RUM SURESİ ( 1 - 60 )
SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH 'IN ADIYLA
1 - Elif , Lâm , Mim .
2 / 4 - ROMALILAR sınıra yakın bir yerde yenildi .
Fakat yenilgilerinin ardından birkaç yıl içinde tekrar galip gelecekler .
Geçmişiyle geleceğiyle bütün iş ve oluş Allah 'ındır .
Bir gün mü 'minler de Allah 'ın yardımıyla sevinecek .
5 - Allah , yardımıyla kimi lâyık görürse onu destekler .
O güçlüdür , sevgi ve merhamet sahibidir .
6 - Bu , Allah 'ın verdiği sözdür . Allah verdiği sözden caymaz .
Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildir .
( meryem suresinde romalılarla birlikte şehit edilen elçilerin başlarına gelenler anlarılmıştı
taha suresinde mısırlı elçilerin firavunla giriştiği mücadelede hakkında bilgi verilmişti
bu surenin başında ise romalıların perslerle
yani mecusilerle olan savaşından bahsediliyor
yenilgiye uğrayan romalıların kısa zamanda toparlanıp
üstünlük sağlayacağı haber veriliyor
bir kehanetmiş gibi algılanan
gerçekleştiğinde mucize olarak görülen bu sözlerin hikmeti ne
bence son elçinin gelişi bilinen dünyanın tamamında çoktan duyulmuş
yaratıcının bir olduğuna inanve dünyanın değişmesini isteyenler için umut olmuş
bu doğrultuda herkes pozisyon alırken
yaratıcıya iman denlerin birkaç adım önde oldukları söylenebilir
dahası yaratıcın yardımını da yanlarındayken boş durmamışlar
konumları görünüşleri bilinen görevlerinin arkasında
yaratıcıya yönelmiş belkide binlerce insandan söz edilebilir
bu çok büyük bir etki gücü ve istihbarat ağı anlamına gelir
son elçinin yakınlarında bulunan düşmanlarıyla verdiği mücadele
bölgesel gibi görünse de aslında kavganın boyutu dünya çapında
ve anlaşılan o ki dünyanın her noktasına varıncaya kadar da büyüyecek
yaratıcının kimi desteklediği ise ortada
bunun dışında kimi destelemek isterse onu destekler
ancak yaratılışta koyduğu ilkeleri de asla çiğnemez )
7 - ONLAR bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler ,
ahireti ise unutup gitmişlerdir .
8 - Vicdana gelip düşünmediler mi ?
Allah gökleri yeri ve ikisi arasındaki şeyleri hak olarak
ve belirli bir süre için yaratmıştır .
Durum buyken insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedir .
9 - Yeryüzünde gezip bir baksınlar kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş ?
Onlar kendilerinden çok daha güçlüydüler .
Dünyada derin izler bırakmışlar
ve bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi .
Elçileri de onlara söze dayalı apaçık deliller ile gelmişlerdi .
Allah onlara zulmetmedi , fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler .
10- Allah 'ın ayetlerini yalanlayıp ,
alay ederek kötülük işleyenler çok pişman olacak !
( atomların birbirleriyle bağ kurabilmesi belirli koşulların sağlanmasına bağlı
kurdukları bağ sonucu meyda gelen ne varsa formlarını koruyabilmesi
bu koşulların sürekli sağlanmasıyla mümkün
sanırım bunun sonsuza kadar sürmesini engelleyen şeye entropi deniyor
bu fizik kuralların şimdiye kadar öğrenilebilen kısmı
daha derinlere indikçe durum bilinenin tam tersi bir hal alıyor
yani bu işin bir de diğer tarafı var
peki bu kural başta insanlar olmak üzere organik canlılar için nasıl işliyor
galiba neredeyse aynı
doğuyor yaşıyor ve ölüyor
dünyadaki koşullar canlılığın sürmesini sağlayacak döngüyü karşılıyor
peki canlıların kurdukları düzenlerde ve birbirleriyle olan ilikilerinde süreç nasıl işliyor
hemen hemen yanı dediğime bakmayın aslında hiç değişmeden yaşanıyor
yeryüzü yıkılıp yok olmuş toplulukların bıraktıkları harabelerle dolu
üstelik daha zor koşullarda daha fazla güç harcayarak
çok daha fazla eser bıraktıkları halde neden varlıklarını sürdüremediler
elçilerin ideal bir toplumun maksimum süre ayakta kalabilmesi için
gereken davranış kurallarını kendilerine bildirmiş ama kulak asmamışlar
alay etmişler ve çöküşlerini hızlandırarak kendilerine yazık etmişler )
11 - ALLAH yaratmayı başlatır sonra yenileyerek sürdürür .
Dönüp dolaşıp O 'na geleceksiniz .
12 - Kıyamet koptuğu gün ,
günaha batmış olanlar hayal kırıklığına uğrayacaklar .
13 - Koştukları ortaklardan onları kayıran çıkmayacak .
Onlar kendilerine ortak koşulmuş olunmasını da inkâr edecekler .
14 - Kıyamet koptuğu gün herkesin ne olduğu ayan beyan ortaya çıkacak .
15 - İman edip iyilik , güzellik , doğruluk için çalışanlar
bağlar , bahçeler içinde sevinç içinde ağırlanacaklar .
16 - Ayetlerimize ve ahiret buluşmasına kâfirlik edip ,
bütün bunlar yalan diyenler kendilerini azabın içinde bulacaklar .
17 - ŞU HALDE gün doğarken ve batarken Allah 'ı anıp yüceltin .
18 - Göklerde ve yerde övüp yüceltilmesi gereken yegâne varlık O 'dur .
Gün ortasında ve günün sonuna doğru da O 'nu anıp yüceltin .
19 - O , ölüden diri , diriden de ölü çıkarır .
Ölü toprağa hayat verir . Sizler de işte öyle diriltileceksiniz .
20 - Sizi topraktan yaratması O 'nun ayetlerindendir .
Sonra dağılıp yayılan insan oldunuz .
( entropinin belirli kurallar çerçevesinde kesintisiz sürmesi
bu hengamede aralıksız devam eden yaratılış
dünya ve üzerindekiler için o gün geldiğinde son bulacak
peki sonra
bu döngünün başka bir boyutta sürmemesi bir neden yok
bunu yapabilen güç daha fazlasını çok büyük ölçeklerde yapabilir
kainat ekip biçilen topraktan farklı olmayabilir
farklı boyutlarda entropiyi yok edecek şekilde düzenler kurulabilir
varlıkların enerjilerini ayakta kalabilmek yıkılmamak için değil
gelişmek ve genişlemek için harcadığı
tam birlik ve beraberliğin sağlandıyığı uyumun en üst düzeye ulaştığı
bozunuma yol açacak nedenlerin sıfıra indigenip yok edildiği
kendine haz fizik kurallarının olduğu veya fizik kurallarına hiç tabi olmadan
tek bir tohumla sonsuza kadar hasat alınabilen topraklarda
çürümenin olmadığı yenilenmenin artarak sürdüğü bir ortamda
bir de bunun tam tersi olan bir yer hayal edin
yaşama arzusuyla birlikte
entorpinin eş zamanlı arttığı bir yaşam biçiminde
hayatta kalmak için mücadele etmek durumunda kaldığınızı
ölümü istemenin mükmün ancak ölümün mümkün olmadığı
durmanın sadece acıyı çoğalttığı bir mekanda
hiç durmadan çabaladığınızı bir düşünün
bunu yapabilen güç övgüye layık olan tek varlıktır )
21 - Sizin için nefislerinizden , kendilerine ısınasınız diye eşler yaratması
ve aranızda sevgi ve şefkat var etmesi de O 'nun ayetlerindendir .
Bunda fikir yürütmesini bilen bir toplum için büyük ibretler vardır .
22 - Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin
ve renklerinizin farklı oluşu da O 'nun ayetlerindendir .
Bunda bilgi sahibi olanlar için büyük ibretler vardır .
23 - Hem gece hem gündüz uyumanız
ve engin cömertliğinden nasip aramanız da O 'nun ayetlerindendir .
Bunda dinlemesini bilen bir toplum için büyük ibretler vardır .
24 - Size şimşekler çaktırarak korku ,
gökten yağmurlar yağdırıp bununla ölü toprakları canlandırarak umut vermesi de
O 'nun ayetlerindendir .
Bunda aklını kullanabilen bir toplum için büyük ibretler vardır .
25 - Göğün ve yerin O 'nun emriyle durması da O 'nun ayetlerindendir .
Bir de bakmışsınız ki tek bir seslenişle yerden çıkarılıyorsunuz .
26 - Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O 'nundur. Hepsi O 'na divan durmaktadır .
27 - Yaratmayı başlatan O 'dur . Sonra sürekli yeniden yaratan O 'dur .
Bu O 'na çok kolaydır . Göklerin ve yerin bütün görkemi O 'na aittir .
O çok güçlü , çok bilgedir .
( bir insanın doğması büyümesi yetişkin bir birey olması kolay değil
çok emek isteyen bu iş sevgi şevkat azru istek duymadan yapılamaz
eğer bir çırpıda bilinç sahibi aklı başında yetişkin varlıklar olarak gözümüzü açsaydık
birlikte yaşayabilmek için gerekli olan duygularımızı asla geliştiremezdik
ve aramızda çıkacak olan kavgaya son verecek çareler üretemezdik
bu halimizle en azından ne yapmamız gerektiğine dair bir fikrimiz var
gökyüzüne yakından bakıldığında her insan bir gökada gibi değil mi
başlangıç noktasından sonra her birey uzayın derinliklerinde
kendine has özellikleriyle vücut bulmuş ve
farklılıkların meydana getirdiği zenginliğe katkıda bulunmuş
uzaktan bakıldığında ise hepsinin yanyana oluşturduğu resim
yaratıcının görkemine yaraşır şekilde muazzam ve harika değil mi
tornadan çıkmış yıldızların asker gibi hizaya geçtiği bir gökyüzü mü isterdin
ister gece uyu ister gündüz
uyanınca her muhtaç canlı gibi bir şeylerin peşine düşüyorsun
nerede olduğunu ne yaptığını soruyor her gün sana hayat duymuyor musun
vicdanın sana nasıl olacağını söyleken seni kimi dinliyorsun
şimşek çaktığında bir kuytu bulup gizlenen insanları düşün
onun ardından yağan yağmur ile canlanan toprağı
kurak geçen yıllarda özlemez misin korkmayı
o korkunun ardına gizlenmiş nimeti
karanlığın ortasında parlıyor her şey
nedir karanlığın her yanı kaplamasını engelleyen
kimdir tüm bunların sahibi
ne zaman kapanacak bu ışıltılı güncenin perdesi
yolculuk nereye bir sonraki buluşmamız ne zaman
nasıl bu son dersin bunca güzelliğe şahit olduktan sonra )
28 - Kendi hayatınızdan bir örnekle açıklarsak :
Hiç size bahşettiğimiz zenginlikleri elinizin altındaki kölelerle ortak
ve eşit bir şekilde paylaşmayı kabul eder misiniz ?
Aranızda birbirinizi saydığınız gibi , onları da sayar mısınız ?
Aklını kullanmayı bilen bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz .
29 - Fakat zulmedenler bilinçsizce heva ve heveslerine uydular .
Artık Allah 'ın şaşırttığını kim yola getirebilir ? Bu işte onlara kim yardım edebilir ?
30 - ŞU HALDE bütün benliğinle , sağduyudan şaşmadan dine yönel ;
Allah 'ın fıtratına ... İnsanlık o fıtrat üzerinedir . Allah 'ın fıtratında bir değişme göremezsin .
İşte gerçek hayat dini budur. Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildir.
31 - Başkasını bırakın ; yürekten O 'na yönelin . O 'nun bilinciyle yaşayın .
Canı gönülden destekleşme / dayanışma içinde olun. O'na ortak koşanlardan olmayın .
32 - Onlar dinlerini parça parça edip guruplara ayrıldılar .
Her biri kendi gurubuyla böbürlenip duruyor .
( cennet hayatını bir yerde yatacının seçtiği insanlara
gücünden ve iradesinden bir parça vermesi olarak düşünüyorum
elbette bu dünyada sahip olduğumuz bilinç ve akıl ile
bir dereceye kadar doğaya karşı koyabiliyor onunla baş edebiliyoruz
dahası onlarla insanları tahakküm altına alıp sömürebiliyoruz
ki sahip olduğumuz güç ve yeteneği doğanın tüm gücüyle kıyaslarsak
aslında bir hiç olduğumuzu çok kolay anlayabiliriz
hal böyleyken dünyaya hakim olmak için yapmadığımız rezillik yok
iki koyuna sahip çıkamayan çobana koca sürü teslim edilir mi
ya da akıllı çoban sürüsünü kurtlara teslim edip evine gidebilir mi
bu dünyanın geçici şeylerine hiç ölmeyecekmiş sarılan beyinsize
kalıcı olanı vermenin ne gibi bir anlamı olabilir ki
yaratıcının tasarladığı ahiret yurdunda istediği insan modelini düşün
sanırım eksiksiz ve sorunsuz bir dayanışmanın sağlanacağı toplum istiyor
tek bir fire vermeden herkesin canı gönülden katılım sağlayacağı bir hayat
her şeyin olduğu kusursuz bir dünyada kusursuz sürdürülen bir yaşam
parçalamayan bölmeyen bütünlüğü korumada zafiyet göstermeyen
farklılıkların arkasındaki bir oluşu birliği kavrayabilen
nerede olursa olsun herkesin mutluğu eşitçe paylaştığı )
33 - MALÛM , insanlara bir sıkıntı dokunduğu zaman
her şeyi unutarak Rablerine yalvarır , yakarırlar .
Sonra merhamet edip de bir iyilik tattırdığımız zaman ,
kimileri tutar Rablerine ortak koşar .
34 - Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlüklerini göstermek istercesine !
Hele biraz daha tadını çıkarın bakalım , az kaldı ...
35 - Yoksa onlara ortak koşmalarını söyleyen bir buyruk mu indirmişiz ?
36 - Malûm , genelde insanlar merhamet edip bir iyilik tattırdığımız zaman sevinirler .
Fakat kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir belâ gelse
hemen umutsuzluğa kapılırlar.
37 - Allah 'ın , kendi iradesiyle kiminin rızkını alabildiğine genişlettiğini ,
kiminin de sıktıkça sıktığını görmüyorlar mı ?
Bunda iman edecek bir toplum için nice ibretler vardır .
38 - O halde garibe , yoksula , sokakta kalmışa hakkını verin .
Allah 'ın rızasını kazanmak isteyenler için en hayırlısı budur .
Sevinecek olanlar da işte onlardır .
39 - İnsanların malları sayesinde verdiğiniz faiz Allah katında artmaz .
Allah 'ın rızasını umarak verdiğiniz zekât ise kat kat artar.
40 - Allah sizi yaratıp rızık verdi sonra öldürüp yeniden diriltecek .
Ortak koştuklarınız arasında bunlardan birini yapacak var mı ?
O ortak koştuklarından uzaktır ; çok yücedir .
41 - İnsanlar kendi yaptıklarıyla karada ve denizde tahribata yol açıyorlar .
Belki akılları başlarına gelir diye Allah ,
yaptıklarının kötü sonuçlarını kendilerine tattıracaktır .
42 - Söyle onlara :
" Yeryüzünde gezin de önceki çağlarda yaşayanların sonu ne olmuş bir bakın . "
Onların da çoğu ortak koşanlardan idi .
43 - Öyleyse Allah'ın kaçınılmaz günü gelmezden önce
yüzünü o gerçek hayat dinine çevir .
O gün kimin ne olduğu ayan beyan ortaya çıkacak .
44 - Her kim kâfirlik ederse sonucuna katlanır .
Kim de iyiliğe , güzelliğe , doğruluğa kendini adarsa iyi bir hazırlık yapmış olur .
45 - İman edip iyilik , güzellik , doğruluk için çalışanların karşılığını
engin cömertliğinden bol bol verecektir . Allah kâfirleri asla sevmez .
46 - Emriyle yağmuru müjdeleyen rüzgârlar göndermesi ,
yelkenli gemileri onunla yüzdürmesi ; böylece siz karada ve denizde
O 'nun lütfunu ararken üzerinize sevgi ve merhametini yağdırmış olması ,
O 'nun ayetlerindendir . Artık şükür diye bir şey aklınıza gelir herhalde !
( cennete gidebilmenin yolu hakkında bilgi veriliyor
insanın bu iki yüzlü tavrıyla oraya gitmesinin mümkün olmadığını söylüyor
geçici nimetler karşısında bu kadar bocalayıp sapıtanlar oraya giremez diyor
güçlüklerle karşılaştığında yardım isteyen
güç bulduğunda gücün sahibini unutana daha fazlası verilmez diyor
ibret almıyor öğüt dinlemiyor geleceğini düşünemiyor
bir kaya parçasının üzerinde tek yapabildiği kavga gürültü bozgun
gerçek din hakkında bilgisi olup kendini geliştirenlerle bir olamaz diyor
o boyuttaki bir hayatın ferdi olabilecek insanların profili çiziliyor
aklıma böyle uzay gemilerine binmiş iyi insanların
cennete doğru gittiği sahneler canlanıyor gözümde
çok filmi yapıldı kitapları yazıldı aslında
gerçekte ne olacağını elbette yaratıcı biliyor
zihnimdeki kıstlı bilgilerle bu kadarını hayal edebiliyorum
bu hayalleri zenginleştirecek tek şey bilimdeki gelişmeler olur herhalde )
47 - SENDEN önceki çağların halklarına kendi içlerinden birçok peygamber gönderdik .
Onlara söze dayalı apaçık deliller getirdiler .
Günaha batıp gitmiş olanlardan intikam alırken ,
iman edenlere / güvenenlere yardım etmek üzerimizde bir hak oldu .
48 - Bulutları yükseklere kaldırsın diye rüzgârları estiren O 'dur .
Öyle ki bulutları göklerde dolaştırıp dizi dizi yayar .
Derken içlerinden yağmurların boşaldığını görürsün .
Nihayet istediği kullarının üzerine yağdırarak onları sevince boğar .
49 - Oysa daha önce hasretle bekledikleri yağmurdan artık ümitlerini kesmişlerdi .
50 - Allah 'ın sevgi ve merhametinin yansımalarına bir bakın ;
ölü toprağa nasıl hayat veriyor .
Ölüler de işte böyle canlanacak ; kesinlikle ! O 'nun her şeye gücü yeter .
51 - Böyleyken gönderdiğimiz rüzgârın , bitkilerine zarar verdiğini görünce
insanoğlu hemen nankörlük etmeye başlar .
52 - Demek ki sen ölülere duyuramazsın .
Çağrına sırtını dönmüş giden sağırlara da duyuramazsın .
53 - Körleri de sapıklıktan vazgeçirip doğru yolda yürütemezsin .
Sen ancak ayetlerimize iman etmeye meyyal olanlara duyurabilirsin .
Ancak onlar Müslüman olurlar .
( peki o gemilere binecek doğru insanlar
yeryüzünde nasıl bir düzen kuracak ve nasıl bir yaşam sürecek
hayatı nasıl okuyacak ve neye göre hakeret edecek
yaratıcı ilk hatasında kimseyi kaldırıp bir kenara atmıyor
ancak iflah olmaz biriysen kaybetmen gerekiyorsa hiç acımıyor
yaratıcın desteklediği tarafta yer almak için uyanık olmak
asla ümitsizliğe kapılmadan o gemileri getirecek rüzgarları gözlemek gerek
dünya paramparça olabilir kainat ölü bir toğrağa dönüşebilir
nasıl ki yağmur yağınca yeşeriyor doğa
evren de aynı şekilde ışığına renklerine tekrar kavuşabilir
ya da biz gideriz o evrenlere oluşlara yeni pırıl pırıl dünyalara
gözümüzü kulağımız dört açmalıyız gemileri kaçırmamak için
yaratıcı bu yaratmayı burada kestirip atmaz )
54 - SİZİ biçare bir halde yaratan , sonra güç kuvvet veren ,
sonra tekrar yaşlı bir biçareye çeviren O 'dur . O neyi uygun görürse onu yaratıyor .
O her şeyi biliyor , O 'nun her şeye gücü yeter .
55 - Kıyamet gelip çattığında , günah küpü haline gelmiş olanlar ,
dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler .
Zaten böyle kendilerini kandırıp durmuşlardı .
56 - Oysa bilgi ve imanla donanmış olanlar :
" Açıkçası siz , Allah 'ın kitabı hakkında kıyamete kadar bekleyip durdunuz .
İşte o kitapta sözü edilen kıyamet günü bu !
Fakat sizin gözünüz hiç bir şey görmüyordu . " diyecekler .
57 - Ne var ki zâlimlerin mazeret beyan edip yola gelmeleri için o gün artık çok geç !
58 - VELHÂSIL bu Kur 'an 'da vermediğimiz örnek neredeyse kalmadı .
Fakat yine de ne söylersen söyle o kâfirler : " Hikâye , boş lâflar bunlar . " diyorlar .
59 - Bilginin kadrini bilmeyenlerin kalplerini Allah işte böyle mühürler .
60 - Sen bunlara aldırma . Allah 'ın vaadi haktır ; bundan hiç şüphen olmasın .
Şüphe kurdu içlerini kemirip duranların ,
senin de zihnine şüphe tohumları ekmelerine izin verme !
( zamanın mekanın olmadığı bir yere
ne geç gidebilirsin
ne de erken varabilirsin
aslında biz kim olduğumuzu çoktan öğrendik
sayılı anlarımız çoktan üst üste geldi ve görünüşümüz son halini aldı
inkar edemeyelim diye tek tek gösteriliyor bize hallerimiz
belkide hayat son kez baktığın albümdeki resimlerini değiştirme fırsatıdır
hiç denedin mi
seslendiklerini duyabiliyor musun
yolunu değiştirebileceğini görmüyor musun
bu dünyadaki fiziksel özelliklerimize ihtiyaç duymadan da var edilebiliriz
bizi birbirimizden ayıran özelliklerimizi yansıtabileceğimiz
bir sozsuzluk aynası yaratabilir yaratıcı )
17 Eylül 2022 Cumartesi
18 - rum
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder