya kötülük olmadığı için gideceği her yer ona dünyadır
ama iyilikten yüz çeviren insanın varacağı her yer cehennemdir
insan gibi yaşamak varken hayvan gibi yaşamaya çalışırsan
hayatta kalma amacının kötülükten ibaret olduğu görürsün
hayvan olarak kalmayı kabul etseydin böyle bir derdin olmazdı
şimdi insan olmayı ben mi istedim diyecek olanlara soruyorum
insan olmayı ister misin
şimdi burada bu hayatta insan olmak ister misin
senin elinde mi değil mi
evet insan nankördür
hem iyiliğin tanımını yapmaya talip olur ve yapar
hem de ona uygun yaşamaz
insan ihtiyacından fazlası değildir
hayvanlar bile sadece ihtiyaçları için yaşarken
bundan fazlası için yaşayan insan kötüdür
hayvanlardan bile aşağıdır
insanın içine kötülük
geldiği yola geri döndüğü an girer
çünkü artık bilinçli bir varlıktır




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder