26 Şubat 2019 Salı

























kim bu efendi
selemını beyaz bir güvercin ile gönderen
ben siyah ile beyazın arasında kalmış bir dahiyim
aç bilaç bir beyazı bana musallat eden bilim
gecemi gündüzümü kurban isteyen gerçek
yalnızlığımı inkkar etmem için yalvaran zaman
beni severek ikna edemezsin tanrı değilsen
kimsenin yaşamadığını yaşasam bile güçsüzüm
yanıbaşımda kimse yok bir kahve fincanından başka
ve yağmur yağarken istemeden taşıdığım şemsiye
bir güvercinin tanrısı olabilirdi efendi ben olmasaydım




























































beni ne zaman seveceksin
beni ne kadar seveceksin
kimsenin yüzüne bakmadığı o insana
tanrı ne soruyor biliyor musun
artık beni sevmenin bir önemi yok
seni düşüncenle baş başa bırakıyorum
beni kalbinde nereye koyduğunun bir önemi yok
hiç uyanmadığım bir uykuya dalmak üzereyim
beni rüyamda ne zaman seveceksin
sana sarılmayı bekleyeceğim sonsuzluk artık ellerimde







































































yok bu rüzgarın tersine eseceği
kokumu düşmanıma sunan kader
tanımını siktiğim olgu yaşama uğraşı
yok olduğuma değil yok edilişime öfkeliyim






































































beni bir yalana mahkum edebilir misin
söz veriyorum inanmış gibi yapacağım gözlerinin hatırına
ihanetin en güzel elbisesini giymiş bakışlarınla aldat beni
kim olduğunu değil kim olmak istediğini sevmek istiyorum
herkes kandırıyor ama sen sadece benim için yalan söyle lütfen
insanın kim tarafından üzülmeyi seçme imkanı olmalı
beni sonu olmayan bir mutsuzluğa sürükleyebilir misin
leşimin üzerinde senden başka yırtıcı olsun istemiyorum sevgilim
kime ne kinin varsa çıkar ortaya etimi parçalarken
ruhum damağında unutamayacağın bir tat bıraksın istiyorum































































tek bir hata yapanın cehenneme atılacağını dileseydim
peygamberler dahil istisnasız hepinizi cehenneme atardım
fakat sizleri bağışlamak için sayısız yol ve kapı yarattım
sizlere tanıdığım süre içinde değişebilme imkanı verdim
anllatığım kıssalarda verdiğim örneklerde ip uçları mevcut
takva sahibi kullarımı uyardığım hususlardan ilham alın
sizleri çoğu durumda affedebilmek için seçtiğim kulların hata yapmasına izin verdim
yine onların hatalarından dönüp tövbe etmeleriyle temizlenmeyi öğrettim
acı çekenlerinizin acılarını unutturacak gücümden şüphe etmeyin
azan zulümden vazgeçmeyenlere hak ettikleri karşılığı mutlaka vereceğim
kim ne yaparsa kendine yapar bunu sakın aklınızdan çıkarmayın






































25 Şubat 2019 Pazartesi
























hep aynı olan şey
her şeyin birbirinden hep farklı olması
işte mükemmel olan bu
küçüldükçe isim verilmek zorunda
her şeye ayrı ayrı çünkü aynı değiller
benzer olabilirler fakat asla aynı değiller
işte böyle parçaları olan bir sistem
başlangıcı ve sonu olan bir yerdeyiz
her şey hareket halinde
sadece insan yorum yapabiliyor
belki diğer şeyler de yorum yapabiliyordur
fakat sadece insan karşı geliyordur
insan doğasının dışına çıkmak isteyen tek varlık olabilir
hiçbir şeyin aynı olmadığı bir ranstlatı dilimi olamaz zaman































































dünyayı diğer gezegenlerden yıldızlardan ayıran ne
üzerinde milyonlarca yavşağın yaşaması
herkes bi boka yaramayacak boş işlerin peşinde
eşit olma hak hukuk hep lafta kalmış
kedisine milyonlarca dolar para bırakan da var
hayvanlar için çöpü devirip karıştıran da var
bir deri bir kemik kalmış çocuklar da var
bu kadar insan bir araya gelip güzel bir iş yapamıyorsa
sikeyip gelmişini geşmişini insan soyunun




























































çeşmenin başına otur
suyu yaratmış gibi davran
keyfe keder taksim yap
sonra tanrı böyle istedi de
ölünce yerine piçini getir
böyle sürüp gitsin devran
diş fırçana sıçayım senin göt































































yaşamadıkları halde çalışan robotları görüyor musun
vakit öldürdüklerinin farkında bile değiller






















































yöneticilerin yaptığı cahillikler göze batmasın diye
herkese oy kullanma hakkı verildi







































18 Şubat 2019 Pazartesi






































tanrı olsaydım kötülüğün ne olduğuna karar vermeden önce
yarattığım özgür iradeli varlıkların takınacakları tutumlara bakar
kendi aralarında sergileyecekleri davranışlar sonucunda hükmümü açıklardım
rüyasında bir insanı öldüren kişi uyandığında da aynı kişiyi gerçekten öldürecekse
onu gerçekten katil olmadan kıskıvrak yakalar ve gerçeklikteki yerini ona göre belirlerdim
yarattığım tüm canlıların vereceği her türlü karar sadece kendilerini etkilerdi
bu canlı topluluğunun kendi aralarında vardığı ve benim onayladığım kanunlar
bu rüyadan hepsinin uyanıp bir araya getirilmesiyle tam olarak uygulanırdı
bu şekilde kimseye haksızlık edilmemesini sağlar kendime laf söyletmezdim
herkes eline imkan geçtiğinde neler yaptığını yapacağını göstermiş ve görmüş olurdu
sonra istekleri doğrultuda bu topluluğu sonsuza kadar iyi ve kötü olarak ikiye bölerdim
iyiliği benimseyenleri ve kötülüğü benimseyenleri kendi dünyalarında yaşatırdım
bu noktadan sonra atacakları her adım benliklerine yakıştırdıkları sınırlar içinde olurdu
iyiliği benimseyenler kendi dünyalarında kötülüğü benimseyenler kendi dünyalarında
kimse şikayet edemez itiraz edemez ve kimse kendinden başkasına iyilik veya kötülük yapamazdı





















































o uçurumun ucunda sıkışıp kalacaksın
bir adım dahi atmak istesen
kendini kayalıklarda paramparça bulacaksın
evet cehennem böyle bir yer
fakat etrafında fırtınalı okyanuslar
ve içinde korkunç bir yalnızlık olmayacak
tam aksine karşında pırıl pırıl güzel günler
göz alabildiğine sevişen mutlu insanlar
sınırsız nimetler içinde neşeyle sana bakacaklar
sonra seni hiç görmemiş gibi devam edecekler yaşamaya
ve sen sonunda hayatından vazgeçip ölümü seçeceksin
uçurumun dibinde seni yalnızlığın beklediğini sanma sakın
seni en küçük parçana kadar tekrar birleştirip
o korkunç manzaralı zirvene sağ salim tekrar dikecekler
seni yakmayacaklar seni kazığa oturtmayacaklar
gözlerini kapatsan bile göreceğin tek şey pişmalık olacak
kendini boşluğa bırakıp biraz rahatlayacaksın belki
belki diyeceksin bu sefer gerçekten ölürüm ve kurtulurum
yaşayacağın en güzel an dibe vurana kadar geçen o an olacak





































16 Şubat 2019 Cumartesi



























düştüğümde elimden tutacak olanları
ayaktayken elimi sıkanlara değişmem









































































yalnız senin duymayacağın bir çığlıktı sana yakarışım
sen kimin seni andığını düşünürken attım kendimi o uçurumdan
haykırmak geldikçe aklıma seni içten içe ne kadar sevdiğimi düşündüm
kaybedeceğimi bile bile sevdim seni çünkü kazanmanın başka çaresi yok





































































barış dediğin kanlı yatışma

ceset toplama işi ve sorgu
el yüz yıkama ve biraz uyku
neden ölmemi istiyorsun
kim olduğunu bilmiyorum bile
isteseydin ekmeğimi bölüşürdüm
üşüdüysen ocağımı sakınmazdım
neden canımı bana çok görüyorsun
barış dediğin kanlı bir çatışma
okuyup yazmaktan başka
sahipsiz bir ölüyü sevmek
onu öylece bırakamamak
git başımdan savaş
sevilmek senin neyine
































































haberim yoktu inan
bu kadar güzel olduğundan
içtikçe içim yandı tamam
kardeşim anlatsın sana gerçeği






































15 Şubat 2019 Cuma



































başımdan kaynar sular döküldü
peki döküldü mü
hayır
ciğerim yandı
peki yandı mı
hayır
zaman geçmek bilmedi
peki öyle mi
yine hayır
dünya hayatını pek çok şeyden mahrum kalarak yaşayan insanlarla dolu
açlıktan insanların öldüğü bu boktan yerde çöpe ekmek atmanın cezası yok
tanrı bu hallerimizden vazgeçmeyeceğimizi gördüğünde bizi mahrum edecek
bir daha elimize bu fırsatı vermeyecek ve ikinci bir şans tanımayacak
sıkışıp kalacağımız o ortamda zaman geçmek bilmeyecek
düşündükçe başımızdan kaynar sular dökülecek
kendi elimizle kazdığımız kuyuda ciğerimiz yanacak
o ortamda yaşamak için yapacağımız hiçbir şey bize tat vermeyecek
zehir zıkkım olarak algılayacağız burnumuzdan gelecek
neler kaçırdığımızı gördükçe çıldıracağız bunu kabullenemeyeceğiz
cehennem deyince aklınıza kızgın saç üzerinde cızbız geliyorsa
tanrı algınızın ne kadar yavan olduğu ortada demektir
tanrı örnekler verirken nasıl bir uslup kullanıyor
bu dünyadaki yaşam tarzınız ve davranışlarınızla
ya kendinizi sınırsız bir güçten koparıp
dar bir alana hapseder ve bunun acısını çekersiniz
yada o sınırsız gücün bir parçası olarak
sınırlarını dilediğiz gibi genişlettiğiniz bir dünyada varlığınızı sürdürürsünüz
tanrı olsaydım insanları kazığa geçirecek kadar basit hareket etmezdim
ama kendisini kazığa oturmuş gibi hissetmesini sağlayacak kadar uzaklaştırırdım kendimden
































12 Şubat 2019 Salı


















bunu neden yaratmadın diye sorabileceğin bir şey var mı aklında









































11 Şubat 2019 Pazartesi



















seninle tanışmamızın şerefine kopardığım bu çiçek
ve ardından ağlayan yakınlarıyla birlikte
ıslak taze bir merhabanın içtenliğiyle
toz olup gideceğiz biliyorsun
birini sevmek zorunda olmak değil derdim
sevmemek için bir şey yapmak zorunda olmamak













































8 Şubat 2019 Cuma
























kapıdaki güvenlik
kızı kurtarmaya gelen olursa engel olsun diye dikilmiş
kız uyku veren maddenin etkisinden kurtulduktan sonra
nasıl bir dünyada yaşadığını çok net görmüş olmalı
davet edilirken her şey normaldi
yeyip içerken bir şeyler oldu
arkadaşına mesaj attı
ve kendinden geçti
zengin sapığımızın kendisi için seçtiği madde neydi acaba
diğer lavuk ayakta zor duruyordu asansörü beklerken
bu sırada kız bütün kemikleri kırılmış halde yatıyordu
güvenlikçinin ve plazanın ayakları dibinde
ceset torbasına koyarlarken saçları kuruyan kanından ayrılmak istemedi
































































fakirler kurban istiyor kurban eti değil
güç ve kudretten şımarmış
haramdan semirmiş
şöyle körpe bir mustağni bekliyor
themisin kılıcı sonunda kirlensin istiyor
bu nasıl zevkli olacak bir bilsen
evrimin bir cilvesi mi mucizesi mi
fakirler kurban istiyor kurban kanı değil































4 Şubat 2019 Pazartesi


















hepimiz savaşamayacak kadar sarhoş olmalıyız


























































































içki haramdır diyenle alkol dostunuz değildir diyen bir değildir
























































seni sevdiğim halde kalbini kırmaktan geri kalmadım
bu ne işim ne de görevimdi sana karşı
bunu seni sevmeden de yapabilir miydim
işte bunu bilmem imkansız






















































kader kendine biçtiğin değerdir































30 Ocak 2019 Çarşamba






























kimi seveceğimi bilmiyorum
ne yaratacağını bulamayan bir tanrı gibiyim

kimi sevmeyeceğimi de bilmiyorum
onu sevmeden önce tanımayı çok isterdim




















































evrenin simülasyon olması kötülük probleminin çözümüdür
simülasyondan çıkınca karşılaşılacak olan gerçeklik neler yaptırmaz ki
oyun içerisindeki gücün gerçeğinin herkese verilmesini beklemek adil olmazdı sanırım
oyunda iyi olanlar kod yazma yetkisine sahip olabilirlerdi ancak
kötülere ise direk kırmızı kart ve ardından bir kırmızı kart daha
sonra öldüğü yerden başlamak kaydıyla sınırsız can ve boktan bir dünya verilirdi
iyiler kendi alemlerini diledikleri gibi yaratıp tanrıcılık oynarken
kötüler de diledikleri gibi boklarıyla oynamaya devam ederlerdi






































26 Ocak 2019 Cumartesi



























bana ölümün kapılarını açan şövalye
kılıcını kanıma layık görmeyen korkak
içtiğim şu zehir senin lanetindir








































25 Ocak 2019 Cuma






























insanları iyi yapan kendilerine yaptıkları kötülüktür
rızkın çoğu onlardadır ve kendilerini güvende hissederler
geriye kalanlar ise kendilerine iyilik yaparak kötü olabilir
meta yoksunudurlar ve değersiz olarak görülürler
tanrı olsaydım iyileri cehenneme kötüleri cennete doldururdum































































benimle bir olup herkes beni kandırıyor
peki sen ne yapıyorsun
sadece yalan söylüyorsun
sırf sana inanmak istediğim için

























































yeryüzünde koparılan ilk çiçek
adını duyduğumda gelir aklıma
yapraklarını mavi düşünürüm narin
kirpiklerin gibi uzun ve siyah
gözlerin kadar siyah
seni benden koparan eller kadar sarı
adımlarını duyduğumda gider aklımdan
güneşte parlayan gülüşün
yemyeşil bir çayırın ortasında
gidişinin hikayesini başlarım anlatmaya
solmak üzere olan çiçeklere
inanamazlar bir çiçeğin koparıldığına
derken siyah elleriyle yaklaşır aşık
aşkına sunmak için
taze bir ölü arar çayırda
hayretler içinde kopar bir çiçek
kanun yazan bir katildir aşk


















































inanabilecekleri başka bir yalan bulacaklar
derken yalan olmayan bir yaşam formu çıkacak karşılarına
aklı başında hayvanlar gibi hayatlarını sürdürecekler
ve bu masal bir yerinde nah bitecek
























































tanrı olsaydım
yarattığım insanı önce izler
sonra dinler
sonrada seslenirdim
beni mutlaka hatılamasını sağlardım
sonunda ona uygun olanı seçer
seçme hakkı verirdim

seçenlerle dinimi yalnız
kalan dinlerle yalnızları başbaşa bırakırdım
































21 Ocak 2019 Pazartesi




























dünyada zulüm son bulmaz
çünkü diken batacak bir eli yoktur tanrının insandan başka



















































ne görüyorsun
ben ne gördüğümü bilmiyorum
en nefret ettiğim kelimedir bilmiyorum
çünkü her dudaklarından döküldüğünde
kendimden başlayarak umudunu yitiren tüm insanları
tek tek uykularında yakalayıp öldürdüm

ne görüyorsun
bir kolu yatağın yanından yere sarkmış cesetler mi
kırmızıyı oldukça soluk gösteren çarşafların
hayli zaman oldu katilim beni terk edeli diyeli
hala bilmiyor musun nasıl öldürdüğünü
karışıyor aklım bilmiyorum bilmeyi

ışıklar patlıyor peş peşe
perdeler kirli
tozu duruyor aynanın
ve sen bilmiyorsun
ben bilmiyorum
bilmek isteyenler peşimizde

ne gülüyorsun
şiir diye sana yutturduğum satırları
ayet gibi suratıma tükürüyorsun
neden sevdiğimizi bilmiyoruz



























18 Ocak 2019 Cuma
































osmanlı da allah osmanlı
lan kim bu osman kim bu osman
o osman osman gazi değil
meğer dördüncü halife
kapitalist osmanmış
ülen bu emevioğullarının bir ucu yahudiliğe çıkmasaydı
bu ülke bu kadar boktan bir yer olur muydu
bu hurafe anlatan soytarıya iltifat edilir miydi
yapacağınız işi sikeyim
muhammedin mirasını hiç eden pislikler






















































insanların kötü yönlerini gizlemeye yarayan
tüm dini siyasi politik ritüeller yasaklanmalı
veya yok sayılmalıdır
yaşam biçimleriyle ortaya çıkan tabloda
kimin işe yaramaz bir pislik olduğu
kimin gerçekte iyi olduğu
ancak bu şekilde belli olabilir
toplum kültürü maske ritüellerle kirletilmekten
bir an önce kurtarılmalı
ve insanlara seçme özgürlüğü tanınırken
oluşacak tüm yanılgıların önüne geçilmelidir




























16 Ocak 2019 Çarşamba


































algıyı bir bütün olarak ele alırsak
insan bilinci bu sonsuz pastanın küçük bir dilimi
dilim dilim gerçeğin rüyasını görüyoruz
farklı formlarla farklı kurallar çerçevesinde yapılan bir etüd
ihtimallerin asla tükenmeyeceği bir yolculuk uykusu
tanrı olsaydım ne yapardım nasıl yapardım
uyandığımda kendimi bulacağım ortamın özellikleri neler olurdu
yoksa ortamdan münezzeh bir oluşun kapısı mı açılırdı






























12 Ocak 2019 Cumartesi


























beni işçi şair yapmak istediniz
ama ben şair işçiyim
anladınız mı
sizin yapacağınız işi sikeyim























































babamı kandırmak için
boşa akıttığım su cehennemi södürmeye yeterdi






































































kabul etme zamanı gelmiş demektir
bir şiire başlarken seçme zamanı gelmiştir
tanrı durmadan konuşan bir şairdir bilirsin
bazen sessizlik çağlayanı olur yokluk dili
durur kulağımızın başucunda bir resim gibi
bir gürültüye başlarken kararır kaşlarımız
deniz kayalıklar ve ağaçlar arasında
yıkılmak nedir bilmeyen bir lahit gibi
içimizdeki kemikler kaybolsa bile
taşır taştan kalbimizi ölüm
yıldırımdan korkar gibi yapar korkardık yıldırımlarda
aslında kok çorkardık yıldırımlardan
ve severdik celladımızı bizim gibi insan oldukları için
bir şiiri sonlandırırken hep saçmalar şair
çünkü ölümle biten şiirlerin şairi tanrıdan başkası değildir








































































muhammedin ölmesini bekleyen yavşak sabaheler gibi
akbabalar gibi çöktüler memleketin okulların üzerine
atatürk ilkeleri değil muhammed öldü sanki

"minareler süngü
kubbeler miğfer
camiler kışlamız
müminler asker
bu ilahi ordu dinimi bekler
allahu ekber
allahu ekber
allahu ekber"

bu şiiri
dönek müşrik bir yahidinin
kendi gibi kriptolara okuduğunu düşününce
daha anlamlı geliyor kulağa































10 Ocak 2019 Perşembe

































her on kasımda ağlattılar bizi
çocuktuk atamız geri gelsin diyerek çok ağladık
baktık gelmiyor daha çok ağladık
polis gördüğümüzde yolumuzu değiştirdik saklandık
biraz büyüyünce anladık
taştan bronzdan hayalleri varmış büyüklerimizin
camları kırdık tabelaları vurduk bulamayınca çaldık
düşmanımıza katılmak için yollar aradık
hapse düştük ezildi gururumuz
şimdi kaybeden onlar oldu
şimdi zaten işe yaramaz haldeler
öldüler çürüdüler toprak oldular
şimdi kaybedecek olanların günü
dinciler imancılar sarıklılar cübbeliler
sosyetik baş bağlamalar süslü takımlar şatafatlar
boktan imajlarıyla boktan yere ağlatacaklar çocukları































6 Ocak 2019 Pazar

































şurada bir iblis var gördün mü
rüyalarıma girmeden göremezsin biliyorum
gözlerime gözlerini kapatarak bak
karanlıkta bir yeşil var gördün mü































3 Ocak 2019 Perşembe

























gördün mü ikimizi nasıl ayrıldık
ayrıldığımız gün kararını verdi tanrı
birimizin yazdığını diğerimiz karalayacaktı
öyle de oldu önceki hayatlarımızdaki gibi
sozsuza kadar büyüyecek bir çiçeğin yapraklarıydı sayfalarımız
gönlünde baharı yaratanların seviçle karşılayacağı güzel haberleri
renklerin hatıralarından koşan kokusuyla sunan
ateş kırmızısı dikenleriyle uyayarak saygısız düş zenginlerini
bizi birbirimizden sonsuza kadar koparacak bir çiçek
tıpkı diğer dünyamızın bahçelerindeki kadar basit
birimiz elçi olacağız birimiz asi
keşke hiç tartışmasaydık seninle
belki yerdik hayvanlar gibi birbirimizi
sen yerken ben razı olurdum ben yerken sen
tanrı karışmazdı o zaman belki bize
şimdi dara düşeceğiz ikimiz de aynı hayvanlar gibi
fakat insan olarak katlanacağız bu çiçeğin azalan gölgesinde
tüm insanlar gelip geçecek bu kuruyan bahçenin içinden
ki ne insanı bitecek ne hayvanı bu alemin
gördün mü nasıl sevemedik birbirimizi
nasıl sarılamadık birbirimize
birimiz bir dünyada gitti
birimiz bir dünyada kaldı













































hababam sınıfında cinayet
hepimiz kopya çekiyoruz neden ben
parası neyse verip diploma da mı alamayacağız
mınakodu um memleketinde
nasıl mezun olduysak öyle hizmet edeceğim haliyle
hileyle alevere dalavere öğrenmeden iş yürümez
hukukçuyum lan ben
kanunla kalemle kitapla kesemezsem
bıçağım var lan benim
cübbem yoksa nah silahım var benim
kaç para lan bir diploma
mahmut hocayı da sikerim
raskolnikovu da sikerim
dağıtırım lan burayı






























2 Ocak 2019 Çarşamba

















aralarından bir simülasyon meleği itiraz etti
insan ve onun yan ürünü olan hayvan kan taşıyacak
korumamız gereken doğal dengeyi kan akıtarak
düzeni sürekli bozmaya çalışarak sorun çıkaracaklar dedi
bu simülasyon melekleri öyle kaptırmışlardı ki kendilerini oyuna
gerçek olmadıklarını bilmelerine imkan yoktu
oyun bittikten her şey gerçeğe döküldükten sonra
ne kendilerine nede oyunda kan dökerek bozgunculuk yapanlara
gelecekte bir yer kesinlikle verilmeyecekti
































1 Ocak 2019 Salı


























birini seçip kalanları yok saymaktır yalnızlık
onu umursamadan onunla birlikte olup olmamanın kimseyi ilgilendirmemesidir












































neden bu kadar yorgunum bilmiyorum
hiç koşmadığım halde hayallerimin peşinden
öyle acizim ki adım atmaktan gerçeğime doğru
bu dünyanın kazanmak için doğru yer olmadığını























































köleliğimle huzur bulmam için
tek yapmam gereken isyan etmek