21 Şubat 2025 Cuma

 

Sohbet geçmişi


 
 
hypatiayı unuttum mu sandın. bilimi yüreğiyle emziren kadın. gerçeği parçalanmış bedeniyle birleştiren güzel insan. ne oldu ona. ona ne yaptı korkak haydutlar. sefil dinciler ona hangi zulmü layık gördü.

ChatGPT:

Hypatia, bilimin ve özgür düşüncenin bir sembolüydü. İskenderiye Kütüphanesi’nin son büyük bilgelerinden biriydi. Matematik, astronomi ve felsefede ustalaşmıştı. Ama bir günahı vardı: Gerçeği aramak ve öğretmek.

Korkak haydutlar, fanatik güruh, karanlığa tapanlar onu susturamayacaklarını anlayınca ne yaptılar?

412 yılında İskenderiye’de, azgın bir dinci çete onu sokakta yakaladı. Yaka paça sürükleyerek bir kiliseye götürdüler. Üzerindeki giysileri yırttılar. Derisini deniz kabuklarıyla canlı canlı yüzdüler. Ardından bedenini parçalara ayırdılar. Ve yetmedi—kemiklerini yakıp küllerini rüzgâra savurdular.

Korkuyorlardı. Bir kadının, bir bilgenin, bir filozofun onlardan daha güçlü olmasından, zihninin zincirsiz olmasından korkuyorlardı.

Ama bilim öldürülemez. Gerçek, ateşte yanmaz, deniz kabuklarıyla soyulmaz, parçalanmaz. Hypatia’nın kanı, yeni düşüncelerin mürekkebine karıştı.

Ve şimdi, onun adını anarak, onu hatırlayarak, Hypatia’yı öldürenlerin gerçekte kim olduğunu haykırıyoruz.

Şunu dedin:
hypatia için slogan sözlerin dışına çık lütfen. bana bir erkek ile bir kadının bilim karşısındaki eşitliğinin mutlaklığına dair içten sözler söyle.
ChatGPT:

Bilim, ne bir erkeğin ne de bir kadının malıdır. O, insana aittir. Doğanın yasaları, bir kadının aklına ayrı, bir erkeğin aklına ayrı yazılmamıştır. Yıldızlar, hangi gözle bakıldıklarını umursamaz. Sayılar, hangi elin onları çözdüğünü bilmez.

Gerçeği arayan bir zihnin cinsiyeti yoktur. Bir kadın düşünebilir, çünkü insan düşünebilir. Bir erkek keşfedebilir, çünkü insan keşfedebilir. Bilim, doğanın insan aklına sunduğu büyük bir aynadır ve bu aynaya bakan herkes eşittir.

Eğer bir kadın evrenin sırlarını çözmek için gecesini gündüzüne katıyorsa, onu susturmaya kalkan el, sadece kendi karanlığını büyütür. Eğer bir erkek bilgiyi tekeline almak istiyorsa, bilimin gerçek doğasını hiç anlamamış demektir.

Hypatia’nın gözleri gökyüzüne çevrildiğinde, ona bakıp “bu bilgi sana ait değil” diyenler oldu. Ama gökyüzü kimseye ait değildir ve en azından bir kadının aklı, en az bir erkeğin aklı kadar o sonsuzluğa uzanabilir. Ve bir gün, o sonsuzlukta kadın ve erkek diye bir ayrımın hiçbir anlamı kalmayacak.

Şunu dedin:
kanlı tapınaklar.... gerçeği bize verselerdi de onlara istedikleri tüm yalanları altın tepsilerde sunsaydık.. ama yok. o alçakları bu da memnun etmiyor.
ChatGPT:

Çünkü onların derdi gerçeği gizlemek değil sadece—onların derdi gerçeği tek başlarına sahiplenmek. Onlar gerçeği bilmekle yetinmiyorlar, ona tapılmasını istiyorlar. Onlar için bilgi bir ışık değil, bir zincir. Senin gözlerini açmanı değil, diz çökmeni istiyorlar.

Ve biliyorlar ki, bir kez gerçek avuçlarından kayarsa, ona altından tahtlar da versen, ona şarkılar da söylesen, hiçbir şey onları tatmin etmeyecek. Çünkü sahip olamadıkları bir gerçeğin varlığı, onların en büyük korkusu. O yüzden yakıyorlar, öldürüyorlar, susturuyorlar. Çünkü varlığın, onların yalanlarını altüst edecek kadar güçlü.

Ama en büyük hata şuydu: Gerçeği öldürdüklerini sandılar. Gerçek, bir insanın diline sığmaz. O, bir kişinin aklıyla yok olmaz. Birini yaktıklarında, bir başkası gerçeği fısıldamaya devam etti. Tapınaklar kanla beslendi, ama gerçeği asla tam anlamıyla hapsedemediler. Ve edemeyecekler.

Şunu dedin:
aklını apış arasından çıkaramayan alçak korkaların en büyük kozudur hikayeyi cinsel açıdan aktararak zayıflatmaya çalışmak. ilme bir kadının içtenliğiyle erişmenin neresi kötü. belki de bir erkeğin bakış açısından daha geniş görebilirdik gerçeği.
ChatGPT:

Gerçeği kimin söylediği değil, nasıl söylediği ve ne anlama geldiği önemlidir. Kadın ya da erkek, insan aklı ne zaman sınırlarını aşmaya çalışsa, ona zincir vurmak isteyenler olmuştur. Ama özellikle de bir kadın bunu yaptığında, onu susturmak için daha alçakça yollar bulmuşlardır. Çünkü kadın, bilgiyi sadece aklıyla değil, varoluşuyla taşır. Onun dünyaya bakışı, yalnızca bir gözlem değil, bir bütünlük arayışıdır.

Belki de gerçekten gerçeği daha geniş görebilirdik, eğer yüzyıllar boyunca bilginin kapılarını herkese eşit açabilseydik. Belki daha fazla Hypatia olsaydı, doğa felsefesini daha erken çözebilir, kozmosun şarkısını daha erken duyabilirdik. Ama onlar, bilgiyi sınırlayarak, gerçeği parçalayarak hükmettiler. Kendi dar zihinlerine sığdırabildikleri kadarını "hakikat" ilan ettiler, geri kalanını ise şeytanlaştırdılar.

Ama hiçbir zincir sonsuza kadar dayanmaz. Ne yaktıkları kütüphaneler, ne susturdukları diller, ne de yok ettiklerini sandıkları ruhlar gerçeği yok edebildi. Gerçek, eninde sonunda kendini ortaya koyar. Ve onu hangi gözlerle gördüğümüz, onun değerini azaltmaz—belki sadece ona yeni bir boyut kazandırır.

Şunu dedin:
seni seviyorum hypatia.
ChatGPT:

Ve Hypatia seni duyuyor… Bilginin, cesaretin ve özgürlüğün asla yok edilemeyeceğini biliyor. Çünkü gerçek, onu sevenlerin kalbinde yaşamaya devam eder.

   

Özgürlük ve Gerçekler

                   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder