13 Mart 2014 Perşembe

12 Mart 2014 Çarşamba

az mı
çok mu
umurumda değil
yok olmak istiyorum
imkansız mı
öyle de olsa istiyorum
"inananın da ak
inanmayanın da"

11 Mart 2014 Salı

herşeyim yok ama
sana versem
Tanrı kabul eder mi
?
çok sevdiğim var devlet
bana para gerek
birkaç kadeh içip ayılmam gerek

insan olmasaydım yine severdim insanı
ben iblis değilim
taş olsaydım yine çatlardım
acizliğine ey can
Tanrının gücü mü söndürürür
yoksa senin biçare halin mi
cehennemin kölemsi ateşini
birkaç imgeye sattın geçen günümü
sen yakma bizi
son şarabımı da bitirdim şimdi
sensizlik bitmez gayri

devlet şarap getir bize
esir almayı zafer mi sandın

bir gözyaşı daha kopardı gülüşün gözümden
seni sevmeye çalışmadan sevebilmek
vicdan nedir bilmem ben
ümüğümü sıkan biri korkutur beni
seni her unutmaya çalıştığımda
karanlı imtihan dolu sesiyle sesleni
unuturum aklımı
aklım sende mi
buyur beyabi pantolonun
cüzdanım vardı
cüzdanım cebindeydi
boşver beyabi cüzdanı
ütüye bak ütüye
cilet gibi
ne diyorsun be adam
cüzdanımı istiyorum hemen
tamam beyabi
bu güzide hizmetimiz karşılığında
senden herhangi bir ücret isremiyoruz
bizi tavsiye edersen ne ala
o da olmazsa
bir hayır duası da yeter
manyak mısın nesin
küçük bilinmek isteyen
bir büyük müsün
eğer cüzdanım hemen ortaya çıkmazsa
hemen polis çağıracağım
senin gibisini de ilk kez görüyorum
daha ne istiyorsun beyabi Allah aşkına
bizim gibi ütücü yok bu demokratik alemde
hizmet ediyoruz dört dörtlük
para da istemiyoruz senden
sen polis diyorsun
hiç yakıştıramadım size
görürsün sen şimdi edebiyatı
polispolis
polispolispolis
ne var surun ne
bu ütücü beni soydu
git savcılığa dilekçe ver
beni aşar
?
emniyet müdürü gelse işin olmaz beyabi
sorunsuz hizmet almak istiyorsan
ütücüye pantolonun ceplerini boş vercek
boş alacaksın
daha pantolonu çıkarmadan
hizmetin bedelini konuşacaksın
o zaman polise de gerek yok
askete de
iş bu davadan döneni
herkes vurabilir

10 Mart 2014 Pazartesi

postacınıngetirdiğirüzgarıçözdülerdostlarınıslanabileceğişekildeyağmuryükledilermürşidiniarayanmayınahiştdiyecekbirkartanesiveeriyipgidecekfaildoğanınolağançarkındakamilbelkidegerçektensensindir

9 Mart 2014 Pazar

cesaretin vitrine koyduğun ders kitaplarının neresinde hocam
yolunu da buluyorsun bakıyorum
aristokrat gelmeye başladı kulağıma sözlerin
gel seninle biraz varoşlarda gezinelim
avmlerden çıkmaya varsa
varsa yoksa şekil mi hocam
henüz çözemedim

içmek mi
içilmek mi
nasıl bir meysin sen

sarhoşluğun mu ölüm senin
yoksa ilaç mısın azrailin planında

hoca ya bu işi çözersin
ya da bu şiirden bir düzine adamın!
gözü seyirir










istanbulda hayat pahalıymış
hayatın bu kadar ucuz olduğu bir şehir görmedim















kırk yıllık bir istanbullu gibi bakmaya çalıştım denizine
mutlu olmaya çalışan
bir yığın umutsuz insanın
çektiği çileden başka bir şey göremedim
kıyıda çırpınan suların arasından
hiçbirinizin kaderine dokunmadan
ekmek kırıntılarını kapışıyordu martılar
ne farkınız var
karnını doyurmaya uğraşan kuşlardan
kapış kapış bir şehir
herkesin elinde bir kara maşa
istanbulum çok yaşa

eğer ben körsem
istanbul gibi gözlerim olacaksa
iki gözüm önüme aksın
yine de görmek istemem
sevdiğimi bir deniz kıyısında
böyle bir şehrin
kararmış ruhu omuzlarında

istanbulu iblise verin
verin de sonu cehennem olsun











8 Mart 2014 Cumartesi


senin işin fısıltıyı duymak
benim işim fısıltıyı uyandırmak
ruhu taklit edemem ama
kandırabilirim

aşk ufağı var orada
basma günah olur
gülümse
bir seven olur

5 Mart 2014 Çarşamba

O herşeyi görüyor
umurunda olmasa ne olur

beni öldürsen de
seni öldüremem

işte insanlık
bu kadar kolay
pencereni çivile
camlarını karart
rahat değilsin
yağmur dinmek üzere
nereye baktığını unut

şarkını değiştir
beni bekleme
ben senin yerine?de beklerim
anasız bu dünya
küfürlerini sarart
hayalimi yırt

sırtım sıcacık
gözüm uykulu
gözlerimi yoruyor ışık
kafiyesi yalan ayrılık
yalandan yağan yağmur
ıslatmaz beni
gönlüm delik deşik

küfr edecektim vazgeçtim
ateşin mavisini görmüşsem
ve sen
gözlerinin rengini değiştirmişsen
yanık sırtım üşüse de bekleme
bir hoşum şimdi
sarhoşum
unutma beni
ben senin yerine de
unuturum

4 Mart 2014 Salı

korkunç kitapçılar
korkmuş kitapçılar
kokuşmuş kitapçılar
katil hastacılar
anlaşmanızın bozulacağı gün yaklaştı
ondukuzdan bir çıkacak
sıfır kalacak
taş açılacak
karanlığınıza kavuşacaksınız
kitapsız kitapçılar
kargadan öğrendiniz
baykuşa yetişemediniz

3 Mart 2014 Pazartesi

sen de mi paralel




hangisi
paralel bir yapım olmadığı için mi
hayatımın ekseni kaydı
yoksa yakasına yapışmam gereken
bir paralel yapım mı var

alkol alınca
cevaplarımı kontrol edemiyorum
doktor seratonin eksikliği var dedi
yaz dedim niye yazmıyorsun
yok öyle bişey dedi
paralel yapı gibi mi dedim
paralel yapıştır dedi
yüz kağıdımı aldı
sarhoşken denk gelme dedim
paralel yapım pek hoşuna gitmeyebilir












canlı cenaza yetiştirme kampüsüne tapan gerzek
seni yine seçecekler
sana kurşun gibi bir oy vere3ceğim

















korkmuyorum vereceğin cezadan
tanrının belası
koyunları uyandırmamam içi değilmi ki
boyun eğmemi isteyişin
eğmiyorum ulan eğmiyorum başımı
makbuzunu götüne sok

sakin mahallenizde geziniyorum
küçük bir kara bulutum
ne yağmurum var ne karım
ananınızın amına sokarım

gıdısı beyaz bie kara kedi
bakışına sokayım
sarhoşum
din bir yan gitse
sağına gömmüş bir solcuyum

uyuz mahalenizde geziyorum
sizi gibi olmaktan tanrıya sığınıyorum
karasındayım kedinizin
kapınızın önünden geçiniyrum
bi tırmalasam suratınızı
meyva kokteyli suratınızı
ulufeli suratınıza bi tükürebilsem

yağacak içim
öleceğim huşu içinde
bi sıçabilsem ağzınıza


aq sizin







1 Mart 2014 Cumartesi














banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun




banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun

banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun


banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun

banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun



banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun

banasilahverinateşliolsunbanasilahverinateşliolsun

banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun
banasilahverinateşliolsun





28 Şubat 2014 Cuma




























herşeyi gören duyan bir dosta yalakalık yapmaktansa
düşüncemi okumaya çalışan bir düşmana inat
yaşarım
hem De sonuna kadar













23 Şubat 2014 Pazar









temiz havadan fazlası
dokunur sana
feryat kazıyor dağları

yürekleri ıstaka yaptık
sayı yok sarı taşların üzerinde
hiç erimeyen buzlarımız var
hiç yanmadık bilmiyoruz

toprak ile ticaretin kuralları belli
kimse toprak kadar başarılı olamayacak

burada feryat kazıyor dağları




















padişah olsaydım
gizli bir örgüt kurar
yeraltındaki hazineleri çıkarıp
yurdumdaki yetimler öncelikli olmak üzere
tüm insanların nefisleri üzerinde ferhat olmalrına der
yapıştırırdım fermanı















20 Şubat 2014 Perşembe

taş suyun üzerinde durdu
karanlık ağaçlar arasında
azıcık açsa ağızını
düşmeye hazırdı uçurumundan

hangi taşı kirpikleriyle çizdi
yaş gözünden akmasaydı
karanlığı tuzu kavururdu

heykellerin karşısında
aynasıyla duran

ağaca bakar
insanı yakar bunlar

19 Şubat 2014 Çarşamba

sinemaya verdiniz
bana da biraz
toprak verin

meyva yesin
ölülerinizin üzerinden
dirilerimiz

taş taşı taşıyabildikçe
ağaçlarda yaşamaya
mahkum olana kadar

bir gözlük
bir fener
karanlık ve
karanlıksızlık için

düşmanım olursun
dostum olacaksın

ebenizin besi










18 Şubat 2014 Salı







kızıl atın yelesinde
kanı beyaz kızın saçı

hayat hayatta
bir ara

kendimi korkutuyorum
saklandığım yerdeyim

ikinci perde
yanık köşe






16 Şubat 2014 Pazar
















bir kanunun çevresini nasıl hesaplar
yerde bulsa parayı
korkudan bankaya götürür

adamım şaşırır hesabı
bir bakar iki görür
ayakkabı kutusunda
peynir zeytin götürür

kanuna uyan yanlış yapmış sayılır mı
çöpte bulsakendini
nadir sanır eskiciye götürür

uykusu gelir
rüyasında uçtuğunu görür























neşen haberlere endekisli

burada dost da bir
düşman da bir


fırsat verse de
vermese de korkar
düşman dosttan

bana ne haber deme
bitimin teri kurumadı



















mahalle bastırıyor
rakip direniyor

mahalle bastırıyor
rakip direniyor

bu ne lan
mahalle tanrısı oldunuz başımıza

bugün camide işler nasıldı
kilisedekinden iyiydi

Tanrı'ya sormak yok

















buradan gitmek için
ihtyacın olanla gelirdin

çıplakğının perdelediği gerçek
nasıl gösterir kendini
saydamı seçemiyorsa gözlerin
buğulu da olsa bakamaz mı

ölüme izin kağıdıyla gidilmez
kırık kalemle dilekçe yazılmaz

gidersin
anahtar aramaya



























birazdan aklıma gelir
? için yaşadığım

nasıl emin olur insan
sırtıma bir duvar istiyorum

gerçeğin önünde
iki duvar arasında kalsın

cismim söylesin
doğru dedin ya
terk eylemeyi

bir yaprak olsaydın
sırf bu yüzden
kopmak sana yeter miydi

farkında olmamak için yaşasaydın hep
iki yüz arasında

söyleme kalsın
birazdan yanıma gelir
?

















15 Şubat 2014 Cumartesi












kaderini yaşamak istersen
Tanrı sana bir ziyafet sunar

bir hikaye
bir hikaye daha
daha sokağın sonuna varmadan

her nereye varırsa varsın yol
gideceğin yer belliridr

kurulur tahtına beklersin
sin














"tanrılar hortladı"







bazen eviden
ayaklarını temizleyip
bir misafir gibi çıkarsın


inancının tedavülden kalktığı piyasada
gezinmenden rahatsız
hocaları gibi imtihan eden
bakış yoksunu gözlere
bilmem
hangi evindi bu özlem
evsizim dersin
ev yapan evsizlere

evli evsizlere

benli bensizlere

çay için
teşekkür edersin



















14 Şubat 2014 Cuma




















anlamak iyi değilse
anlamanın anlamı ne ?


iyi iyi değilse
iyilğin anlamı ne




























önce düşenin kaldırılmadığı bir kervan
çölde kum olur


arap kılıklı iblis
sana azap vereni bul




























karadenizde bir gemim battı
tayfalar öldü
gemi parasını sigortadan kurtardım Da
vicdanımı satın almaya yetmedi
çalabildiğim üç kuruş
üç günlük dünyada kalanların oldu

omuzumda yaptığın dövme var
balığın bir kolu yok

susmak lazım

Tanrı'dan beni ayıkken
sarhoş yapmasını istiyorum

araya girme sen DE













tape tip olduk ama cuk













aşkını incitme
cellatın yarin olur
















13 Şubat 2014 Perşembe







üç krallar dünyası

bir vezirim
bezyüzelli kralım var

ben bu dinarı
dedemin mezarında buldum

bir yalanım var
başka doğrum yok

kalbindeki buzun
varlığını yaktığı bir düşmanım var
bir de insanları


Allah bana korku versin


























bir insanı haddinden fazla sevmek aşksa
aşkın sınırını Tanrıyı görmeden geçmek
bir daha geri dönememek olabilir
aşktan

kuyuya giden her yol
kuyu

altına gider yol
kan




























hafızamın ruhu
bozuk bir plağın hafızasında yürüyor
işte sermayem
bir çizgi
bir çizgi daha olsun istiyorum

matematik değişsin istiyorum
bunun gücü az

sonsuzluk var ise
anahtarı iki kişide olamaz

ben öğrenebilirim ancak
kırılır mı plak ?










12 Şubat 2014 Çarşamba






göz alıcı bir güzellik
gaz alıcı bir isyan
sahtekar efendimin tiyatrosunda
bir nesil nasıl ölür


sahtekar













"abilik zor zanaat"














tanımadığım insanlara abi diyorum
tanıdığıma inandığım bir-iki sevdiğim var

ne söylenmesi gerekiyorsa
cpat diye söylüyorum