17 Mart 2018 Cumartesi
















eğer yolda para bulursan
onunla ne bok yediğin umurumda olmaz
ama kırılmış bir kalemi yerden kaldırıp
onunla yazacağın yazıyı okuyabilmek için
adımı unutmaya bile razı olabilirim



















































ya para kazandığım gün yağmur yağdır
ya da para kazanmam için yağmur yağdır
yağmur yağdırdığın gün kaybetsem de olur





















































senin gibi birinin suya düştüğünü görsem
içi taş dolu bir can simidi atarım


















valhalla rising









































hayat gibi
bir kez yaşanması gereken bir film



















































iki satır yazı yazmak için yaşayan insanlara özeniyorum
hiç konuşmuyorlar
keşke yazabilselerdi
bunun için yaşadıklarına inanamıyorum
onları bir günah gibi ayırıyorum ikiye
beni sevmedikleri her gün için
senden nefret eden birini affetmelerini diliyorum














































eğer yolda para bulursan
onunla ne bok yediğin umurumda olmaz
ama kırılmış bir kalemi yerden kaldırıp
onunla yazacağın yazıyı okuyabilmek için
adımı unutmaya bile razı olabilirim

















































çişim var fakat
ödeşmek için eve kadar tutacağım



















16 Mart 2018 Cuma




















insan için
yoksulluğun sınırı yoktur
içeceği otu ekmesine
sikeceği amı beslemesine izin verin
herkes zengindir




































insanın kendini bulamaması için ne gerekiyorsa yaptın
hiçbir şey yapmasaydın insanın kendini bulması imkansızdı





























































değişmesini bekleyerek beklersin başucunda
değişemezsin kendini bir türlü terk edemediğin için kendini
pencereni kapatır üşümesini istemezsin bahçede çiçek açan ağaçların
seni unutmamak için büyümeni isteyen çocuklara çatık kaş atarsın
saçmalarsın çünkü bir anlamı vardır ilk kez yana yana gelen kelimelerin bile
önemli biri olursam şimdiden teşekkür ederim emeği geçen tüm orospu çocuklarına
































































tanrı vardır demek
onun istediği yaşam biçimini kabul ediyorum
ona göre yaşayacağım demektir ki bunun adı dindir
bilgiye ulaşan insan dünyadaki yerini daha net görebilir
toplum ile kendini kıyasladığında nasıl yaşaması gerektiğini anlar
tanrı ile mantığı arasında gelgitler yaşarken seçimlerini sorgular
hak hukuk nedir safsata nedir doğru nedir gerçek öfke nefret sevgi nedir
tanrı yoktur demek tüm sorunları ortadan kaldırmanın en kolay yoludur
doğarsınız ve ölürsünüz bu ikisi arasında yaşadığınız her şey olması gerekendir
karşınıza çıkan tüm sorunlar aşılması kolay yapay engellerdir
canınız istediği gibi üstesinden gelir vicdanınızı dert etmezsiniz
bilgiyi işinize geldiği gibi yorumlar ve kullanırsınız
yada tam tersi bilgi sizi sizden kurtarır
bu tamamen aklı kullanabilme yetisiyle alakalı
bilim bilginin yorumudur
geçerli tahminde bulunanların kendini tanrı ilan etmesi ile ortaya çıkan en boktan din ise teknolojidir
öngörüsü zayıf yobazların hegemonyalarını korumak için safsata üretmesinden daha tehlikelidir













15 Mart 2018 Perşembe





























küçük sarsıntıları ötelemek büyük depremlere neden olur



















14 Mart 2018 Çarşamba









































şu insanlık ölmüş diyenler hangi dünyada yaşıyor bi söylesin
çöpçüye temizlik görevlisi ameleye beden işçisi hizmetçiye yardımcı dediniz
üniversite okumuş olsa bile siz size kaldığınızda maaşlı elemandan öteye geçemedi çalışanlarınız
onlar malınızı mülkünüzü işinizi canınızı emanet ettiğiniz insanlar ailesinden çok sizinle yaşayan insanlar
insanların acılarını sıkıntılarını görmezden gelerek yığdığın parayla hayattan zevk almak değildir insanlık
patron olmak işveren olmak çalışanları herkesin içinde onur kıracak şekilde paylamak değil
tak gününde alıyorsun paranı tak yapacaksın işimi diyerek minnet duymalarını beklemek hiç değil
kendinize denk gördüğünüz insanlarla bir araya geldiğinizde yaptığınız masturbasyonu tahmin edebiliyorum
duvarlar örüp dikenli teller döşeyip kapılara bacalara silahlı adamlar kameralar koyup
dış kapının mandalı yaptığınız bu insanlar başınıza kötü bir şey geldiğinde insan olsun istiyorsunuz
kendilerine yaptığınız hakaretleri hoş görmelerini aslında iyi birer insan olduğunuzu düşünmelerini
sen diyebilir misin evet ben size kötü davrandım tepeden baktım şimdi başıma bir bela geldi
sizden beni anlamanızı acıma ortak olmanızı benim için üzülmenizi bekleyemem
çünkü hep iyiyi güzeli övgüyü hak ettiğimi düşündüm ve sizi hor gördüm diyebilir misin
gelecekteki güzel günlerinizi düşünerek çılgınlar gibi eğlenirken kapatsam şu kapıyı
tek başıma kaldığım yerde sizin gibi düşünerek kendimi değerli sizi hakir görsem
mantıklı olan eve gidip kendimi asmak mı olur yoksa kendimi bu demir kuşla birlikte patlatmak mı
yediğinden yedirmedin giydiğinden giydirmedin sırtından kazandığınla emekçine saygısızlık yaptın
ve başına hoş olmayan bir şey geldiğinde insanlık benim için üzülmeni gerektiriyor hadi hemen üzül dedin
hangi dünyada yaşıyorsunuz siz la bi söyleyin de bilek ona göre yaşayak






















































bunun bir kan davası olduğunu anladıktan sonra
intikamını benden alanı bulmak için
herkesten intikam almaya başladım
henüz kimseyi öldürdüğümü hatırlamıyorum
beni öldürmedikleri gibi birini öldürmekten sakınıyorum
zamana yayıyorum ölümlerini aylara yıllara
son nefeslerine kadar acı verecek manaları arıyorum dilimde
kaçıp saklanıyorum korkuyorum bulacaklar beni sonunda
benden özür dileyecekler affedeceğim diye ödüm kopuyor























































züğürdün biri olduğum için empatim de kıttır benim
düşürülmüş sevgili babasının biricik evladı ben
bulutlar alevler öç almaya zorlar beni
oturmuş gönül avuturum göndermelerle
kaldırım yazarları şair yamakları gibi
yuh yazıklar olsun bana
diziyi bir tuzak gibi koyup önüne
senaristin kibirini kıstıracağım içine
anlatma bana avratları
yüreğim kaldırmıyor düşerken yanan koltukları
anlatma bana görmedim jetin enkazını
sosyetik dizi kolu başkanı
şu dumanı görüyor musun nah şu dumanı
bir bir meleğe benziyor ha
he valla tıkpı bir melek
bense bir köpeğe benziyorum
evet sırtım çomar sırtı
ezik sırtı dahi olabilir
vah bir yanık koltuğum yağmura yapışır kokusu
çok eski kehanet ilk cinayet ateşi var döşemesinde
peki peki loser sırtı
göğe bırakılan balon ne oldu
şimdi yıldızların hepsinde bu konu
akbabalara yem mi oldu dersin uzayda
kalanlarını bulamaz mıyız
kalanlarından bir dizi çıkmaz mı ortaya
yani ne olur olabilir aslında bedensiz olsa
olacak olan oldurulmalı
über kullan git felan istanruh
noldu lan bizim çalıkuşu
evet şimdi biz bunu niye yaptık
nasıl bir hayat sürmek için
irinli leş kokuları içinde jakuzinin
rezil olup temizlenmek için
tepeye en tepeye güneş yangınlarına
fezanın pişirirdim sıçrardın liğme liğme olmuş
ölüler makyaj yaparken hayal görmez ey toprak
hey yakalanmış koltuğun yayı yeniden yaylanmalısın
yemsiz kalan kuşuz kanadımız yok bizim
kül yığını üstünde depişip çiftleşmek için
deyiversenize pembiş kıçlım
bu muamelenizin altında ne var bana
her zaman değerli bulmuşumdur sizi ama boşver
bişey çıkmaz spartaküs kopup gelse gerilerden
fino hevler çomarın çenesi yorulur
birbir asil kalp sustu geceniz güzel olsun cicim sultanım
kılıçlı kel götelekler ninni söylesin son partinde




























































biri yer biri bakar
hitler bundan doğar






































12 Mart 2018 Pazartesi


























































kim demiş üzülmüyoruz diye
kim bilir kaç işçi ve ailesi açlıktan ölecek
ekmeklerini veren patron pardon tanrı öldü
çomar diyenimizi kaybettik
doğal seleksiyonculuk yapanımızı
tepkimizin kişisel algılanması acımızı derinleştirir
öldüğüne üzülünmeyenler sınıfında yer alan bizleriz
toplanın ağlayıcılar koşun yasçılar yetişin ağıtçılar
usta övücülerin sesleriyle süslensin matemimiz
millet zengin çelenk göndersin gül atsın
biz gelelim kahkaha atarken göbek atalım
bakın bakın da ibret alın
kim demiş ağlarken gülünmez diye
















11 Mart 2018 Pazar























cennete gitsem de unutacağım bu dünyayı cehenneme gitsem de





































































bilmiyorum cehennemde azap çekerken ne düşünür bir insan
dünyada yaşadığı güzel günleri mi cehenneme düşmesine neden olan amelleri mi
belki de kaçan fırsatın yanında bir hiç kalacak iyilikleri kötülükleri gibi
ya cennetin bir köşesinde mutluyken aklına gelir mi
dünyada çektiği acıları hüzünleri cehenneme giden eskileri







































































bu alçak yaratıklar tıpkı mağaranın önündeki örümcek gibi ağ örmüşlerdir gerçeğin önünde
bu şerefsizin gözlerini yırtar girerim içeri doğruyu kendim de bulabilirim kitap şu an başucumda






























































dünyanın şu haline baktıktan sonra
bence bir müslümanın amacı sadece bunu başarmak olmalı
hac oruç namaz bütün ibadetlerin gösterdiği ok varmak istediği hedef bu

isa bir şekilde kabilesi ile ters düştü
hıristiyan kılığına giren yahudi kuduz hahamlar
iznik konsilinde amaçlarına ulaştılar
katolik hıristiyanlık yahudiliğin maskesi oldu
yüzlerce yıl işe yaramaz gördükleri kırma yahudileri
eski ahite karşı çıkan yahudileri kendileri yaktılar
antisemitizm diye bir hikaye uydurup dünyayı kandırdılar
papa denilen göt yahudilerin önde giden kuduz lideridir
hıristiyanlığın bu kuduzlardan kurtulması artık mümkün değil

islam dinine ise böyle derinden işleyemeseler de
istediklerini almak için hadis uydurdular
kripto islam alimi türetip müslümanlar arasına fitne soktular
ayetleri değiştiremeseler de yorumlarını hep çağın gerisinde tutmaya çalıştılar
islamı bu pisliklerden kurtaramayacak olsaydık
yaratan tahrif olmayacak bir kitap ve bir peygamber daha gönderirdi

son olarak yaratan
din olarak islamı seçtim diyerek
vahyi bir süreç olarak değerlendirmemizi istiyor
sonuç olarak çeşitli aşamalardan geçerek dini tamamladım diyor
aslında tek bir din var o da islam
yaratan sürekli olarak kitabını güncellemiş ta ki son halini alıncaya kadar
şimdi ve bundan sonra müslümanlara düşen görev
ayetleri bulunduğu çağa göre yorumlayarak
her zaman en doğru şekilde hayata uyarlamak
bin sene önceki çakma alimlerin ve
şimdiki sahtekar torunlarının elinden kitabı kurtarmak














































ölene kadar malıyla yorduğu züğürtün çenesinden
öldükten sonra birkaç kederli söz duymayı bekleyen zenginin aklına
nasıl bir ölüm son nefesini verirken milyonlarını getirir
para uzun ve kaliteki bir yaşamın garantisidir insanlar arasında
bunca imkanı varken gencecik yaştaki birinin ölümü
bol sıfırlı sayıların başına bir virgül koyarak
banka hesaplarına yapılmış büyük bir hakarettir
hayattaken sefasını sürdüğün bunca malı mülkü
arkanda bırakman değil bırakacağın kişiyi kaybetmen ne üzücü


















8 Mart 2018 Perşembe






























yarattığı her canlıya ölümü tattıran tanrı
ve göremediği celladına şekil verme çabası içindeki insan







































































bilim insanları üzerine tez yazmak için
bir laboratuvar faresi olmayı kendin istedin
üstelik tez yazmayı da çok yanlış anladın
seni her ellerine aldıklarında üzerlerine işemen
sana en uzun yaşayan denek ünvanını kazardırdı o kadar
şimdi prostat olmadığı öğrendiler ve seni kurtarmam için bana geldin
miki yapmadı ben yaptım desem bile çok geç artık

















7 Mart 2018 Çarşamba






















































tanıdığım insanların bir kısmı hapiste
diğerleri ise öldü
kalanlarda ölenleri hapistekilere öldürtenler
bir hayvanı boğazlarsın
bağırsaklarından teröristler çıkar
en önce ciğerini yersin kan yapar
etinden sinirini sıyırırsın dişlerini yormaz
hijyenik şarküteriler açmak için caddedeki cahilleri öldürürsün
cumhuriyet demokrasi özgürlük eşitlik hak adalet
oltanın iğnesinde kıvranan solucan katilin yüzündeki sevimli maske
sen benim gibi anlatamazsın gördüklerini
çünkü en sona bırakırlar benim gibileri öldürmeyi


































gittiğim yere kendimi götürmek istemiyorum
kendimi bulamayacağımı bildiğim için
artık hiçbir yere gitmiyorum
kendime geldiğimi hatırlamıyorum
sadece bekliyorum
belkide kendimi bırakıp gittim buraya
kendimi nerede beklediğimi bilmiyorum



















































çürümeye hazırlanan bir beden
onun ruhu ve ben
bedenim desem değil toprağın
ruhum desem değil
hiç kimse ben olamaz bu dünyada















6 Mart 2018 Salı















































hayali düşmanların yoksa
gerçek düşmanlarınla baş edemezsin
kahramanların dostları olur
sen kahraman değilsin








4 Mart 2018 Pazar


































hepimiz sana yalan söylüyorduk
ama sen bana inanmadın

















































bölünerek mi çoğalıyoruz yoksa birleşerek mi
sanırım birleşmeden bölünemiyoruz
herkesin öleceği o gün gelince uğruna emek verdiğimiz ne var ne yok dağılacak
bizi bir arada tutan şeyler gibi
yaşayabilmek için ihtiyaçlarının peşinde koşan bir canlı
tekrar bu şekilde var olmayı kim ister ki
yaşamak için yemeğe ona buna muhtaç olmayı kim ister
sağlığını tekrar yitirip her seferinde ölmeyi
bir öncekini hatırlamak neyi değiştirir
yaratacak insan kalmayınca tanrı hepimizi öldürecek
kimse cehennemde hayal etmez kendisini
işi düzgün olan varsa öbür dünya işim burdaki gibi düzgün olacak der
işi bozuk olan değişeceğine inanır talihinin benim gibi
ki cennetin girişinde bırakır insan pek çok organını kapanır gereksiz delikleri
imtihan olunmayan bir insanın içeride doğması adil sayılır mı
acizliğinin ispatı olan tüm işlerden kurtulur yemek yemezse su içmezse ölmez
cinsiyet diye bir ayrım ortadan kalkar çoğalmak için haz almak zorunda kalmaz
belki bir eş bile istemez haz almak için birini düşünmek umurunda olmaz

























































aklımda biri var
onu bulmanın yolunu biliyorum
peki onu ararken bulacağım kim
diye üçe kadar sormak

















2 Mart 2018 Cuma













harekata katılan güvenlik güçlerini ak partinin askerleri olarak görüyorsun
sen sarıkamışta şehit düşen askerlerimize üzülürmüş gibi yapıyor
menfaatinin önünde bir engel olarak gördüğün enver paşadan kurtulduğuna seviniyorsun
varsan baksan türk sayılırsın baban gibi deden gibi ama sinsi bir götsün
15 temmuzun kılıç artıklarıdan birisin belki hala ordudasın sözde askersin
yaralı askerlerimizin tedavi edilsin diye getirildiği hastanede sağlık görevlisisin
şu an caminin hoparlöründen şehidimizin selası veriliyor künyesi okunuyor
eminim cenaze namazına gidenler arasında için için sevinenlerden olacaksın
sana ve seninle gibilere gösterilen torelans umarım bugün son bulur
dünyanın neresinde olursan ol bulunur paramparça edilirsin



















1 Mart 2018 Perşembe










































bir din kitabı yazmak için kaç kitap okumak gerekir
tanrı kütüphanesindeki kitap kadar mı yaratır



















28 Şubat 2018 Çarşamba









































sizi tanıdığımda sizi sevmekten korkuyorum
bundan daha korkunç olanı
beni tanıdığınızda beni sevecek olmanızdır
















25 Şubat 2018 Pazar








































dibini görmek üzereyken şarap şişesinin
açılmamış bir şişe şarabın varlığını bilmektir hayat














































tanrı bana kadın kadar güzel bir şey olmadığını göstermek için
para gibi bir ucubeyle yatmak zorunda olmadığımı söyledi
kendisi kadar eşsiz olamasam da kendisine hak verecek durumdayım







































ya onlar ne olacak dedim zamana
unutamadığını bize bırak dedi an dede
ama onlar ne olacak dedim kendime
gizlice unuttum de dedim kalbime






























































ben kanunları kürsülerden
amfilerde afili proflardan öğrenmedim
bizzat yerinde katillerden hırsızlardan
bilimum suçlulardan yüz yüze öğrendim
suç işlemesini bilenlerden değil
suç işlemesini bilmeyenlerden öğrendim
hukuk bilimini farklı persfektiflerden ele almaktı gayem
alırken hayatım kaydı o ayrı mesele






































































mahalleniz ayrı etrafı duvarlı kapısı özel güvenlikli
okulunuz ayrı hocalarınız seçkin ortam kalite
eğlenceniz ayrı mekanlarınız lüks façalar düzgün
işyeriniz ayrı toz yok pas yok kir yok ortam sıcak
hastaneniz ayrı odalar beş yıldız güler yüzlü hizmet
geriye bir camiye gitmemek kalıyor fakirle yanyana gelmemek için
bir de parası neyse verip kışlaya hiç adım atmamak















































hacivatlar işi öğrendi
celladın küfesinde karagözlerin kellesi yalnız







































































önce robot yapacak robot yapın
sizin için savaşsınlar sizin için hurdaya çıksınlar
sizin cehenneminiz milyonlarca robotun içinde
bok gibi paranızla başbaşa kalmak olsun

















24 Şubat 2018 Cumartesi























ellerine bakıyorum
son sözlerini ellerin söylesin bana
sana ruhumdan bir parça gösteririm
beni beklemeyeceğine söz vermelisin
ama duyamıyorum ellerini
ellerin çok soğuk
kanlı ve kirli

















20 Şubat 2018 Salı




















































birliğine git
burda çıkarsam eve giderim
o zaman dışarda bekle
yemyeşil bir bahçe
bahçede gezinen deliler harika
albay seni çağırıyor
dört+bir norodol götürün
ama burası bildiğin hapisane
kes sesini gir içeri
ama bahçe ben deli
iğne zamanı
bir süre sonra
ben bu duvara tırmanırım
hayır karşı duvara tırmanırım
yatarım ama ayakta beklerim
ben bir fareyim
tekerlek getirin döndüreceğim
imdaaaat çıkarın beni burdan
ben deli değilim
bir deli de ben deliyim demez zaten
neden sırayla dövüyorsunuz birbirinizi
size de mi iğne yaptılar
sen niye astın kendini
bak boynun mosmor olmuş
tırmanmaya çalış kafanı vurma
duvarı yıkacaksın tamam uyanık seni
iğne zamanı
ben iyiyim gerek yok
seni en sona bırakıyorum
kararın değişmezse o ikisini çağıracağım
git başımdan iğne yok iğne yok
güzellikle mi zorla mı
şemsiyenin açılmadığı bazı durumlar var vur
yatağı duvara yapıştırsam uyuyabilir miyim
sabaha kadar duş aldım bayılmadım
doktoru çağırın bana doktoru
çıkar beni doktor ben iyiyim
hayır kötüyüm kabul ediyorum
en azından bu sabah vurmayın
ne yarın mı
yarına daha bin yıl var
benim burdan çıkmam lazım
akıllandın mı
evet
onsekiz yıl askerlik yapabilirim
güzel
tamam çıkarıyorum seni
çok şükür
üç gün sonra
allah belanı versin orospu çocuğu albay
üç yıldızı omuzuna takmışlar
kalanını götüne sokmuşlar
dünyamı kararttın albay
bugün pazar
bari son iğneyi vurmayın
dışarı çıkacağım akşam
yat yat yat
yapma yaa
ee şimdi bu halde sokağa nasıl çıkıcam
yine yat
ama bu başka

bu fırından sonrakiydi galiba
hakim olan albaydan sonra mıydı yoksa
gitmeyin hastaneye
buraya geldiyse kesin delidir diyip tıkıyorlar içeri
mahalleye gidin sakın torbacınızı değiştirmeyin






















19 Şubat 2018 Pazartesi

























bana sevgilim dediğinde görünmez oluyorsun









































































dünyanın en iyi çalışan organizasyonu vatasız bir milletin elindeydi
vatandaşı oldukları ülkeler için faydalı oldukları gibi her an zararlı olma güçleri vardı
neredeyse tamamı kendilerine verilen güven kadar sadıktılar yaşadıkları ülkeye
kurdukları güçlü bağ sayesinde içlerinden birine zarar gelmesi durumunda
dünya üzerindeki tüm yahudiler ortak karar alıp birlikte hakereket edebiliyordu
vatanı bayrağı toprağı olan hiçbir ülkenin böyle bir güce ulaşamamış olması ilginç
yeri geldiğinde bir almandan daha alman bir rustan daha rus olabiliyorlardı
bu insanların bir kısmını bir kara parçası üzerinde bir araya getirmek
içerisinde açıkça kimliklerini söyleyebilecekleri bir devlet kurdurmak çok zordu
çünkü hiçbirinin böyle bir ülkeye ihtiyacı yoktu ama kimin vardı soru bu
ikinci dünya savaşıyla yahudilere kazandırılmak istenen öğrenilmiş çaresizlik ne
bağlantılarınız sayesinde bulunduğunuz yerde para itibar ve güç kazanacaksınız
sahip olacağınız her şey günü geldiğinde teşkilatımızın çıkarları için kullanılacak
harekete geçmenize karar verildiğinde göstermelik kimlikleriniz açığa çıkacak
takkeniz düşecek keliniz görünecek fışkiyeden gaz çıkacak fırınlar kurulacak
işte o an size kapılarını sonuna kadar açarak güvenliğinizi sağlayacak bir yer





















16 Şubat 2018 Cuma





























aramızdaki bu savaş gerçek değil
sıranın onlara gelmesi için öldürüyoruz birbirimizi







































belkide tek bir insandır insan
iki yanının ortasında kalan
















































































göz göze geldiğinde tanrı olduğunu hissebilirsin
fakat bir karıncayı bile incitemez





















15 Şubat 2018 Perşembe




































geçmiş değişmeyecek hale gelene kadar değişir



















14 Şubat 2018 Çarşamba





















































kahverengi ahşap trabzanlar dışında
ve korkulukların arasından baktığım soluk dünya
kolayca açılan bir odanın kapısından içeri
o kadını bir battaniyeye sarmalayarak ayağa kaldırdı
tertemiz boğazına dayadığı ince bir bıçakla kesti diğeri
dizlerinin bağı çözülür çözülmez kucağına aldı
gözlerini kapatırken tamam der gibiydi kadın itiraz etmedi
arkamızda iz bırakmadan gitmeliydik fakat halıya kan damladı
kapı yarım açıktı ayağıyla açtı çıkmak için öndeki
bir bohçaya doldurmuştu diğeri kalanları dökerek düştü peşine
halı eski kan yeniydi kirlettim parmak uçlarımla
sizinle yaşamadan yaşamalıydı benimle
yoksa neden yardım edeyim bu iki katile
toplamaya çalıştıkça dökülüyordu yanmayan fotoğrafların kenarları
köşelerine yakın yerlerine dokundukça dökülen küller
iz bırakıyordu biz yarım kalmış bir kadının sarhoşluğunu bırakıp çıkarken odadan
ikisiyle de yatmıştı para karşılığı sevişirken sevgiliden daha güzel
ikisini de kendine aşık etmişti başkalarının kollarına koşarak giderken
eski sevgilinizi hiç bir köşede otururken gördünüz mü
cebinizdeki bir kağıdı yere düşürüp ıslattınız mı
kadını nereye götürdüğünü hiç sormadım
bir daha da görmedim zaten
biz mağazaya girerken o yoktu yanımızda
boğazını kesen kasadaki kadını güldürdü
gülerken göğsünden aşağı kan boya gibi süzüldü
elimdeki kırık ütüyü gösterip bak dedim bu adama dikkat et
cevap verseydi belki anlardım onun kurtulma ihtimalinin olduğunu
ama susup göz ucuyla katilin resmini çekti
ateşin her köşesini yakamadığı bir resim çizdi
evet biz anlaştık cahil insanları öldürmek için
onlara öğretmek zor geldi üstelik para alıp vermiyorlardı
sağı solu kasa olan dükkanlarımız olsun istedik
toprak eskiydi caddeler yeni çıplak ayaklarımla temizledim yolu