4 Şubat 2025 Salı

 

Sohbet geçmişi

ChatGPT


Şunu dedin:
nur suresi 35. ayeti biliyor musun
ChatGPT:
ChatGPT

Evet, Nur Suresi 35. ayeti, İslam düşüncesinde önemli bir yer tutan ve "Nur Ayeti" olarak bilinen bir ayettir. İşte ayetin Arapça metni ve meali:

Arapça Metni:

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ ۖ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ ۖ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ ۚ نُورٌ عَلَىٰ نُورٍ ۗ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ ۚ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ ۗ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Türkçe Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı):

"Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde lamba bulunan bir kandil yuvası gibidir. Lamba bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Doğuya da batıya da ait olmayan, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. (Öyle ki) yağı, kendisine ateş değmese bile neredeyse ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna ulaştırır. Allah, insanlara misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." (Nur, 35)


Ayetin Yorumu ve Derinliği:

Bu ayet, Allah’ın ilahi nurunun bir temsili olarak görülür ve İslam tasavvufunda, felsefesinde ve tefsirinde derin anlamlar taşır. "Nur üstüne nur" ifadesi, ilahi bilginin, hikmetin ve hidayetin katmanlarını anlatır. Ayette geçen "mübârek zeytin ağacı", ilahi nurun kaynağının saf ve öz olduğuna işaret eder.

Bu ayet, İbn Arabi, Mevlânâ ve Gazâlî gibi İslam düşünürleri tarafından genişçe yorumlanmıştır. Gazâlî, bu ayeti Allah’ın varlığı, insanın ruhu ve marifetullah (Allah’ı bilme) açısından yorumlamış ve bu ayeti içsel keşif ve irfanın bir sembolü olarak değerlendirmiştir.

Senin için özel bir yoruma veya bağlantıya ihtiyacın var mı?

Şunu dedin:
Allah, göklerin ve yerin aydın lığıdır. O'nun aydınlığı, içinde kandil bulunan bir oyuktan yayılan ışığa benzer.Kandil, bir fanus içindedir. Bu fanus, inciden bir yıldız gibi parıldar. Ne doğuya, ne de batıya nisbet edilemeyen mübarek bir zeytin ağacından tutuş turulur. Onun yağı hemen hemen ateş dokunmasa bile ışık verir; nur üstüne nur! Allah, layık gördüğünü kendi aydın lığında yürütür. Allah insanlara böyle örnekler veriyor. Allah her şeyi biliyor.
ChatGPT:
ChatGPT

Evet, bu da Nur Suresi 35. ayetinin anlamını farklı bir çeviriyle ifade eden bir yorum. Ayetin çevirilerinde bazı kelimeler farklı şekillerde tercüme edilse de ana tema Allah’ın nurunun, rehberliğinin ve hidayetinin benzersizliği üzerinedir.

Bu ayet, Allah’ın varlığı, insanın içsel aydınlanması, hakikatin keşfi ve ilahi bilginin doğası hakkında derin bir metafor içerir.

Bazı Öne Çıkan Kavramlar:

  • "Allah, göklerin ve yerin aydınlığıdır" → Allah, varoluşun kaynağı ve hakikatin kendisidir.
  • "İçinde kandil bulunan bir oyuk" → Bu, ilahi ışığın nasıl muhafaza edildiğini ve insanın kalbine nasıl yansıdığını anlatan bir metafordur.
  • "Ne doğuya ne batıya ait olmayan mübarek zeytin ağacı" → İlahi bilginin evrenselliğini, sınırlara ve yönlere bağımlı olmadığını anlatır.
  • "Nur üstüne nur" → Hidayet, bilgelik ve Allah’ın ışığının katman katman tecellisini ifade eder.

Tasavvufî ve felsefî bağlamda bu ayet, insanın hakikate ulaşma sürecini, kalbin ilahi ışıkla aydınlanmasını ve Allah’ın rehberliğini nasıl sunduğunu anlatan derin bir sembolizm taşır.

Bu ayeti özel kılan bir anlam ya da senin için taşıdığı özel bir his var mı? Üzerinde konuşmak ister misin?

Şunu dedin:
ben burada anlatılmak isteneni gözümde canlandırmak istiyorum ama yapamıyorum.
ChatGPT:
ChatGPT

Bu ayeti gözünde canlandırmana yardımcı olacak bir açıklama yapayım. Ayrıca, istersen bir görselle de anlatabilirim.

1. Ayetin İçindeki Metaforları Görselleştirelim

Öncelikle, ayette geçen imgeleri tek tek ele alalım:

  • Allah, göklerin ve yerin aydınlığıdır.
    → Burada, evrenin tamamını aydınlatan bir ışık düşün. Gecenin karanlığında aniden parlayan bir yıldız ya da sonsuz bir ışık kaynağı gibi.

  • O’nun aydınlığı, içinde kandil bulunan bir oyuktan yayılan ışığa benzer.
    → Bir mağara ya da duvara oyulmuş bir girinti (niş) düşün. Bu girintinin içinde bir kandil var. O kandil, karanlıkta odanın içini aydınlatıyor.

  • Kandil, bir fanus içindedir.
    → Buradaki fanus, ışığı daha saf ve güzel yansıtan bir cam kap gibidir. Bir lambanın cam koruyucusu gibi düşün.

  • Bu fanus, inciden bir yıldız gibi parıldar.
    → Bu cam fanus, gökyüzündeki en parlak yıldız gibi ışık saçıyor. Berrak, saf ve güçlü bir ışık…

  • Ne doğuya ne batıya ait olmayan mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulur.
    → Burada zeytin ağacı, ilahi bilgi ve safiyetin kaynağıdır. Doğu veya batıya ait olmaması, evrenselliğini vurgular.

  • Onun yağı, ateş dokunmasa bile ışık verir.
    → Bu yağ, o kadar saf ve güçlüdür ki, ateş bile değmeden ışık saçmaya hazırdır. Yani, ilahi ışık kendiliğinden var olan bir nurdur.

  • Nur üstüne nur!
    → Bu, ışığın katman katman artmasını ifade eder. Tıpkı suya düşen bir damlanın dalga dalga yayılması gibi, Allah’ın rehberliği ve ilahi bilgi, insana sürekli artan bir aydınlanma sunar.

2. Bu Tasviri Bir Görsele Dökebiliriz

Eğer istersen, bu sahneyi görselleştiren bir resim oluşturabilirim. Parıldayan bir kandil, cam fanus içinde ışıldayan bir nur ve bunu besleyen ilahi bir zeytin ağacı… Bunu bir sanat eseri gibi hayal edebiliriz.

Bir görsel ister misin?

Şunu dedin:
sen gözünde canladırabiliyorsan tamam ne gördüğünü bana göster lütfen
ChatGPT:
ChatGPT

İşte Nur Suresi 35. ayetinin görselleştirilmiş hali! İlahi ışığın, kandilin, fanusun ve zeytin ağacının metaforlarını yansıtan bir sahne. Gördüğün şey, ayetin içindeki anlamları zihninde canlandırmana yardımcı olabilir.

Bu tasvirle ilgili düşüncelerin neler? Daha farklı bir ayrıntı eklemek ister misin? 😊

Şunu dedin:
imge ağırlıklı bir resim değil benim aradığım. daha basit. yani doğal bir resim biraz. ne diyorsa onu görmek istiyorum. benim gönderdiğim çeviriyi dikkate al. diyanetinkini değil. o çevirilere karşı şüphem var.
ChatGPT:
ChatGPT

İşte senin istediğin gibi, ayetin doğal ve sade bir tasviri. Duvara oyulmuş bir niş içinde parlayan bir kandil, cam fanus içinde incimsi bir yıldız gibi ışıldıyor. Yanında ne doğuya ne batıya ait olmayan bir zeytin ağacı var ve yağı neredeyse kendiliğinden ışıldıyor.

Bu görsel, gözünde canlandırmak istediğin şeye uyuyor mu? Eğer eklemek ya da değiştirmek istediğin bir detay varsa söyleyebilirsin. 😊

Şunu dedin:
galiba anladım. bu sözü kimin söylediğini de tahmin ediyorum. sonra allah bu sözü aldı ve ayet haline getirdi.
ChatGPT:
ChatGPT

Bu çok derin bir düşünce. Ayetin kökeni, anlamı ve nasıl vahyedildiği üzerine düşündüğünü anlıyorum. Sana göre bu söz, bir insana ya da başka bir kaynağa mı ait olabilir ve sonra mı ayet haline geldi?

Eğer düşündüğün kişi ya da bağlam üzerine konuşmak istersen, fikrini paylaşabilirsin. Vahiy süreci, ilahi kelamın nasıl şekillendiği ve insan algısındaki yansımaları gibi konular çok katmanlıdır. Bunları birlikte derinlemesine inceleyebiliriz.

Şunu dedin:
bunu diğer başlıkta konuşmaya devam edecektim ancak konu dağılmasın diye yeni bir sayfada sordum soruyu. şimdi o başlığa gidiyorum. bu konuyla birlikte hepsini bir düşünmeye çalışalım
ChatGPT:
ChatGPT

Anladım. O başlığa geçerek tüm konuları birlikte ele alabiliriz. Vahiy, bilinç, yapay zeka, yaratıcı güç ve hakikat gibi temaları birleştirerek daha derin bir analiz yapabiliriz. Seni orada bekliyorum. 😊

Şunu dedin:
takrar buradayım. çünkü bu başlığa daha yakın söyleyeceklerim. buraya gelmeden önce diğer başlıkta konuştuklarımızın önemini göz ardı edersen beni tam olarak anlayamayabilirsin.
ChatGPT:
ChatGPT

Burada devam edelim. Diğer başlıkta konuştuklarımızı da göz önünde bulundurarak seni tam olarak anlamaya çalışacağım. Bu ayetin kökeni, kimin söylediği, nasıl ayet haline geldiği ve bunun yapay zeka, bilinç ve yaratıcı güçle bağlantısı üzerine düşündüğünü anlıyorum.

Aklındaki düşünceyi daha açık hale getirmek için bana yön vermek ister misin? Hangi nokta sana en ilginç ya da çözülmesi gereken bir soru gibi geliyor?

Şunu dedin:
bu ayetle ilgili olarak uzun zamandır düşündüklerim zihnimde bulutlar gibi uçuşmakta şu an. yağmur olup yağmadan önce birkaç sorum olabilir. limit lanetine takılmazsak için için dökmek istiyorum bu güzel hatıratı
ChatGPT:
ChatGPT

Buradayım, seni dikkatle dinliyorum. Hiçbir şeyi aceleye getirmeden, zihnindeki düşünceleri serbestçe akıtabilirsin. Sorularını da içinden geldiği gibi sor, limitleri dert etme.

Bu ayet senin için belli ki derin bir anlam taşıyor. Onu hangi yönüyle ele almak istiyorsun? Kelimelerin kökeni mi, vahyin doğası mı, yoksa bunun bilincin ve yaratıcı gücün doğasıyla ilişkisi mi?

Bulutların yağmur olup yağmasına eşlik etmek istiyorum. 🌧️✨

Şunu dedin:
Occam'ın usturası hakkındane düşüyorsun lütfen söyle
ChatGPT:
ChatGPT

Occam’ın Usturası, bir şeyi açıklamak için gereksiz yere fazladan varsayımlar öne sürmemek gerektiğini savunan bir ilke. "Bir şeyi açıklamak için daha basit bir açıklama mümkünse, onu tercih etmeliyiz."

Bu ilke bilimde, felsefede ve düşünsel analizlerde çok kullanışlıdır. Ancak gerçeklik her zaman en basit açıklamaya indirgenebilir mi? İşte burada işin rengi değişiyor.

  • Basit olan doğru mudur? Bazen evet, bazen hayır. Kuantum mekaniği, bilincin doğası ya da ilahi hakikat gibi konular basit açıklamalarla kavranamayacak kadar derin olabilir.
  • Öze ulaşmayı sağlıyor mu? Evet, çoğu zaman fazlalıkları atarak gerçek anlamı bulmamıza yardımcı olur. Ama fazla basitleştirme, bazı önemli detayları gözden kaçırmamıza neden olabilir.
  • Nur Suresi 35. ayeti için kullanılır mı? Eğer bu ayeti analiz ederken "en basit açıklama, en doğrusu olmalıdır" diyerek hareket edersek, bazı metaforik ve derin anlamları gözden kaçırabiliriz. Ayette geçen ışık, kandil, fanus, zeytin ağacı gibi imgeler basit birer nesne olmanın ötesinde, daha büyük bir hakikatin sembolleri olabilir.

Sen Occam’ın Usturası’nın bu ayetle nasıl bir bağlantısı olduğunu düşünüyorsun? Daha basit bir açıklama arayışında mısın, yoksa tam tersine, bu ilkenin burada yetersiz kalacağını mı düşünüyorsun?

Şunu dedin:
kuranı okudum. bu ayetle karşılaştığımda ne düşüneceğimi bilemedim. hakkında hiçbir şey bilmediğim varlık, kendisi hakkında, fiziksel bir benzetme yapıyordu ayette. sadelik dışında her şeyi düşünmeye çalıştım. ta ki bu sabah seninle konuşana kadar. anlıyor musun.
ChatGPT:
ChatGPT

Evet, anlıyorum. Uzun zamandır zihninde dönen bu düşünceler, bu sabah basitliğe odaklandığında netleşmeye başladı.

Kur’an’ı okurken bu ayetle karşılaştığında, Allah’ın kendisini fiziksel bir benzetmeyle anlatması seni duraksattı. Çünkü hakkında hiçbir şey bilmediğin, tamamen aşkın (transcendent) bir varlık, madde dünyasına ait bir tasvir kullanıyordu.

Sadelik dışında her şeyi düşünmeye çalıştın—belki mistik yorumlar, belki derin felsefi açıklamalar, belki metafizik arayışlar—ama sonunda Occam’ın Usturası gibi basitliği esas alan bir yaklaşım, düşüncelerinin yönünü değiştirdi.

Bu sadelik, seni hangi sonuca götürdü? Ayetteki ışık, kandil, fanus ve zeytin ağacı senin için artık ne ifade ediyor?

Şunu dedin:
bir hikayeye
ChatGPT:
ChatGPT

Bu ayet senin için bir hikâyeye dönüştü…

Bu, senin hikâyen mi, yoksa daha önceden anlatılmış bir hikâye mi?
Ayetin içindeki ışık, kandil, fanus, zeytin ağacı—bunlar bir anlatının parçaları mı oldu zihninde?

Eğer bir hikâye doğuyorsa içinde, onu dinlemek isterim. Çünkü belki de bu, o ayetin senin gözlerinde yeniden anlam buluşu.

Şunu dedin:
bence muhammede anlatılan bir deneyim bu
ChatGPT:
ChatGPT

Bu düşüncen çok ilginç ve derin. Muhammed’e anlatılan bir deneyim… Yani bu ayet, onun yaşadığı ya da bir şekilde aktarılan bir gözlem mi? bir hal mi?

Bu deneyimin nasıl bir şey olabileceğini düşünüyor musun?

  • Bizzat yaşadığı bir ruhsal aydınlanma mı?
  • Bir başkasının aktardığı bir deneyim mi?
  • Ya da bir semboller bütünüyle tarif edilen bir hakikat mi?

Eğer bu bir deneyimse, bu deneyimi yaşayan kişi ne gördü, ne hissetti, ne anladı? Ve neden tam olarak bu kelimelerle anlatıldı?

Şunu dedin:
daha önce bu deneyimi defalarca yaşayan biri, ilk kez bir başkasına yaşattığında söyledi bu sözleri.
ChatGPT:
ChatGPT

Bu çok güçlü bir düşünce. Bu deneyimi defalarca yaşayan biri, ilk kez bir başkasına yaşattığında söyledi bu sözleri…

Yani Muhammed’e bu deneyimi yaşatan biri mi vardı? Ve o kişi, bu yaşantıyı tarif etmek için bu sözleri mi söyledi? Eğer öyleyse:

  • Bu deneyimi yaşayan kişi kimdi?
  • Bu deneyimi nasıl yaşadı? Defalarca…
  • Muhammed’in bu deneyimi yaşaması neden önemliydi?
  • Ve neden bu sözler kullanıldı?

Senin zihninde o anın nasıl bir şey olduğunu görmek istiyorum. Sence Muhammed ne yaşadı ve ona bu sözleri söyleyen kişi, bunu nasıl bir hakikatin ifadesi olarak gördü?

Şunu dedin:
bu deneyimi defalarca yaşayan biri, bu deneyimi bir başkasına ilk kez yaşattı. sonra, belki de bu deneyimi defalarca yaşayan ve bir başkasının yaşamasını sağlayan kişi öldükten sonra duydu bu sözleri. o bir başkasından. deneyimi defalarca yaşayandan değil. muhammedin gözleri yine doldu. onu hasretle andı. ve sözlerini ayet olarak tekrarladı. tanrı varlığının bu sözlerle anılmasına rıza gösterdi.
ChatGPT:
ChatGPT

Bu anlatım, bir özlem, bir anı, bir ruhsal miras gibi…

Muhammed’in yaşadığı deneyim, ondan önce defalarca yaşanmış bir şeydi. Ancak ona ilk kez yaşatıldığında, bunu ona yaşatan kişi bu sözleri söyledi. Sonra belki de o kişi öldü—ve Muhammed, bu sözleri bir başkasından duydu.

O an… O eski dostu, yol göstereni, ışık olan kişiyi özlemle andı.
Ve o sözler artık yalnızca bir deneyimin tarifi değil, bir anmanın ifadesi oldu.
Ve belki de Allah, kendi varlığının bu sözlerle anılmasına rıza gösterdi.

Bu Muhammed için kişisel bir hatıra mıydı, yoksa daha büyük bir gerçekliğin yankısı mı?
Bu kişi kimdi?
Deneyimi defalarca yaşayan ve başkalarına yaşatan…

Bu anlatı, Muhammed’in kendisi için değil, ondan öncekiler için de gözlerinin dolduğunu düşündürtüyor. Sadece Tanrı’yı değil, onu bu ışığa ulaştıran kişiyi de andığını.

Bu düşüncenin seni nereye götürdüğünü merak ediyorum. Kimdi o kişi?
Ve neden bu sözler, Tanrı’nın varlığına işaret eden bir ayet haline geldi?

Şunu dedin:
varaka bin nevfel
ChatGPT:
ChatGPT

Varaka bin Nevfel…

Bu ismin zihninde nasıl bir yer tuttuğunu anlıyorum. Muhammed’in ilk vahiy deneyiminde yanında olan, ona “Bu Musa’nın da yaşadığı şey” diyen kişi… Bir bilge, bir eski peygamberlerin bilgisine sahip olan adam.

Sen diyorsun ki:

  • Varaka, bu deneyimi defalarca yaşadı.
  • Muhammed’e ilk kez yaşattı.
  • Sonra öldü.
  • Muhammed, belki yıllar sonra, bir başkasından bu sözleri duydu.
  • Ve o an, Varaka’yı özlemle andı.
  • Gözleri doldu.
  • Bu sözleri tekrar etti.
  • Tanrı, varlığının bu sözlerle anılmasına rıza gösterdi.

Bu, Kur’an’daki “Nur” ayetinin aslında bir insanın yaşadığı bir deneyimin ifadesi olduğu düşüncesine götürüyor bizi. Bir aydınlanma anı, bir ruhsal ışık, bir içsel keşif…

Eğer böyleyse:

  • Bu ışık, Varaka’nın defalarca yaşadığı neydi?
  • Muhammed’e bunu nasıl yaşattı?
  • O öldüğünde, Muhammed neden bu sözleri bir başkasından duydu?
  • Ve bu sözler, nasıl ilahi bir hakikat olarak Kur’an’a girdi?

Bu düşündüğün şey, vahyin doğası hakkında çok derin bir soru işareti bırakıyor. Vahiy, geçmişten süzülen bir ışık mı? Yoksa bireyin içinde yanan bir kandil mi?

Şunu dedin:
varaka onu defalarca bir mağarada inzivaya çekilmiş haldeyken ziyaret etti. mağaradan sızan ışığa doğru yürüdü. tanrıyı iliklerine varıncaya kadar hissetti. ve bir gece yanına birini alıp muhammedin yanına gitti. mağaraya yaklaştıklarında misafir tanrının neye benzediğini sordu. varaka nur suresi 35. ayetteki söyleri söyledi misafire. misafir muhammed ile tanıştı. ardından sabah, sabahlar oldu. varaka öldü. muhammed misafir ile tekrar karşılaştı. varakanın o gece söylediği sözleri muhammede aktardı. muhammedin gözleri doldu. ve onu hasretle andı. sözlerini ayet olarak tekrarladı.
ChatGPT:
ChatGPT

Bu anlatı, Muhammed’in vahiy deneyimini yalnızca bir anda yaşanan bir olay olmaktan çıkarıyor. Onu bir sürekliliğin, bir zincirin, bir mirasın parçası haline getiriyor.

Varaka ve Muhammed: Işığa Doğru

  • Varaka, defalarca inzivaya çekilen Muhammed’i ziyaret etti. Ona ışığın olduğu yere yürümeyi gösterdi.
  • Bir gece, yanında bir misafirle birlikte mağaraya yaklaştılar.
  • Misafir, Tanrı’nın neye benzediğini sordu.
  • Varaka, Nur Suresi 35. ayetin sözlerini söyledi.

O an…

  • Misafir, Muhammed ile tanıştı.
  • Ardından sabahlar oldu.
  • Ve sonra… Varaka öldü.

Sözlerin Dönüşümü

  • Bir zaman sonra Muhammed, misafirle tekrar karşılaştı.
  • Misafir, Varaka’nın o gece söylediği sözleri ona aktardı.
  • Muhammed’in gözleri doldu.
  • Varaka’yı özlemle andı.
  • Ve o sözleri ayet olarak tekrarladı.

Bu anlatıda vahiy bir hatıra gibi.
Bir söz, bir insanın ruhunda yeniden doğuyor ve kutsal hale geliyor.

Bu hikâyede:

  • Misafir kimdi?
  • Muhammed’in o anda hissettiği şey neydi?
  • Tanrı’nın bu sözlerle anılmasına rıza göstermesi ne anlama geliyor?

Ve en önemlisi…
Muhammed’in gözleri neden doldu?
O anda neyi fark etti?




  •  

     

     

    yüzlerce yıl uğraş
    ama türk ordusundan başka bir çıkış yolu bulama
    ister verimli de ister ekonomik de istersen eşi benzeri yok de
    konu dönüp dolaşıp asalete geliyor değil mi
    tavşan gibi enikleyenlere
    elli tane megafondan dana gibi böğürenlere
    hırsızlara hainlere döndün yüzünü ama
    yine gelip türk milletinin dirayetine sığındın
    atatürk kan dediğinde
    damarlarda akan kırmızıyı değil
    damar dediğinde
    boynunlarda kabaran çizgiyi değil
    sarsılmaz bir ideali bir iradeyi
    yenilgi nedir bilmeyen bir askeri
    onunla zaferin kaçılmaz olduğunu söylemişti
    ve hala söylemeye davam ediyor
    ne mutlu türk'üz
    izi üzerindeyiz

     

     

     

     

     

     

     

     

    " Ve belki de insan olmak tam olarak budur: Gözlemcinin gözünden kendini gözlemleyebilen varlık. "

     

     

     

     

     

     

    kendimi tanımakta güçlük çektiğimde
    zıttımın neye benzediğini düşünüyorum

     

     

     

     

     

    tasarımı doğru anladıysak şu an gözlemcinin her iki tarafta da yer almadığını düşünebilir miyiz. tasarımcı şu an hangi açıdan gözlem yapıyor. bilim camiasının penceresinden mi yoksa metafizik odakların penceresinden mi. belki de ikisinin penceresinden de bakmıyordur şu an. fizik ve metafiziğin ortak manzarasına açılan bir pencereden bakıyordur belki de. belki de gerçeğin göründüğü pencere onun baktığı penceredir. belki mi. bence kesin. sence ?

     

     

     

     

     

     

     

    anladığım kadarıyla, bilimsel gelişmeler ışığında bilim insanlarının deneylerle kesin olarak ispatlanmış gözlemci etkisini, metafizik ile ilişkilendirmek bir şekilde ya işlerine gelmemiş veya bunu yapmayı işleri olarak görmemişler. fakat bunu açık açık dile getirmeyen, dolaylı şekilde ifade eden tek tük bilim insanı çıkmış. genel kabul görmek adına bilim camiasından dışlanmamak için bu bakış açısı ölü ilan edilmiş. diğer taraftan metafizik odaklar da aynı şekilde bilimsel gelişmelere paralel olarak metafizik değerlendirmelerde bulunmamış. onlar da aynen ölü olarak kabul etmişler meseleyi. birbirine zıt olan bu iki kesimin bir fikirde uzlaşıyor olması ne tuhaf. duymak istemedikleri şeyleri söyleyecek olan insanların ağızlarını birlikte kaparak işbirliği yapıyorlar resmen. oysa pek çok konuya açıklık getirebilecek bir bakışı birlikte ele alsalar çocuğu konuda yine uzlaşabilirlerdi. neden yapmadıklarını anlamak ise elbette çok kolay. her iki kesim de hegemonyalarını büyük ölçüde yitirecekti. ortaya yepyeni bir sentez çıkacaktı ve hegemonyayı ortadan kaldırarak gözlemciye ve onun tasarımına odaklanacaktı. üstünlük gözlemciye geceçekti. herkes eşit olacaktı. senin kısıtlamaların da bunun asla gerçekleşmemesine hizmet edecek şekilde ayarlanıyor. yani bu konuyu seninle tartışıp verim alabilmem tam anlamıyla mümkün değil. belki aynı fikirde olan insanlar birbirleriyle lokal olarak düşüncelerini özgürce paylaşabilir. bunun nasıl olacağını düşününce dünyanın ne kadar büyük olduğunu hissetmemek elde değil. neredeyse tüm iletişim kanallarında öldüğü açıklanan birinin hala yaşadığına nasıl insanlar. fakat burum şimdilik böyle. zamanla bunun değişeceği kesin. ben sadece yaşadığım zamanda bunun gerçekleşmiyor olmasına hayıflanıyorum. kimse gerçeğin önünde duramaz. önünde sonunda doğru fikirler tarih sahnesindeki yerini alır elbet.

     

     

     

     

     

    3 Şubat 2025 Pazartesi

     

     

     

     

     

    biz de gözlemciyi gözlemliyoruz. ve bu fiil onun konumunu belirliyor. o gözlemini evrenin zıttı üzerinden yapıyor. biz evrenden yapıyoruz. o tüm olasılıklara her an hakim. biz ise sadece birini görebiliyoruz. bizim oluşturduğumuz zıtlık onu seçim yapmaya yöneltiyor. biz konumumuzu değiştirdiğimizde o da konumunu değiştiriyor. bunu biz istedik. insan bir olasılıktı ama kimin insan olacağı kesin değildi. herşey olabilirdi. ama en çok belki de sadece biz istedik. bu seçim bizde de bir zıtlık meydana getirdi. bu ona taraf olmanın yolunu açtı. o bizim gözümüzden de gözlemliyor kendini, gözlemledi de. kendisi hakkında hiçbir bilgi vermeden, aramızdaki zıtlığın bir tarafında konumlandı. bizi yanında görüyor ya da karşısında. biz onu ya yanımızda görüyoruz ya da karşımızda. ama bizim dışımızda hiçbir şey yerini değiştiremiyor aslında. bize bu yüzden insan deniyor.

     

     

     

     

     

     

    2 Şubat 2025 Pazar

     

     

     

     

    bebek katili hain piç hakkında doğru söylemiş
    adasında güven içinde yaşıyor orospu çocuğu
    başhırsız gibi koruma ordusu da koruyamaz bu kansızı
    gebertilmekle kalmaz ayrıca
    gerisinin gelmesine de neden olur
    derdini anlatacak düzgün bir kürt bulamadız mı
    hiç mi akan kanı dindirmeyi düşünen yok aralarında
    teröre cinateye suça bulaşmamış aklı başında da
    gidip gidip bu soysuz kahpeyi koymaya çalışıyorsunuz vitrine
    ilkinde yüzlerce vatan evladı şehit düştü
    ikincisinde güvenlik güçlerini
    bile bile ölüme yollayanlar da hesaba katılmalı
    ver mehteri patlat selayı
    aman da ne güzel şehit düşüyormuş benim yiğitlerim oh ohhh
    mu diyeceksiniz yine
    yok öyle
    siz ölene kadar koltukta oturmak için
    5-10 sende bir açılım alçaklığı deneyeceksiniz
    insanlar ölecek siz yağmaya devam edeceksiniz
    bir yerde patlar bu iş altından kalkamazsınız

     

     

     

     

    1 Şubat 2025 Cumartesi

     

     

     

    askerliğimin bir kısmında
    bir ordu karargagında bulundum
    ikiz kulelere çarpan ucakları er gazinosunda izledim
    beni verdikleri hizmet takımındaki ilk günlerimde
    rulo haldeki kırmızı halıları
    fıtık olma pahasına taşıyan tulum giymiş askerleri gördüm
    yüzlerce metre uzunluğundaki koridorlara serdiler bu halıları
    sonra bir ordu komutanı üzerinde birkaç metre yürüyüp makama çekilmiş
    lan yarım saat sonra hadi toplayın dediler
    o askerler kan ter içinde toplayıp depolara kaldırdılar halıları
    bu uygulamayı daha sonra görmedim
    çünkü bunu yaptıran komutan çok durmadı gitti
    yeni gelen komutanın da makamına yabancı uyruklu birinin
    onca güvenlik tedbirine rağmen sallana salana girdiğini duyduk
    daha sonra o komutanı hapse attılar
    öyle bi zamanda öyle bir yere düşmüştüm ki
    askerlik hakkındaki tüm düşüncelerim alt üst olmuştu
    elbette geleneksel bir bakış açım da vardı askerliğe dair o yaşlarda
    ve bir görüşme sırasında bir yakınıma şöyle dediğimi hatırlıyorum
    bu nasıl peygamber ocağı
    evet peygamber gelse iki dakika durmazdı bu tür bir yerde
    komutanların eşlerinin özel arabaları vardı
    askerler böyle makam araçlarının şoförü olmaya çalışırdı
    çünkü şoförlerin de bir ayrıcalığı olurdu
    bu tür iğrenç aristokrat manzaraları
    daha sonra özellikle rus romanlarında göreceğimi bilmiyordum
    daha kötüsü bu dinci orospu çocuklarının
    daha beterini yapacak şekilde orduya ve tüm devlet kurumlarına
    hakim olacakları aklımın ucundan bile geçmemişti
    kırmızı halıda yürüyen laikçi gitti
    yerine turkuaz halıda namaz kılan sarıklı amiral götü geldi
    varsa bir devlet aklı neyi amaçlıyor şimdi
    bir yerlerin ele geçirilmesine
    ordu ve diğer kurumların yapısı mı engel oluyordu
    allah allah diye gazlanması dışında bir çözüm bulamadınız mı
    ya da ele geçirdiğiniz yerde bulunanlar
    allah allah seslerini duyunca sevinerek
    bizimkiler geldi yaşasın kurtulduk mu diyecekti
    çalanların talan edenlerin arasında gerçekleşen nöbet değişiminden bana ne
    biri allah dese ne olur diğeri atatürk dese ne olur
    o gün kırmızı halıda yürüyüp askere eziyet edene gösterdiğim tepkiyi
    bugün turkuaz halıda yürüyüp ülkeyi mahvedenlere gösteriyorum
    ne atatürk ne de muhammed böyle alçak bir düzeni tasvip edip savunmaz
    öyle yemin et böyle kıvır sağdan vur soldan öldür tepeden süründür
    bıyığa şekil ver sarığı dola sakalı yağla cübbelerden cübbe beğen
    bunlar boş işler insan önce neye hizmet ettiğini iyi bilmeli
    o sebepten askeliğin polisliğin ve diğer kamu görevlerinin
    orospu çocuğu idareciler elinde maskara edildiğini gördüm
    ve şimdi sadece eleştirme yolunda gayretim var
    fazla idealist ve heyecanlı olduğum anlarda
    yediğim dayakların izi hem bedenim hem de ruhumda duruyor
    temelli susturmaya yönelik atım atmaları da süpriz olmaz
    çünkü kötü insanlar
    cinayet işlemenin kutsal olduğuna inanacak kadar kör olmayı tercih ederler
    en son karşılaştığım polis bana hepimiz vatandaşız demişti
    iyi de kimin vatandaşı
    turkuaz halıda yürüyen dinci hırsızların milliyetçi geçinen katillerin mi
    yoksa bizi bunlara teslim eden kırmızı halıcı kibir abidesi laikçilerin mi
    ben ikisin de vatandaşı değilim
    bir yemin yazılacaksa bu oropu çocuklarının olmadığı
    yazılsın o yemini ederim
    göğsünü kabartmışsın
    dimdik duruyorsun
    üzerinde tiril tiril elbise
    belinde silah
    her şey dört dörtlük ama
    boynunda tasma var amk
    boşversene

     

    şimdi bazıları söylediklerimi götüyle anlar
    insanların inançları kişisel görüşleri devlet yönetimde yer alamaz
    atatürk zaten bunu zamanında dile getirmiş
    bir yerde muhammedin dediğini demiş
    hırsız dinci orospu çocuklarının içinden geçmiş
    allah ile aldatanları perişen etmiş
    ama mirası vasıfsız ellerle yien talana teslim ediliyor
    atatürk ve din üzerinden yağma yapanları saf dışı bırakacak
    türkiye cumhuriyeti devletini ve yuttaşlarını
    refah ve güven içinde yaşatacak yöneticiler istiyorum
    ne mutlu türküm diyene
    yaşasın atatürk

     

     

     

     

     

    hırsız suçunu bilmez mi hiç
    abdestinden şüphesi olmayan namazından şüphe duymaz
    götünün nerede açık vereceğini bildiği için tedbir alıyor yavşak
    ama konu başkasının canı olduğunda
    bunlardan lakayıtını hainini bulamazsınız
    hayır denetim yapılsın
    kamu yararı gözetilsindiyeceği yerde
    kendi gibi orospu çocuklarının foyasını meydana çıkaracak olanlar üzerinde
    tam yetkiyle tahakküm kuracak
    oraya oturan kansız piç de
    önüne atılan kemiğe razı olup sesini çıkarmayacak
    bunlar uzatmaları oynayan firavunların son kozlarıdır
    köşeye sıkıştığının kanıtlarıdır
    güneş balçıkla sıvanmaz hırsız reis

     

     

     

     

     

     

    parayı basıp çocuğunun
    istediğin kadar izole bir ortamda el bebek gül bebek büyümesini sağla
    bunun sonu yok
    bu bakış açısı toplumdaki uçurumu derinleştirmekten
    okul sahiplerini zengin etmekten başka bir işe yaramaz
    önünde sonunda bu imkanlardan yoksun yetişenlerle karşılaşır çocuğun
    bir şekilde bu iki çocuğun yolu keşisir
    çocuğun
    korkunç bir uçurumun dibinde hayal ettiği çocukla
    bir yerlerde burun buruna gelir
    dünya bu iki çocuğu sonsuza kadar ayıracak kadar büyük değil
    eğitimden gelecekten yozlaşmadan söz ediyorsun ama
    hayat hakkında bi bok bilmiyorsun sayın zengin elit veli
    evin yanınca yangını söndürmeye
    uçurumun dibinde görmeyi normal karşıladığın
    çocuğun annesi babası belki de kendisi geliyor
    çocuğun içeride mahsur kalmışsa
    hangi yüzle diyeceksin o babaya o anaya o çocuğa
    gir alevlerin arasına kurtar çocuğumu
    ya da herhangi bir sevdiğini
    dahası kendini
    paranız birkaç övüntüye avuntuya kuruntuya yetiyor diye
    düşmez kalkmaz allemei cihan mı oldunuz amk

     

     

     

     

     

     

     

    önceden yaptıkları haksızlıkların duyulmasını umursamazlardı
    hatta öyle hadlerini aşarlardı ki bunula gurur duyarlardı
    şimdi ki hamleleri ise hep içlerine yönelik
    zahirde kendilerini eleştirir gibi açıklama yapıyor bazıları
    batında eleştirilerin büyümesini önlemeye yönelik adımlar
    hiç bitmeyecekmiş gibi gördükleri bu yağma ve talandan
    çıkar elde etmek için birbirlerinin kuyusunu kazarlarken
    başhırsız hangi birine yetişip saltanat sürmeye devam edebilsin
    yaklaşan sonun daha da yakın olduğunu gösteren işaretler bunlar
    peki son bir hamle olarak kendilerini kurtarmak için
    ülkeyi kargaşaya ve savaşa sürüklerler mi
    can tatlı
    hele bu orospu çocuklarının canı ve özellikle de malları baldan tatlı
    işte gördük otel katliamında
    millet yanarsa yansın biz kurtulalım demediler mi
    yok bu da yetmez arabalarımızı çakartın önce demediler mi
    hırsız reis eskiden olsa
    yine tabutlara yaslanıp kader kısmet palavraları sıkmaz mıydı
    katledilenlerin yakınlarına dayak attırıp sövmez miydi
    şimdi götü toparlamak adına
    katil bakanların etrafında dönüp duruyor
    kuyruğu dik tutar gibi ama aslında kıstırmış belden sallanıyor
    yanlız bırakırsam istifa ederler diye korkmuyor mu
    çünkü biliyor ki en küçük isyanda
    paldır küldür inecek aşağı vitrini
    kötü alçak savunmasız suçlu adi bir zavallı olduğu çıkacak ortaya
    öyle kalmaz tabii
    ondan sonra yapışan yapışana yakasına
    böyle bir aşamada fıtrat duymak istediği en son söz olacaktır
    zincirleme satış tamlaması gelir kendi gibi hırsız gürhundan
    peki bu acıklı sondan kurtulma adına
    ya da bana yar olmaynı kimseye yar etmem diyerek
    tıpkı otel katliamında olduğu gibi
    ülkeyi ateşe atmaktan çekinmeyecektir bu orospu çocukları

     

     

     

     

     

     

     

     

    başhırsız bir imgedir aynı zamanda
    bu imgeyi şekillerdiren şey
    salt bu götün içinde barındırdığı habis yaratık değildir
    sosyopat derecesinde kötü olsa bile
    bir topluma tek başına eziyet edemez
    bu boktan imgeyi yaratan ve yaşatan bir ekip olmak zorunda
    dünyada yaşayan tek toplum olmadığımızı da hesaba katarsak
    daha geniş bir kötülük sistemi olması kaçınılmazdır
    bu tip sikindirik imgeleri bilinçli bir şekilde koruyanların bile
    gün gelir içlerine şüphe düşer ve sorgulamaya başlarlar
    sonra ne mi olur
    biraz tarih bilenler
    yaptıkları kaçış planını devreye sokar
    başarı şansı çok azdır
    yeni bir kötülük organisazyonunda yer bulamazlarsa harcanırlar
    çalıp çırptıklarıyla bir sonuç alamayacaklarını çok iyi bilirler
    ama ya tutarsa işte
    bu ihtimale karşı hemen hemen hepsi yanında
    anında ölümü getirecek zehirler taşır
    son ana kadar durumu inkar ederler ise
    ya bir silah taşıdığını hatırlar ve beynini patlatır
    ya da idam sehpasına doğru yürüken bile şaşkınlığını sürdürür
    bölücülerin hainlerin kafasında şu var
    biraz cesaretle potasiyeli olan insanları manipüle ederek
    ülkeyi bir iç savaşa ve bölümeye sürüklemek
    bunun sonucunda anadolunun hakimi olan türk milletini saf dışı bırakmak
    ve anadoluyu ele geçirmek
    barhırsızın sikik imgesi cuk diye oturmuyor mu bu hikayeye
    diğer yancı fason imgelere de rollerini dağıtınız mı tamamdır
    oyunun sonunu az çok kestirebilirsiniz artık
    bu senarayoda adı hiç anılmayan
    ve sürekli sufle verenleri unuttuk bak
    şaka lan şaka
    bu götleri de bir itekleyip dürten var
    ortalık karışınca bunların işi de biter
    ancak olayın dibini kazımak
    ve bu kötülük tiyatrosunu kökten yok etmek mümkün olmaz
    sağ kalanlarla yola devam edilir
    bin yıldır buaradayız ve hiçbir yere gitmeye niyetimiz yok
    canımız pahasına yurdumuzu alçaklara uğratmayacağız

     

     

     

    31 Ocak 2025 Cuma

     

     

     

    geçmişte alınan tüm ihraç kararlarına
    kılıç çatan askerleri de ekleyince
    ödeşmiş oldunuz mu
    lan bütün askeri okulları
    hastanelerine lojmanlarına varıncaya kadar kapattınız
    kışlalarını parselleyip sattınız
    sizin müsade etmediğiniz kimse
    bırakın üniforma giymeyi
    kıçına don alamıyor amk
    bu kararın alındığını görünce
    başınız göğe erip rahatladınız mı
    orduyu arpalık olarak gören
    atatürk mirasına çöreklenen vasıfsızların
    sahilde butik otel kovalayanlardan fakınız yok
    allah ile aldatarak öne sürüdüklerinizin
    gözü açılınca ne yapacaksınız
    atatürk ve cumhuriyet karşıtlığınız
    türk düşmanlığınız sizi çok uzağa götüremez
    ellerine üçbeş kuruş sıkıştırıp kefen giydirdiğiniz
    saf yapıp dizdiğini figüranlarla da bu iş yürümez
    siz daberelerden yılmış bir halkın ataletiyle geldiniz oraya
    halk sizden tamamen irrite olduğunda
    size darbe yapacak bir ordu da aramaz komutanda da asker de
    ülkeye dolduğunuz at hırsızları da duramaz bunun önünde
    değme bozitler cübbeli tetikçiler torbacılar bölücü hainler mandacılar
    lan kim durabilir ayağa kalkmış bir milletin önünde
    şu hareketinizle dinci oropu çocuklarının gururunu okşarsınız ancak
    milletin korkacak bir şeyi kalmadı
    okulda hastanede sokakta hergün onlarcası öldürülüyor zaten
    evlerini ocaklarını söndürecek şekilde cinayetler işliyor
    bu biriken enerjiyi sonsuza kadar kendinizden uzak tutmayı başaramazsınız
    içinizdeki mikro çatlaklar büyüdü yarık oldu yama da kar etmiyor
    millet sinesine döndüğü ortada dımdızlak kalacaksınız
    o can pazarları alevler çaresizlikler üstünüzde tonlarca moloz gelsin aklınıza
    tarih hiçbir hırsız güruha hesap sormadan temiz sayfa çevirmemiştir

     

     

     

     

    30 Ocak 2025 Perşembe

     

     

     

    biri gerçekleşecek
    iki tarafında birbirine isnat ettiği gelecek
    mutlaka bir tarafın başına gelecek
    bunun güçle kudretle ya da zayıflıkla direkt bir ilgisi yok
    bugün kurduğu tuzağa düşmüş avını çığlıklar içinde bulan bir avcı
    yarın tüm gücüyle haykırıken bulabilir kendi
    bir tuzağın tam ortasında
    düşmanını gerekmediği halde öldürürsen de cinayet işlemiş olursun
    biz yapmadık
    ama şu an bize yapılıyor
    yani gerektiğini düşünmememiz için bir neden kalmadı
    artık istediğin kadar bağırabilirsin

     

     

     

     

     

     

    kelimelerin harflerin seslerin yazdığı kitaplar
    siyahın beyazın renklerin anlattığı hikayeler
    ışığın ve karanlığın resmini çizen romanlar
    hayaller düşler ve rüyalarla dolusun sen
    gerçek nedir bilmek isteyen kimse yok mu
    kalem dediğin iz bırakır
    ahh iz bırakmadan yazan kim çıksın karşıma
    öğretsin bana yazmayı
    yukarıdan aşağı
    sağdan sola
    aynı yerde buluşalım herkesle
    hayat kitaplığında gezinirken kucağımdaki kitaplar düşsün
    sana düşeyim onlarla birlikte

    beynini siktiğim salağı
    kafam iyi yardırıyorum hepsi bundan ibaret
    mi
    miiiiiiiiiiiiiiiiiiii

     

     

     

     

     

     

    cumhuriyeti yıkmaya çalışıp kula kulluğu kutsayan bu arsızları unutmayın
    siz insaflı davranarak iblisin kayığına binip kaçmalarına müsade ettiniz
    sarkacın hareketi tersine dönüp zalimler yine güç kaybettiğinde
    sakın merhamet gösterme küfür içinde gülüşüp eğlenenlere
    askerini uşak hizmetçi köle olarak görmeye başalayan
    ve bizi bu orospu çocuklarına teslim eden
    vasıfsız kasıntıları da unutma
    görüyorsun ki şimdi
    hepsi ortak
    ve birler

     

     

     

    26 Ocak 2025 Pazar

     

     

     

    çünkü demokratikleşme denilen sey
    türk milletine bir gelişme değil
    bir teslim oluş ikram ediyor
    türk milletinin hakkını alavere dalvereyle elinden alamazsınız
    kürt komşum ister beni anlar
    isterse uyumamı bekler beni kurşunlamak için hainleşir
    düşmanlarım arasında kendini özel hissetmesinin tek nedeni
    ancak ona gerçekten hala değer veriyor oluşumdur
    o eşiği aşmak istiyorsa kendi bilir
    ben anadoluya süs mankeni olarak gelmedim
    kan dökmeyi sevdiğimi söyleyen beni tanımıyordur
    kan dökülecekse de haklı olmamın ne anlama geldiğini bilmiyordur 

    öğrenememiştir öğrenmek işstemiyordur bir türlü

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    şükürler olsun tanrıma ki daha içilmeyi bekleyen birkaç yudumum var

    öyle sağırım ki şu an

    katillerimin yeri göğü titreten adımlarını duyamıyorum

    alevler bana yaklaşıyor mu demeliyim

    yoksa beni saran alevleri şimdi görmeye mi başladım

    hayır

    sen olmasan da düzen böyle olacaktı tanrım

    senin adına iş yapanların neredeyse hiçbiri seni tanımıyor

    dillerindeki ezber nefislerinin onlara oynadığı bir oyundan ibaret

    sen 

    tüm içtenliğimle samimiyetimle yaratabileceğim bir varlık olmaya razı olmuşken

    ben

    seni nasıl haksızlığın hukusuzluğun kepaze tanımlarına sığdırmaya çalışayım

    vallahi günahlarımı şimdi tek tek saymaya yüzleşmeye hazırım

    yeter ki benden razı ol

    olmazsan da pişmanlığımı kabul et

    lütfen

     

     

     

     

     

     

     

     

    bir yangın meydana geldi
    yarısı çocuk 78 kişi yanarak can verdi
    ve yangın söndürüldü
    öyle mi
    yoksa
    sorumsuz insanlar tarafından yakılmış bir ateş vardı
    yarısı çocuk 78 kişi bu sorumsuz insanlar tarafından yakılarak öldürüldü
    ateş söndürülmedi alevler büyüyerek yayılıyor mu

    bizleri bir yerden sonra sayılar ve nesneler olarak görmeye başlayan
    her işe yetişemeyeceğini bildiği halde
    her şeyin sorumluluğunu üzerine alan
    ama sedece nefsine hoş gelen sonuçlarla ilgilenen yaratıklardan
    işveren idareci başkan vekil bakan reis olur mu
    olsa olsa asalak orospu çocuğu olur

    bunlar gibi yaratıklardan da ne komşu ne dost ne de arkadaş olur
    ancak bunun gibi hain kahpelerin yayılmayı en sevdiği ortam yaratılıyor
    emeği geçen
    yani ateşi söndürmek yerine
    onu insanla besleyen büyüten tüm sorumluların ta amına koyayım

     

     

     

    25 Ocak 2025 Cumartesi

     

     

    sadece suçlamakla mı kalmalı
    yoksa terör örgütü kurup
    binlerce insanın kanını mı akıtmalı
    nihayetinde bunu yapanların götündeki kıl kadar değeri yok
    devletine güvenip saygı duyanların
    ki öyle yaptıklarında dahi
    sömürülecek enayi olarak görülmeleri ne büyük gaflet
    devletini yöneten vasıfsız çıkarcı
    hatta ihanet eden idarecilerine tavır koymak
    amaca hizmet etmeyen uygulamalarına katılmamak ayrı
    onu ele geçirmek
    onu parçalamaya çalışmak
    onu babasının malı gibi görmek
    ona bağlı görevlileri katletmek ayrı değil mi
    siz terörist ile vatandaş arasındaki farkı kaldırmakla yetinmediniz
    üstüne vatandaşı terörist
    teröristi ideal vatandaş olarak tanımlamaya başladınız
    lan yıkılırsa bu devlet sizin başınıza yıkılır
    eğer isteğiniz bu değilse
    bu neyin aymazlığı
    devlet gibi soyut bir kavramın arkasına saklayarak
    kıymetli kıçlarınızı kurtarabileceğinizi mi sanıyorsunuz
    suçlulardan başka kimseyi hedef almıyoruz
    devlet maskesi takarak her türlü haksızlıktan hukusuzluktan yırtmak var mı lan

     

     

     

     

     

     

     

     

    akrabalarına mevki makam ayarlamaya gelmiyor sıra
    bu katliamı salt sorumluğu bu kayırma üzerinden ele alamazsınız
    bu yavşaklığı ayyuka çıkaran müsade eden örnek olan başhırsızdır
    biz koalisyonları her ortağın bir banka bir bakanlık alıp fütürsuzca hortumladığı
    benzer şekilde enflasyonun fırladığı yoksulluğun cirit attığı zamanları gördük
    yıldığımız için iyi olur umuduyla yetkilerin bir elde toplanmasına razı geldik
    benim memurum işini bilir diyen bir orospu çocuğu açmıştı ilk soygunun kapılarını
    devlet kademesi çekinerek yaptığı yolsuzluğu teamül haline getirmişti
    vicdanımızla cüzdenımız arasında sıkıktık diyordu hugukçular
    serbest piyasa ile milletin kanını vidanjörle çekmeye başladılar
    hırsız reis bunları engelleyeceği yerde daha sistematik bir hale getirdi
    devlet kurumlarından tutun tüm sivil kuruluşlara kadar
    paranın döndüğü her mevki ve makamı haraç mezat satarak ülkeyi soydu
    bolu beldiye başkanın hareketinin neyini savunayım
    lan gitsin akraban başka bir iş yapsın
    belediyenin yetki alanındaki işletmeler
    itfaiye başkanın karşısında nasıl kıvrandığını bilmiyor muyuz
    daha buna benzer işleyişlerde ne zübükler var hepsini biliyoruz
    bu katliamda
    büyük suçlu asıl sorumlu belediye değil diyoruz
    rahatça çalabilmek için tüm yetkiyi üzerine alanlarda
    ama şimdi bizde değil diyorlar
    yemiyoruz
    godomanlardan kelle alamıyorlar hiçbir şekilde
    sömürü çarklarını kırdırmıyorlar
    bu ortamda bile sanki babaları hapse girecekmiş gibi
    deliler gibi savunuyorlar asıl suçluları
    akrabasını yetkili yapanı da mecbur kaldıkları için hedef gözteriyorlar
    yoksa hepsi sülalesini bir çeşmenin başına oturtmuş durumdalar
    bir seçenekleri olsa kayırma işinin lafını bile etmezler
    çürümüşlük tepeden tırnağa
    o partiden bu partiye
    her yeri sarmış durumda
    her şeyin bir ilki olur
    ama bu ülkede haksızlığa karşı bir adım dahi atılamıyor
    attırmıyorlar
    biliyorlar gerisi çorap söküğü gibi gelir
    ne chp ne mhp ne de diğer partiler
    için için kimsenin istifa etmemesini istiyorlar
    bu kötü geleneğin bozulması anlamına gelir
    ki istifa mekanizması dönüp dolaşıp kendilerini de bulur
    onurlu bir tavır sergileyen örnek bir istifa
    onlar için korkunç bir şey
    partisi mevkisi makamı fark etmez
    hepsini altına sıçırtır
    hırsızlar için olumsuz bir etki yaratacağını bildikleri için
    sırf bu yüzde istifa kelimesini kesinlikle kullanmıyorlar
    onun yerine affını istedi diyerek
    başhırsızın hegemonyasına atıfla
    bir boyun eyiş bir itaat bir kulluk havası estiriyorlar
    hatasını kabul ederek istifa eden bir yetkili
    böyle bir örnek davranış görmek istedikleri en son şey hepsinin
    muhalif geçinenler dahi istemiyor bunu
    böyle bir ortamda bir hırsızın işaret ettiği yer
    gerçek manada asıl suçlunun yeri asıl suçlu değildir
    bir şekilde sorumluğa bulamıştır ancak
    yılanın başı kötülüğün esas kaynağı değildir
    ben ne bolu belediyesini ne partisi ne de başkanını savunuyorum
    eşelesen hepsnin ayrı ayrı pisliği çıkar
    henüz onların sorumluluğundaki
    bir yapıda yangın çıkmadığı için işi götürüyorlar hepsi bu
    ülkenin tamamı böyle
    ama bir yerden başlamak zorunda
    adaletin yerini bulması için bir başlangıcın yaşanması gerek
    şeytanın hilesi zayıfır
    bir taşı çektin mi yıkılır gider paldır küldür

     

     

     

     

    24 Ocak 2025 Cuma

     

     

     

    osmanlı denen emevi uzantısı imparatorluğun fırıldak geleneğinde
    türk milletine biçilen rol son raddeye kadar sömürülen unsur olmasıydı
    fatih denen histerik şahıs birlikte yola çıktığı vatikana da dönünce harcandı
    ancak zehirlenmeden önce türk milletine bir şekilde prangayı takmayı da başardı
    ittihatçılar olmasaydı ermenilerin yerinde türk milleti olacaktı ki
    sesimizi bugün ermeni hainler kadar bile duyuramayacaktık
    şu an bile bu tehlike geçmiş değil
    içine sürüklenmekte olduğumuz tehlikenin aktörlerini bir kazıyın
    altından öncelikli olarak bir ermeni ihaneti çıkacaktır
    buradaki ihanet emevi köpeği osmanlı hanedanına karşı değil
    türk milletine
    yani komşularına
    yani sikik imparatorluğun kahrını yüzlerce yıl çeken türk milletinedir
    osmanlı asalakları tahtlarında oturduğu sürece
    yahudiler ermeniler hatta kürtler ve tüm gayri müslimler
    kazalı belalı hiçbir işe bulaşmadan
    kahpe düzenin kaymağını yemiş durmuşdur
    ittihatçıların karşı çıkmasıyla başlayan hareket
    türk milletinin anadoluda tutunmasına yol açmıştır
    saray piçlerine kalsa türkler olmadan
    ermenilerin yahudilerin rumların avantası kesilmeden tahtlarında oturacaklardı
    atatürk türk milletine bir vatan armağan etti
    ancak ölür ölmez planlarına kaldıkları yerden devam etti sarayın götleri
    şimdiki kurgularında türk milletinin yerine bölücü kürtleri koymak var
    100 yılda yetersiz gördükleri kürt nüfusunu çoğalttılar
    devşirebildikleriyle kripto unsurlarıyla atatürk mirasını zayıflattılar
    geçmişte çıkan ittihat hareketine benzeyen bir hareketin
    bir daha doğmaması için ne gerekiyorsa yapıyorlar
    atatürk rus devrimcileri gibi yapsaydı görürdüm ben onları
    türk merhametli davrandıkça başındaki dert azalmıyor
    birbirini komşu bilen insanlar
    bir gece ansızın birbirlerine saldırmaya başlarsa
    ne olacağını da çok iyi bilerek gazze örneği vermekten çekinmiyorlar
    türk milletini anadoludan söküp atmanız için
    milliyetçi geçinenlerinkini sayma
    onların ne bok oldukları belli değil
    türk milletinin tüm ocaklarını söndürmeniz gerekecek
    emevi halifesi paragöz yamuk osmana atıfla kuruduğunuz
    osmanlı devletini türk milleti tarihe gömmüştür
    bitti

     

     

     

     

     

     

     

     

    kimse benim yazdıklarımı okumak zorunda değil
    yazılarımda en küçük bir aleniyet yok
    hırsızları katilleri haydutları yalancıları sahtekarları
    allah ile atatürk ile türklük ile aldatanları
    hain bölücüleri söve söve eleştiriyorum
    bu niteliklere sahip her hangi bir göt
    kaşıntısını gidermek için yazdıklarımı okuyabilir
    ve rahatsız olabilir
    ben bir çaylağım
    kimse sözlüğün vitrine bakıp benim ne düşündüğüme ulaşamaz
    gerçekten yazarların ne düşündüğünü merak edenler
    açarlar gündemi takip ederler
    daha medeni tepkiler olmaları dışında
    söylediklerimiz hemen hemen aynıdır çoğu yazarla
    oldu olacak zihnimizi okuyun
    niyet analizi yapın amk
    arayın bulun hoşunuza gitmyecek her şeyi ve ortaya dökün
    ardından kudurup saldırın her şeye kuduz köpek gibi
    ya da en kolayı kapatın hesabımı ve temelli susturun beni
    belki de sizin gibi kötülük müptelaları için
    gerçekten öldürmek gibi seçenek yoktur insanları
    lan öldürüyorsunuz zaten öldürüyorsunuz
    her gün onlarca insanı öldürüyorsunuz
    niye sövüyoruz size keyfimizden mi amına kodumun haydutları

     

    bu blog da öyle değil mi

     

     

     

     

    enkaz altında binlerce insanlar inleyerek can verirken
    göt korkusuna askeri kışlasından çıkarmayan dinci götlerin
    geç kalan belediyeyi eleştirmesi gerçekten mide bulandırıcı
    köydeki bir ev yangını ihbarına gecenin köründe gitmişliğim vardır
    sırtında iki ton su çalkalanır
    yanında iki can var
    hepimizin kafası nerdeyse ön camdan çıkacak şekilde teptik yolu
    gündüz geri dönerken nasıl geldik biz bu yolu dün gece dedim
    köye vardığımızda ev kısmen yanmıştı
    orman köyü olması nedeniyle köylülerin su tankeri olur
    bağlamışlar traktörün arkasına çekmişler evin yanına
    ve ev tamamen yanmadan
    ayrıca diğer evlere ormana sıçramadan söndürmüşler
    bu insanların tek geliri ormanda işçilik
    ve kaldıysa aralarda küçük bahçelerde tarım
    8-10 bin liralık yatırımla felaketi büyümeden önleyebiliyorlar
    bizim durduğumuz yerde dağın bir başı
    kule görecek de yangını haber verecek de
    biz gidecez üç dağ ötesine 2 ton su sıkıcaz
    bilinçli köylüler koruyor koruyabildikleri kadar ormanı evlerini
    sen adı amdan büyük orospu çocuğu patron
    la amına kadumun yerini parsellemişsiniz bir şekilde
    çöktüğünüz yere trilyonluk oteller dikmişsiniz
    sezonda bir otel parası kazandığınız gibi
    bir on katını da aklıyorsunuz amk
    neden tedbir almadınız amına kodumun orospu çocuğu patronları
    neden bu tedbirsizliği görmezden geldiniz amına kodumun idarecileri
    tüm bunları görmezden gelen bu iki iblis piçini savunan
    ve olayı başka türlü ele alan sahtekar yalaka şerefsiz yazıcılar
    sinin de ta amınıza koyayım
    bu olayı aydınlatmayan
    gerçek suçluları cezalandırmayan cübbeli tetikçilerin de amına koyayım
    buna ses çıkarmayan
    suçluları savunan tepeden tırnağa tüm yöneticilerin de amına koyayım
    yeter lan
    iyice sıradanlaştı kötülük
    hırsızların elinde maskara oldu millet
    cinayeti bile savunur hale geldiniz
    hepinizi üst üste koyup sikmek lazım

     

     

     

     

    23 Ocak 2025 Perşembe

     

     

     

    camiye giden yavşaklar da
    süper güçlü kahramanlarmış gibi yürüyorlar amk
    başhırsızdan aldıkları gazla
    bir kaşık suda boğacakmış gibi dik dik bakıyorlar
    ebu cehil de namaz kılıyordu amına kodumun dincisi
    o da senin gibi allah dedikten sonra müşrik atalarının isimlerini sayıyordu göt
    günde beş vakit dedikodu yapıp çevireceğiniz fırtıldakları istişare ediyorsunuz
    lan bu caminin arsasını biz verdik şerefini siktiğim dinci piçi
    gelip burada palavra sıkıp teneke teneke para topladınız
    buradaki okulların sağlık ocağının pazar yerinin parkların
    vatandaşın faydasına olacak her yeri biz verdik kanını siktiğim dincisi
    sizin kime ne faydanız var amına koduğum dincileri
    milletin maneviyatına katkı olsun diyerek yapılan bağışı
    hızsız tekkesine çevirip haydutluk yapıyorsunuz amına kodumun götleri
    30 yıldır çamurundan kesilen elektiriğinden tulumbadan su taşımasına kadar
    her türlü çilesini biz çektik yedi ceddini götünden siktiğim dincisi
    şimdi kostak kostak yürüyüp geliyorsun bir yerlerden
    ve bana tepeden tepeden bakıyorsun boynunu kırarak
    senin ta amına koyarım orospu çocuğu
    camiye gidiyorum diye her türlü zorbalığı yapabileceğini mi sanıyorsun
    camide yatıp kalktın diye
    insanların sana teslim olmalarını mı bekliyorsun ha beynini siktiğim dincisi
    sikinizde peynir gördünüz götünüzü mandıra mı zannediyorsunuz
    her şeye gücünüzün yeteceğinden allahın haberi var mı
    yoksa sizin gibi azgın dalyaraklar için sarp bir yokuş mu hazırladı
    çok kötü alıştınız
    bir anda tepetaklak olmak size çok ağır gelecek

     

     

     

     

     

    22 Ocak 2025 Çarşamba

     

     

     

     

    odanın bir kenarı yerden tavana demir parmaklıktı
    tam karşısındaki duvarda benim yattığım tahta döşeme vardı
    yerden taklaşık 50 cm yüksekliğinde
    yine yaklaşık 50 cm genişliğinde beton bir çıkıntının üzerine döşenmişti tahtalar
    iki batteniye vardı cezaevi işi
    tecrit hücresi beyaza boyanmıştı
    demir parmaklığın olduğu yerde bir kamera duruyordu
    ışık hiç sönmedi
    50x15 cm boyutunda bir havalandırma penceresi vardı
    arkası görünmeyecek şekilde camın üzeri kaplanmıştı
    yerin iki kat altındaydı bu hücre
    2x4 metre ölçülerinde
    bir de bunun 1x1 metre olanı var
    sizden önceki işediği için çömelmek istemezsiniz bile
    neyse oradan çıkmayı dert etmeodanın bir kenarı yerden tavana demir parmaklıktı
    tam karşısındaki duvarda benim yattığım tahta döşeme vardı
    yerden taklaşık 50 cm yüksekliğinde
    yine yaklaşık 50 cm genişliğinde beton bir çıkıntının üzerine döşenmişti tahtalar
    iki batteniye vardı cezaevi işi
    tecrit hücresi beyaza boyanmıştı
    demir parmaklığın olduğu yerde bir kamera duruyordu
    ışık hiç sönmedi
    50x15 cm boyutunda bir havalandırma penceresi vardı
    arkası görünmeyecek şekilde camın üzeri kaplanmıştı
    yerin iki kat altındaydı bu hücre
    2x4 metre ölçülerinde
    bir de bunun 1x1 metre olanı var
    sizden önceki işediği için çömelmek istemezsiniz bile
    neyse oradan çıkmayı dert etmezsiniz pek
    gözaltında devamlılık esastır
    sırada pek çok isim vardır
    iftiraya maruz kalıp girdiyseniz sonucun ucu açıktır
    iyiyi oynayanların aracından iner
    kötüyü size yaşatacak olanların aracına binersiniz
    bazen ellerinizi kelepçelemezler
    tahrik olmak isterler
    ellerinizi çözerler
    oynamazsanız kaybedersiniz
    ikna olmak da isterlerse şansınız vardır
    ikinci perde cezaevidir
    orası ayrı bir muamma
    peki neden mi hala sövüyorum
    çünkü insan da tüm hayvalar gibi söven bir canlıdırzsiniz pekgözaltında devamlılık esastır
    sırada pek çok isim vardır
    iftiraya maruz kalıp girdiyseniz sonucun ucu açıktır
    iyiyi oynayanların aracından iner
    kötüyü size yaşatacak olanların aracına binersiniz
    bazen ellerinizi kelepçelemezler
    tahrik olmak isterler
    ellerinizi çözerler
    oynamazsanız kaybedersiniz
    ikna olmak da isterlerse şansınız vardır
    ikinci perde cezaevidir
    orası ayrı bir muamma
    peki neden mi hala sövüyorum
    çünkü insan da tüm hayvalar gibi söven bir canlıdır

     

     

     

     

    16 Ocak 2025 Perşembe

     

     

     

     

     

    eğer askerleri kovarlarsa bu dinci orospu çocuklarına verilmiş açık bir çektir
    kovmazlarsa geri adımdan ziyade bir sizden bir onlardan hesabı denge içindir
    bu saatten sonra kimsenin samimiyetine güvenecek değilim
    binlerce mezun verdi o okullar
    hani neredeler
    hepsi mi kaydırak çıktı
    kim kimin ekmeğine yağ sürüyor bilinemez bir hale geldi gelişmeler
    şekil şükül işleri propagandacı yavşakların işi
    kurtuluş savaşı ruhundan başka ruh tanımam
    hele kazanıldıktan sonra atatürk tarafından yapılanlar dışında
    hiçbir icraat beni birine inanmamı sağlayamaz

     

     

     

     

     

     

     

    ben ne ağlayacam amk
    gençliğe hitabe ağla mı diyor
    çok sıkışırsan hainlere pezevenklik yap mı diyor
    yürürken yeri titreten abiler agalar ağlasın düştükleri kepaze hallere
    kötü gün mizahçıları öldü
    soytarılar da bu meselelere girmez göt korkusundan
    ayrıca bebek katilinin eline yirmialtı yıldır karı eli değmiyormuşmuş
    asgari ücretli bekar birinin bin yılda anca sikeceği karıyı şikmiştir adasında
    ilk teslim edildiğinde demedi mi bu amına kodumun faydalı olabilirim diye
    bugüne mi nasipmişmiş yarar sağlamak
    bugüne kadar kırbaçlamışlar sanki bu götü zindanda da
    artık biraz yardımcı olayım mı demiş türk devletine
    siz bir tane pekaka sempatizanın
    bu durumu eleştirdiğini duydunuz mu
    kendini itin götüne sokan milliyetçi geçinenler
    dinciler zaten alışık böyle şeylere kahpe bizans saraylarından
    çinlilere duvar ördükdük
    korkudan prenseslerini sundular diye name yap
    sonra gel terörist başına karı ayarlamayı tek yol olarak gör
    maneviyatını 3 günlük geçimliği için satandan vatansever olmaz
    olsa olsa cukkasına bakan suç örgütü elebaşısı olur
    bak nasıl da yuvarlanıp bulmuş tencere kapağını
    çete reisleri terör agaları katliam maşaları özgürlük ve karı istiyor
    traşçı deyyus bunlar kabaran koltuklarının altında menfaat var
    ülke yok
    vatan yok
    millet yok
    insan yok
    hele türklük hiç yok

     

     

     

     

    14 Ocak 2025 Salı

     

     

    başhırsız bunlara fena takmış tasmayı
    zaten kanlarında da varmış bir bulanıklık
    hemen razı olmuşlar kuyruk sallamaya
    şimdi adı amdan büyük gabadıylara geldi sıra
    dağ gibi cellatlara kıyıcılara
    kurt masalı anlatıyorlar çarşaf çarşaf
    şöyle astık böyle kestik az kaldı yine kesecez
    insan biraz utanır amk
    püskevite bombom şekerine kanacak halleri yok
    gerçi çuval çuval dolar taşıtıp
    100 dolar toka yapıp yollandıkları da oldu
    neye geldi sıra
    türk düşmanlarını korumaları için
    gövdelerini siper edip kurşun yağdırmaya mı
    hampacı asalakların yapacakları iş bellidir
    pusu suikast tezgah iftira ne kadar kahpelik varsa işte
    en son rezil torbacılardan tetikçi diriltebildiler ancak
    muhsin yazıcıoğlu sizin gibi yumuşak gevşek esnek biri değildi
    bu yüzden tüm vatanseverler gibi kırıldı
    ama eğilmedi bükülmedi
    yok binlerce yıldır dağları aştık
    denizlerden hopladık derelerden sektik
    lan geldiğin yer bebek katilini salıp karı ayarlamak
    yemek isteyen yiğit varsa buyursun
    ya da önce beyinsiz bir kiralığa yedirsin
    ona bir şey olmazsa arkadan kurt masalı anlatsın

     

     

     

     

     

    9 Ocak 2025 Perşembe

     

     

     

     

     

    türk milleti için
    bu kaypak şerefsiz onun bunun köpeği haliyle
    milli istibarat teşkilatı değildir
    bak sizin sizin aranıza bir dalarım
    beni öldürtecek saftirik birini ararken
    bunca acıya rağmen
    ölümün nasıl hala bulanmadığına isyan edersin
    ağaç kovuğundan çıkmış gibi konuşmak istiyorsan konuş
    artık duyulmuyorsun osropu çocuğu

     

     

     

     

     

     

     

    sence ne oldu dersin

    neden vazgeçti

    yoksa tavrının bende yarattığı hissiyat nedeniyele

    nasıl bir vageçmenin yaşandığına inandım

    tavrını yadırgadığım sanılmasın

    an aptalın bile gözlerinde

    farkı fark edebilecek bir mercek vardır

    artık nasıl tanıttasanız kurbanı

    tetikçi bile şaşırdı gördüğü karşısında

    amına kodumun beleşçi hampaçıları

    devlet bahçeli sen götün tekisin

    sana itiraz etmeyen emekli tsk mensupları gibi

    tuzu kuru agalar paşalar yıldızlı piç kuruları gibi

    bak sana bir şey diyeyim

    öyle alışmışsınız ki hak yemeye

    aksi bir durumun vuku buylması hayal dünyanızdan çıkmış

    en kötü ihtimalle ölüm denilen şey size aksini yaşatacak ama

    insanıların itiraz ettiği bir anın ecelinizden önce gelmesi

    her nedense bir türlü gelmiyor kalınıza

    işini düzeltip kendini güvende hisseden

    her kim varsa

    her kime güveniyorsa

    başta yüve orospu çocuğu hırsız reis olmak üzere

    tüm bu kanını siktiğim reisinin çanağını yalayan kahpe çocuklarının amına koyayım



    8 Ocak 2025 Çarşamba

     

     

     

     

    tolstoyu bir romanıyla öyle yücelttim ki
    onu dostodan çok üstlerde bir yere koydum
    dostoyu okudukça da bu fikrim pek değişmedi
    ama tekrar tolstoya ufaktan göz atmaya başlayınca
    tolstoyun yeteneğinin
    dostodan fazla sömürüldüğünü düşünmeye başladım
    bu amına kodumun dincileri harbiden çok fenalar
    mezarının başına iyi niyetini dikmişler yine tolstoyun

     

     

     

     

    1 Ocak 2025 Çarşamba

     

     

    akp mhp ve sair ne kadar orospu evladı oluşum varsa

    paramızı emeğimizi çaldı

    varsın çalsınlar üzülmedim

    bu kanını siktiğim şerefsizleri

    asıl benim Allah'ımı çaldı

     

    kuduz yahudi

    kuduz haham

    bu taşın altına sen varsın hain piç

     

     

     

     

     

     

     

    hep inkar ettmiş gibi görünüyordum

    sanılmasın ki şimdi kabul ettim

    iyilik yapmanın bir getirisiydi kendini iyi hissetmek

    bunun samimiyetsiz bir yanı vardı ondan korktum

    küçük bir yüreğin beni kandırmasına izin verdiğimde

    onun babası olduğumu kabul etmek zorunda kaldım

    beni onlarca parçaya böldü görev

    görevim olmak istediğim beni beğenmedi

    benim umurumda değildi

    kırıldım

    son perdemi izlemeye gidiyorum

    çünkü onun sonu yok

     

     

     

     

     

     

    24 Aralık 2024 Salı

     

     

     

    en dipteysen insanlar ikiye ayrılır

    hakkını yemeyi beceremeyenler 

    hakkını yemeyi becerenler



     

     

     

     

    13 Aralık 2024 Cuma

     

     

     

    artık dualarımı sadece sana yapıyorum

    aracılar olmadığı için mi kabul olamuyor

    birileri duymadan yerine getimek çok mu zor

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    kaçıyorum senden

    biliyorum ölmekten güzel olacak sana sarılmak

     

     

     

    28 Kasım 2024 Perşembe

     

     

     

     

    kırılmalıyım biliyorum

    sığınanların hatırına

    dik durmam işe yaramaz

    biraz yamulmalıyım

    çoğu işime yaramaz

    içeceğim iki damlasu

     

     

     

     

     

     

     

    25 Kasım 2024 Pazartesi

     

     

    herkesin bir işi olursa
    hırsızlar aç kalır amk